Ana içeriğe geç
Sözlük

mahsur ile cümle

mahsur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kentte mahsur kalan siviller ve Sovyet askerleri deniz yoluyla tahliye edilir.Все население городка и советские моряки бросаются его спасать.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Увы, 19 человек спасти не удалось.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.После кораблекрушения моряк Робинзон Крузо оказывается на необитаемом острове.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.يُفترض أن روبنسون كروزو قد تحطمت سفينته وأصبح في جزيرة مهجورة.
Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.Eu me sentia suspenso no espaço.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoe lijdt schipbreuk op een onbewoond eiland.
1877 yılında Bencleugh gemisi kaza geçirmiş ve mürettebatı dört ay boyunca adada mahsur kalmıştır.In 1877 leed de bemanning van de schoener Bencleugh schipbreuk en verbleef daar maandenlang.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Hierbij kwamen achttien arbeiders om.
Son sezonun sön bölümü itibarıyla gölge alanında mahsur kalmıştır.In het laatste hoofdstuk wordt Von Nassen in zijn schuilplaats overmeesterd.
Ancak yaklaşık 300 işçi, çıkan yangın sebebiyle 800 metre derinlikte mahsur kaldı.Zo'n 800 kompels tot een diepte van twee kilometer werden door de brand ingesloten.
Mahsuru yoksa.Als 't mag.
Bunun bir sabotaj olduğunu anlayan grup Pripyat'ta mahsur kalmıştır ve kimse nerede olduklarını bilmemektedir.Według Kamba, mieszka gdzieś w ukryciu i nikt nie wie gdzie.
Dualarımız, şu anda madende mahsur kalıp kurtarılmayı bekleyenler için.Modlę się za ludzi którzy nie są zbawieni.
13 Ekim - Şili'de göçükte mahsur kalan 33 madenci kurtarıldı.13 X 2010: Akcja ratownicza 33 górników zasypanych w kopalni w Chile.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.18 żołnierzy dostało się do niewoli.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Inga överlevande av de 49 ombordvarande påträffades.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Det var 18 man som förblev borta.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Після корабельної аварії моряк Робінзон Крузо опиняється на безлюдному острові.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.На біржі зареєстровано 18 чоловік.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Robinson Crusoe na ostrově zvířátek.
Fakat uzayda mahsur kalmış biridir.Avšak jsou stále hluboko v kosmu.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Tu bránilo osmnáct mužů.
Uçaktaki 9 kişide hayattadır ancak adada mahsur kalmıştır.Zahynulo přitom 9 námořníků, kteří jsou pohřbeni na ostrově Hoy.
Günümüze kadar sel felaketiyle birçok insan mahsur kalmıştır.Dodnes po mnohých z nich zbyly jezy.
Sanjay asansörde mahsur kalır.Osaatko pitchata hississä?
Şehrin yarısından fazlasını su bastı ve milyonlarca kişi mahsur kaldı.Πάνω από τη μισή Ντάκα πλημμύρισε και εκατομμύρια άνθρωποι εγκαταλείφθηκαν αβοήθητοι.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Από τους 112 επιβαίνοντες δεν επέζησε κανείς.
Dualarımız, şu anda madende mahsur kalıp kurtarılmayı bekleyenler için.Salige er I, som sulter nu, for I skal mættes.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.18 verk ble beslaglagt.
Aile, karavana düşmeden önce hemen karavandan iner ve ormanda mahsur kalır.Familien kommer seg ut av bilen like før den styrter ned i dalen.
Bunun bir sabotaj olduğunu anlayan grup Pripyat'ta mahsur kalmıştır ve kimse nerede olduklarını bilmemektedir.En mulighet til å redde Alledia ligger på et mystisk sted, i en by som ingen er sikre på om finnes.
Geminin içinde mahsur kalan iki yolcu ve bir gemi tayfası kazadan bir gün sonra kurtarıldı.Tiga orang diselamatkan dari kapal pada hari itu, 24 jam setelah kecelakaan.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Pada saat ini ada 18 kesebelasan yang tergabung di dalamnya.
Şehrin yarısından fazlasını su bastı ve milyonlarca kişi mahsur kaldı.市域の半分が水没し、数百万人が水の被害を受けた。
Böylece 16 yıl önce takımıyla beraber bu adada mahsur kalır.16年前に須栄島に漂着する。
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.18人の子供が収容されている。
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.有18家银行止于此。
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.留連月餘日,乃還山。
Günümüze kadar sel felaketiyle birçok insan mahsur kalmıştır.直到如今仍在許多人的心裡留下傷痕。
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.18개 지방 자치체가 이 지방에 속한다.
Uçaktaki 9 kişide hayattadır ancak adada mahsur kalmıştır.결국 나머지 여섯은 꼼짝없이 섬에 갇히게 된다.
Sahibi Parmaksız Mahsur Usta'dır.미워 할 수 없는 귀여운 황제 폐하다.
Şehrin yarısından fazlasını su bastı ve milyonlarca kişi mahsur kaldı.Повече от половината град е наводнен.
Robinson Crusoe bir adada mahsur kalmış bir denizcidir.Fred Narracott, mornar koji je ljude doveo do otoka.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Ob ustanovitvi je bilo 18 zaposlenih.
13 Ekim - Şili'de göçükte mahsur kalan 33 madenci kurtarıldı.Spalio 13 d. – Čilėje išlaisvinti 33 kalnakasiai, kurie 69 dienas prabuvo įklainti po žeme.
18 işçi ise içerde mahsur kaldı.Buvo sužaista tik 18 turų.
Sahibi Parmaksız Mahsur Usta'dır.Ta on piiramatu võimuga valitseja.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987-ben hallottam egy történetet egy fiúról, aki alatt beszakadt a jég, és alatta rekedt a folyóban.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987 hörde jag en berättelse och en pojke som ramla igenom isen och fångades där under.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.1987년에는 얼음 사이로 떨어져 강 아래에 같힌 한 소년의 이야기를 들었습니다.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.I 1987 hørte jeg en histore om en dreng der faldt gennem isen og var fanget under en flod.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 am auzit despre o intamplare cu un baiat care a cazut in apa si a ramas sub gheata.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.In 1987 hoorde ik een verhaal over een jongen die door het ijs was gezakt en daaronder gevangen zat.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Nel 1987 ho sentito la storia di un ragazzo che cadde in un fiume ghiacciato e rimase intrappolato sott'acqua.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vào năm 1987 tôi có nghe câu chuyện về một cậu bé bị ngã xuống dưới băng và bị kẹt dưới một dòng sông.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roce 1987 jsem slyšel historku o chlapci, který se propadl do zamrzlé řeky a zůstal uvězněný pod ledem.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.V roku 1987 som počul príbeh o chlapcovi, ktorý sa prepadol cez ľad a bol uväznený pod riekou.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.Vuonna 1987 kuulin tarinan pojasta, joka tipahti jäihin ja jäi kiikkiin joen alle.
1987'de buzun arasından düşüp bir nehirin altında mahsur kalan bir çocuğun hikayesini duydum.W 1987 r. usłyszałem historię o chłopcu, pod którym załamał się lód i uwięził go pod wodą.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod