Ana içeriğe geç
Sözlük

makina ile cümle

makina kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hesap makinasını açayım.Ας ανοίξω ένα κομπιουτεράκι ..
Hesap makinasını açayım.Итак, позвольте мне получить калькулятор из ...
Hesap makinasını açayım.Нека извадя калкулатор ...
Hesap makinasını geri alayım.Cette fois-ci log naturel de 2 fois 0.5.
Hesap makinasını geri alayım.Hai sa iau calculatorul din nou.
Hesap makinasını geri alayım.Wyciągnę kalkulator z powrotem.
Hesap makinasını geri alayım.دعوني استعيد الآلة الحاسبة
Hesap makinasını getireyim de bunun ne olduğunu bulalım.Deixe-me começar minha calculadora direita por aqui e vamos descobrir o que é.
Hesap makinasını getireyim de bunun ne olduğunu bulalım.자, 계산기를 가져와서 이게 뭔지 해결해보도록 할까요?
Hesap makinasını getireyim de bunun ne olduğunu bulalım.Näytän laskimella tämän. Se menee siis näin:
Hesap makinasını getireyim de bunun ne olduğunu bulalım.Pozwólcie, że wyciągnę kalkulator i zobaczymy ile to będzie.
Hesap makinasını getireyim de bunun ne olduğunu bulalım.دعوني استخرج الآلة الحاسبة نا ودعونا نجد الناتج
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Az IBM-gép kátrányszerű anyagot rak a kártyákra.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Cái máy IBM thả một chất giống nhựa đường lên các thẻ.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."IBM-Maschine lagert eine teer-ähnliche Substanz auf den Steckkarten ab.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."IBM машината слага подобна на катран субстанция в картите.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."La macchina IBM sta portando una sostanza catramosa sulle carte.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Máquina de IBM volcando substancia como brea en los autos.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Maşina IBM aruncă un fel de smoală pe cartele.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Maszyna IBM brudzi karty czymś podobnym do smoły.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor.Overleden 4:50, mei 1953." .
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor.""IBM기계는 카드에 타르같은 걸 발라 놓았다. 지붕에 바르는 타르말이다"
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor.""La machine d'IBM dépose une sorte de goudron sur les cartes mémoire.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."".מכונה של IBM שזורקת חומר דמוי-זפת על המכוניות. הזפת באה מהגג"
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."آلة آي بي إم تضع مادة تشبه القطران على السيارات. القطران من السقف
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."すごく過酷な環境で作業していたわけです
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Το μηχάνημα της IBM λερώνει τις κάρτες με πίσσα.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Машина IBM маже картки смолистою речовиною.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Машина IBM мажет карточки смолистым веществом.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.Es sind nicht China oder Indien, die uns die Jobs wegnehmen. Die Maschine hat den Menschen überholt.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.Het is China of India die onze banen wegnemen het machine heeft de mens overtroffen.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.La Chine et l'Inde ne sont pas en train de nous dérober nos emplois ; c'est la machine qui a vaincu l'Homme.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.Non è la Cina o l'India a portarci via il lavoro. Le macchine hanno sopraffatto l'uomo.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.Δεν είναι η Κίνα ή η Ινδία, που μας παίρνουν τις δουλειές· η μηχανή έχει νικήσει τον άνθρωπο.
İşlerimizi elimizden alan Çin veya Hindistan değil, makinalar, insanı yendi.Это не Китай или Индия забирают наши рабочие места... - это машина превзошла человека.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Así que esa es una de las razones principales por las que construimos esta máquina gigante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Dat is een van de hoofdredenen om deze gigantische machine te bouwen.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Deci ăsta ar fi unele dintre motivele cele mai importante pentru care am construit această mașinărie.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Dies ist einer der Hauptgründe, weshalb wir diese gigantische Maschine gebaut haben.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Đó là 1 trong các nguyên nhân tối ưu lý giải tại sao chúng tôi đã xây dựng cỗ máy khổng lồ này.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Esta é uma das razões fundamentais para a construção desta máquina gigante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Itulah salah satu alasan utama kami membangun mesin raksasa ini.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.그리하여 그것이 우리가 이 거대한 기계를 만들어야 하는 첫번째 이유이지요.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Questa è una delle principali ragioni per cui abbiamo costruito questa gigantesca macchina.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Så det er en af hovedårsagerne til at vi bygger denne kæmpe maskine.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Se on yksi keskeisistä syistä, miksi rakennamme tämän jättilaitteen.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Szóval ez az egyik fő oka annak, hogy megépítettük ezt a gépet.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Takže to je jeden z hlavních důvodů, proč tento obrovský stroj postavili.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Takže to je jedným z hlavných dôvodov prečo sme postavili tento obrovský stroj.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.To jest jeden z podstawowych powodów dla których zbudowaliśmy tą maszynę.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Voilà une des principales raisons d'avoir construit cette machine géante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Αυτός είναι ένας από τους πρωταρχικούς λόγους που κατασκευάσαμε αυτό το θεόρατο μηχάνημα.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Това е една от основните причини за която построихме тази гигантска машина.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Це одна з основних причин, чому ми збудували цю гігантську машину.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Это одна из первостепенных причин, почему мы построили эту гигантскую машину.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.אז זו אחת הסיבות העיקריות שבנינו את המכונה הענקית הזו.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.و هذا واحد من الاسباب الاولية التى جعلتنا نبنى تلك الألة العملاقة.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.マーガレット=サッチャーについてはみなさんご存知のようでよかった
Kaçınız bir ekmek makinası olmadan... ...ya da bir paket un olmadan... ...ekmek yapabilirsizin?Cati dintre voi pot sa faca paine in felul asta, fara a incepe cu masina de paine sau cu ceva pre-ambalat?
Kaçınız bir ekmek makinası olmadan... ...ya da bir paket un olmadan... ...ekmek yapabilirsizin?여러분 중 얼마나 많은 분들이 제빵기를 사용하거나 만들어진 패키지 제품을 사용하지 않고 전통적인 방식으로 빵을 만들 수 있나요?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod