Dünyanın herhangi bir yerinde mahkum olan her dört kişiden biri şu an burada Birleşik Devletlerde.Каждый четвертый лишенный свободы в этом мире является заключенным в Соединенных Штатах.
Dünyanın herhangi bir yerinde mahkum olan her dört kişiden biri şu an burada Birleşik Devletlerde.אחד מכל ארבעה אסירים בכל העולם כלוא ממש כאן, בארצות הברית.
Dünyanın herhangi bir yerinde mahkum olan her dört kişiden biri şu an burada Birleşik Devletlerde.فواحد من كل أربعة اشخاص .. في مكان ما .. هو في أحد السجون في أمريكا ..
Dünyanın herhangi bir yerinde mahkum olan her dört kişiden biri şu an burada Birleşik Devletlerde.アメリカで投獄される計算です。 この数字にも、社会に"使い捨て"の意識が−
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Ale když býváme souzeni, ode Pána býváme poučováni, abychom s světem nebyli odsouzeni.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Ale súdení súc od Pána káznení sme, aby sme neboli odsúdení so svetom.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Dar cînd sîntem judecaţi, sîntem pedepsiţi de Domnul, ca să nu fim osîndiţi odată cu lumea.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.De mikor ítéltetünk, az Úrtól taníttatunk, hogy a világgal együtt el ne kárhoztassunk.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.우리가 판단을 받는 것은 주께 징계를 받는 것이니 이는 우리로 세상과 함께 죄 정함을 받지 않게 하려 하심이라
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Ko smo pa sojeni, nas strahuje Gospod, da ne bi bili s svetom obsojeni.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Lecz gdy sądzeni bywamy, od Pana bywamy ćwiczeni, abyśmy z światem nie byli potępieni.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.men når vi dømmes, da refses vi av Herren, forat vi ikke skal fordømmes sammen med verden.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Men når vi dømmes, tugtes vi af Herren, for at vi ikke skulle fordømmes med Verden.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Pero siendo juzgados, somos disciplinados por el Señor, para que no seamos condenados con el mundo
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.quando poi siamo giudicati dal Signore, veniamo ammoniti per non esser condannati insieme con questo mondo
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.quando, porém, somos julgados pelo Senhor, somos corrigidos, para não sermos condenados com o mundo.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Song khi chúng ta bị Chúa xét đoán, thì bị Ngài sửa phạt, hầu cho khỏi bị án làm một với người thế gian.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Song khi chúng_ta bị Chúa xét_đoán , thì bị Ngài sửa phạt , hầu cho khỏi bị án làm một với người thế_gian .
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.αλλ' οταν κρινωμεθα, παιδευομεθα υπο του Κυριου, δια να μη κατακριθωμεν μετα του κοσμου.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Бувши ж осудженими, від Бога караємось, щоб з сьвітом не осудились.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Будучи же судимы, наказываемся от Господа, чтобы не быть осужденными с миром.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.Службите са различни; но Господа е същият.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.וכאשר נדון נוסר על יד האדון למען לא נחיב עם העולם׃
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.ولكن اذ قد حكم علينا نؤدب من الرب لكي لا ندان مع العالم.
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.我 們 受 審 的 時 候 、 乃 是 被 主 懲 治 . 免 得 我 們 和 世 人 一 同 定 罪
Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.我 們受審 的 時候 、 乃是 被 主懲 治 . 免得 我 們 和 世人 一同 定罪
Durun bunu sizin için çevireyim. "Eğer şimdi bir harekette bulunmazsak ölmeye mahkumuz.Laissez-moi vous traduire cela. " Si nous ne faisons rien dès maintenant nous sommes tous perdus.
Eğer Al ve Bill itiraf ederse, 4. senaryodayız demektir; ikisi de 3 yıla mahkum olur.אם אל יודה וביל יודה, אז שניהם יהיו בתרחיש 4, הם שניהם יקבלו שלוש שנים בכלא, הם שניהם יקבלו
Eğer Al ve Bill itiraf ederse, 4. senaryodayız demektir; ikisi de 3 yıla mahkum olur.لو (آلن) اعترف وأيضاً (بيل) اعترف حينها هما في السناريو الرابع كلاً منهما سيحصل على ثلاث سنين في السجن
Eğer bir insan ağzın içindeyse, o insan hapsolmuştur. Yunus'un balığın içinde hapsolduğu gibi o da mahkumdur.Een persoon in de mond zit gevangen, net zoals Jonas in de walvis.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Ak pohnete očami, ste v keli.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Dat is de enige manier waarop het lukt. Als je je ogen beweegt, mislukt het.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Doar așa reuțiți. Dacă mișcați ochii sunteți pierduți.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Ha mozgatják a szemüket, végük!
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Jeśli przesuniecie wzrok, to po was.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Když pohnete očima, je s vámi ámen.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.사실 유일한 방법인데요. 눈을 움직이면, 지는 겁니다.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Nur so können Sie es tatsächlich tun. Wenn Sie Ihre Augen bewegen, werden Sie scheitern.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Om du flyttar ögonen är det ute med dig.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Se distogliete lo sguardo, siete condannati.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Si mueven los ojos, están perdidos.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Si vous bougez les yeux, vous êtes condamnés.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Αν κοιτάξετε αλλού, είστε καταδικασμένοι.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Ако движите очите си, сте обречени.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.Если будете двигать глазами, ничего не получится.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.בה ניתן לעשות זאת. אם תזיזו את העיניים - הלך עליכם.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.تستطيعون ذلك، ولكم إذا أبعدتم أعينكم، فلن تربحوا الجولة.
Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz.黄色ですか 青ですか?
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiAk vidíte niekoho v moderom -- áno, tento muž -- bol väzňom a učiteľom.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiDacă vedeţi pe cineva în albastru -- da, acest personaj -- el era prizonier, şi era profesor.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiJeśli zobaczycie kogoś w niebieskim, o tego gościa, był więźniem i nauczycielem.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiJika anda melihat seseorang berbaju biru -- ya, orang ini -- dia adalah tahanan dan juga seorang guru.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiKdyž vidítě někoho v modrým -- ano, tento muž -- byl vězněm a učitelem.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendi푸른 옷을 입은 사람을 보면, 네, 이 사람입니다. 그는 수감자였습니다. 그리고 가르치는 사람이었습니다.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiLátnak valakit kék viseletben - igen, ez a fickó az, elítélt volt, egyben tanár.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiNếu bạn thấy ai đó mặc áo xanh -- a, anh này -- anh ta là một phạm nhân, và là một giáo viên.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiSe vedete qualcuno in blu... sì, questo tizio... era un prigioniero, ed era un insegnante.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiSe virem alguém triste — sim, este tipo — era um prisioneiro e era professor.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiSi ven a alguien de azul -sí, este tipo- era un recluso, y era maestro.
Eğer maviler içindeki kişiyi görüyorsanız-- evet, bu adam-- o bir mahkumdu ve o bir öğretmendiSi vous voyez quelqu'un en bleu -- oui, ce type -- c'était un prisonnier, et c'était un enseignant.