Bana göre, bu bireylerin mahremiyetine müdahale etmek için devlet yetkilerini kötüye kullanmaktır.To me, it's abusively using government powers to interfere in individuals' privacy.
Olmstead v. United States (1928) - Mahremiyet hakkıOlmstead v. United States (1928) – Right of privacy
Vergi mahremiyeti hakkı.A right to privacy and confidentiality about tax matters.
Son yıllarını, Aberdeen'de mahremiyet içinde geçirdi ve 18 Eylül 1903'te öldü.His last years were spent in privacy at Aberdeen, where he died on 18 September 1903.
Mahremiyet (özel hayat, gizlilik) karşısında HisbaHisbah v. privacy
Çocukların MahremiyetiChildren's privacy
Bu, kendi kendini devam ettiren bir döngüde mahremiyetin değerini daha da düşürüyor.This further depreciates the value of privacy in a self-perpetuating cycle.
İnsanlarda mahremiyet kalmamış.Die Menschen haben keine Privatsphäre mehr.
Ayrıca Apple, yüzleri ve plaka plakalarını tanınmaz hale getirerek mahremiyetin korunmasını talep etti.Ook beweerde Apple de privacy te waarborgen door gezichten en kentekenplaten onherkenbaar te maken.
Bu bilgilerin çoğu kişisel mahremiyete dahil olduğundan, bunlara erişimin denetlenmesi de hayatidir.Protože je JavaScript součástí většiny prohlížečů, existuje snaha o jeho zneužití.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.A ja na to: "Ale nie, ľudia sú oveľa diskrétnejší.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.A já řekla: "Ne, to ne. Lidé jsou velmi ostýchaví.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Dan saya menjawab, "Oh, tidak. Manusia sangat bersifat pribadi.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir."Dehogy. Az emberek nagyon privát lények.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.E eu disse: "Oh, não. Os humanos são muito recatados."
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.E io: " Oh, no. Gli esseri umani sono molto riservati.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Et je lui dis, " Oh non. Les humains sont très pudiques.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.I ja mówię: " O nie. Ludzie są bardziej prywatni.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.저는 대답했죠. "아니 안그래. 인간들은 굉장히 사적이야.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir."Oh nee, mensen zijn erg op hun privacy gesteld.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Şi i-am spus, "Ah, nu. Oamenii sunt foarte intimi.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Tôi trả lời "Ồ, không. Chuyện đó phải rất riêng tư.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Und ich antwortete: "Oh, nein. die Menschen sind so diskret.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Y dije:"Oh, no. Los humanos son muy reservados.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Και λέω, "Όχι. Οι άνθρωποι θέλουν ιδιωτικότητα.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.И аз казах, "О, не. Хората са толкова лични.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.І я кажу: "Ой, ні. Люди такі сором'язливі.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.Я ей говорю: "Что ты, нет. Люди любят уединиться.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.אני אמרתי, "או, ממש לא. בני האדם הם מאוד פרטיים.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.وقلت : "آه ، لا. البشر يحبوا الخصوصية جداً.
Ben "Yo, hayır, insanlar çok mahremiyetçidir.「そんなことはないのよ」
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.Egy hálószoba, ahol az emberek intim pillanataikat töltik, ahol az élet születik, maga is harctérré vált.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.사람들이 친밀감을 나누고 생명을 잉태하던 침실이란 공간은 전장이 되어버렸습니다.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.Makuuhuone, missä ihmiset tuntevat läheisyyttä, missä itse elämä saa alkunsa, muuttui taistelutantereeksi.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.Sypialnię, miejsce tak intymne, w którym poczyna się życie, zmieniono w pole bitwy.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.Спалнята, мястото, където хората споделят интимност, където самия живот е заченат, се превърна в бойно поле.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.Спальня, место где люди разделяют близость, где зарождается жизнь, стало местом битвы.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.חדר-שינה, מקום של אינטימיות, שבו נבראים חיים, הפך לשדה-קרב.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.غرفة نوم، المكان الذي يتشارك فيه الناس الإلفة، حيث تتكون الحياة نفسها، يصبح ساحة معركة.
Bir yatak odası, insanların mahremiyet paylaştıkları yer hayatın tohumlandığı yer, bir savaş alanı olmuştu.寝室という場所が、戦場になったのです 北ボスニアのモスクはセルビアの砲兵隊に破壊され
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Asta nu este o problemă între intimitate împotriva singuranţei.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.C'est n'est pas un problème de vie privée opposée à la sécurité.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Đây không phải là vấn đề giữa quyền riêng tư và an ninh của đất nước.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Det är inte en fråga om integritet mot säkerhet.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Dit gaat niet over privacy tegenover veiligheid.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Es ist keine Entscheidung zwischen Privatsphäre und Sicherheit.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Esta não é uma questão de privacidade contra segurança.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Ini bukan pertanyaan antara privasi terhadap keamanan.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Itt nem a magánélet titkossága áll szemben a biztonsággal.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.이것은 사생활이냐 보안이냐의 문제가 아닙니다.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Kyse ei ole asetelmasta, jossa ovat vastakkain yksityisyys ja turvallisuus.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Nie je to otázka súkromia a bezpečnosti.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.No es una cuestión de la privacidad contra la seguridad.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Non si tratta di scegliere tra privacy e sicurezza.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.To nie kwestia między prywatnością a bezpieczeństwem. między prywatnością a bezpieczeństwem.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Toto není diskuse o soukromí proti bezpečnosti.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Δεν πρόκειται για ερώτηση ανάμεσα σε προστασία των προσωπικών δεδομένων ενάντια στην ασφάλεια.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Това не е въпрос на лични данни срещу сигурност.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.Это не конфликт частной жизни и безопасности.
Bu güvenliğe karşı mahremiyet mi sorusu değil.לא מדובר בשאלה בין פרטיות לביטחון.