Mahkum edildik.Καταδικαστήκαμε.
Mahkum edildik.Мы осуждены.
Mahkum edildik.Осъдени сме.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Bol som zajatý, previezli ma preč a ja som myslel, že zomriem.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Fui fatto prigioniero, mi portarono via e pensavo sarei morto.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Fui feito prisioneiro, levaram-me, pensei que ia morrer.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Saya ditawan, dilarikan dan saya pikir saya akan mati
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Бях затворник, отвлякоха ме и мислех, че ще ме убият.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Я был пленен, они меня увезли и я думал, что умру
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm..הם הפכו אותי לאסיר, ולקחו אותי הרחק .חשבתי שאני עומד למות
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.武器を持たない ベネズエラの貧しい人々は
Mahkum edildim.Foglyul ejtettek.
Mahkum edildim.Ich war ein Gefangener.
Mahkum edildim.I was made a prisoner.
Mahkum edildim.Jag blev tillfångatagen.
Mahkum edildim.Zostałem uwięziony.
Mahkum edildim.Με φυλάκισαν.
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu.Angewohnheit großer Unternehmen, zu bestechen."
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu.매우 어려운 일이었습니다.
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu."Мы не собираемся продолжать эту порочную, смертельно опасную практику крупных компаний,— давать взятки.
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu.של החברות הגדולות, לשחד.
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu.من رشوة الشركات الكبري أن تستمر.
"mahkûm ikilemi" oluşmuştu.これが私の言う
Mahkumlar arasında uyuşturucu kullanımına dair bilgiler parçalıdır.(2) Patrz tabela DUP-1 i wykres DUP-1 w Biuletynie statystycznym za
Mahkumlar arasında uyuşturucu kullanımına dair bilgiler parçalıdır.alla popolazione generale, i consumatori di stupefacenti sono sovrarappresentati nelle carceri.
Mahkumlar arasında uyuşturucu kullanımına dair bilgiler parçalıdır.Der foreligger kun ufuldstændige oplysninger om stofbrug blandt fængselsindsatte.
Mahkumlar arasında uyuşturucu kullanımına dair bilgiler parçalıdır.Informationen om narkotikamissbruket bland intagna är ofullständig.
Mahkumlar arasında uyuşturucu kullanımına dair bilgiler parçalıdır.La información sobre el consumo de drogas entre los presidiarios de los centros penitenciarios es incompleta.
Mahkumlardan birini, arkadaşlarımdan birini, hasta yatağından ölümüne kadar izledim.전 우연히 제 수감 동료이자 친구의 병상에서부터 죽음까지 함께 했습니다.
Mahkumlardan birini, arkadaşlarımdan birini, hasta yatağından ölümüne kadar izledim.אני עקבתי אחר אחד האסירים, אחד החברים שלי, מהמיטה במרפאה ועד המוות,
Mahkumlardan birini, arkadaşlarımdan birini, hasta yatağından ölümüne kadar izledim.الآن،تصادف أنني كنت ألاحق أحد زملائي السجناء، وأحد من أصدقائي، من سرير مرضه حتى الموت،
Mahkumlardan birini, arkadaşlarımdan birini, hasta yatağından ölümüne kadar izledim.友人にもなった彼が 病床にあるときから亡くなるまでです 決して いい光景ではありません
"Mahkumlar istedikleri herşey hakkında yazabilirler.Os detentos podem escrever sobre o que quiserem.
Mahkumların hepsi okumuş, kitaplarımla ve genel olarak yazmakla ilgileniyorlardı.Os detentos leem bastante, além de se interessarem pelos meus livros e por literatura em geral.
Mahkumların toplumda yaşayan insanlarla aynı düzeyde tıbbi bakım hakkına sahip olup, cezaevi sağlıkAl momento dell’incarceramento, la maggior parte degli utenti riduce o interrompe il consumo di droghe,
Mahkumların toplumda yaşayan insanlarla aynı düzeyde tıbbi bakım hakkına sahip olup, cezaevi sağlıkZu einem bestimmten Stichtag verbüßten in der Europäischen Union mehr als 600 000 Menschen eine
Mahkumların toplumda yaşayan insanlarla aynı düzeyde tıbbi bakım hakkına sahip olup, cezaevi sağlıkСпоред оценките на експертите обаче, има несъответствия в предоставянето на този вид мярка.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.Ils vivaient dans de petites cellules 24h/24 coupés de leur environnement habituel.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.Mereka tinggal di sel kecil 24 jam sehari terputus dari lingkungan mereka yang biasa.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.Sie lebten den ganzen Tag lang in winzigen Zellen, abgeschnitten von außen.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.Vivieron en diminutas celdas 24 horas al día y desconectados de su entorno habitual
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.Те обитавали малки килии, 24 часа на ден, откъснати от тяхната обичайна среда.
Mahkum öğrenciler her gün 24 saat boyunca küçük hücrelerde, normal çevrelerinden uzakta kaldılar.日常から隔離された 囚人819はルールを破った
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Auch vor dem Verlassen der Haftanstalt werden ausschließlich in Malta und Slowenien Tests durchgeführt.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta ªi Slovenia sunt, de asemenea, singurele †≤ri în care de†inu†ii sunt testa†i la ieªirea din închisori.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta a Slovinsko jsou také jediné země, které testují vězně před přerušením výkonu trestu.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta a Slovinsko sú tiež jedinými krajinami, ktoré testujú väzňov pred ich odchodom na dovolenku.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta en Slovenië zijn ook de enige landen die gevangenen testen voordat ze op verlof gaan.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta in Slovenija sta tudi edini državi, ki zapornike testirata, preden gredo na dopust.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta i Słowenia to również jedyne kraje, w których więźniów bada się przed zwolnieniem.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta ja Slovenia ovat myös ainoat maat, joissa vangit testataan, ennen kuin he pääsevät lomille.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta och Slovenien är också de enda länder som testar intagna innan de lämnar fängelset på permission.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malta og Slovenien er også de eneste lande, der tester de indsatte, inden de forlader fængslet.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Malte et la Slovénie sont également les seuls pays qui font passer un test aux détenus avant leur libération.
Malta ve Slovenya aynı zamanda mahkumları izne çıkmadan önce test eden tek ülkelerdir.Ugyancsak Málta és Szlovénia az a két ország, ahol eltávozás előtt is tesztet végeznek a bebörtönzötteken.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.양심수로서 5년 형을 선고받고 감옥에 갇히게 되었습니다
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Fui torturado nas prisões egípcias, e condenado a cinco anos de prisão como prisioneiro político.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Ik werd gemarteld in de Egyptische gevangenis en bestraft met vijf jaar als politiek gevangene.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.Jag utsattes för tortyr i egyptiska fängelser och var dömd till fem år som samvetsfånge.
Mısır hapishanelerinde işkenceye maruz kaldım ve vicdan mahkumu olarak 5 yıl hüküm giydim.הייתי נתון לעינויים בבתי-כלא מצריים ונשפטתי לחמש שנים כאסיר-מצפון.