Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.ty du vet att en sådan är förvänd och begår synd, ja, han har själv fällt domen över sig.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.und wisse, daß ein solcher verkehrt ist und sündigt, als der sich selbst verurteilt hat.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Věda, že takový jest převrácený, a hřeší, svým vlastním soudem jsa odsouzen.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vediac, že taký človek je prevrátený a hreší súc sám sebou odsúdený.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vedoč, da je tak človek popačen in greši, z lastno sodbo obsojen.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vì biết rằng người như thế đã bội nghịch mà cứ phạm tội, thì tự đoán phạt lấy mình.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.vì biết rằng người như_thế đã bội_nghịch mà cứ phạm_tội , thì tự đoán phạt lấy mình .
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.Wiedząc, iż takowy jest wywrócony i grzeszy, będąc sam własnym sądem swoim osądzony.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.εξευρων οτι διεφθαρη ο τοιουτος και αμαρτανει, ων αυτοκατακριτος.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.знаючи, що такий розвертаєть ся і грішить, осудивши сам себе.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.зная, что таковой развратился и грешит, будучи самоосужден.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.като слушам за твоята любов и за вярата, която имаш към Господа Исуса, и която показваш към всички светии.
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.ודע כי איש כזה איש תהפכות הוא וחוטא בהרשיע את נפשו׃
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.عالما ان مثل هذا قد انحرف وهو يخطئ محكوما عليه من نفسه
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.因 為 知 道 這 等 人 已 經 背 道 、 犯 了 罪 、 自 己 明 知 不 是 、 還 是 去 作
Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkûm etmiştir.因 為 知道 這 等 人 已 經背道 、 犯了罪 、 自己 明知 不是 、 還是 去作
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Ahora pues, ninguna condenación hay para los que están en Cristo Jesús
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Cho nên hiện nay chẳng còn có sự đoán phạt nào cho những kẻ ở trong Ðức Chúa Jêsus Christ;
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Cho_nên hiện_nay chẳng còn có sự đoán phạt nào cho những kẻ ở trong Ðức_Chúa_Jêsus_Christ ;
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Het is duidelijk dat mensen die van Christus Jezus zijn, niet veroordeeld zullen worden.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Il n`y a donc maintenant aucune condamnation pour ceux qui sont en Jésus Christ.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.그러므로 이제 그리스도 예수 안에 있는 자에게는 결코 정죄함이 없나니
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Niin ei nyt siis ole mitään kadotustuomiota niille, jotka Kristuksessa Jeesuksessa ovat.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Non c'è dunque più nessuna condanna per quelli che sono in Cristo Gesù
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Portanto, agora nenhuma condenação há para os que estão em Cristo Jesus.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Så er der da nu ingen Fordømmelse for dem, som ere i Kristus Jesus.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Så er det da ingen fordømmelse for dem som er i Kristus Jesus;
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Så finnes nu ingen fördömelse för dem som äro i Kristus Jesus.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Sekarang tidak ada lagi penghukuman terhadap mereka yang hidup bersatu dengan Kristus Yesus
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Zatorej ni sedaj nobene obsodbe za te, ki so v Kristusu Jezusu.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Защото тия, които са плътски, копнеят за плътското; а тия, които са духовни, за духовното.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Итак нет ныне никакого осуждения тем, которые во Христе Иисусе живут не по плоти, но по духу,
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.Тим же то тепер нема ніякого осуду тим, що в Христї Ісусї не по тїлу ходять, а по духу.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.על כן אין אשמה באלה אשר הם במשיח ישוע המתהלכים בלא כבשר כי אם לפי הרוח׃
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.اذا لا شيء من الدينونة الآن على الذين هم في المسيح يسوع السالكين ليس حسب الجسد بل حسب الروح.
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.如 今 那 些 在 基 督 耶 穌 裡 的 、 就 不 定 罪 了
Böylece Mesih İsaya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.如今 那些 在 基督 耶穌裡 的 、 就 不 定罪了
Br mahkumun sınıfa eğitim vermesi ile ilgili.진행하는 한 예를 보고계십니다.
Br mahkumun sınıfa eğitim vermesi ile ilgili.לאסיר שמעביר שיעור.
Br mahkumun sınıfa eğitim vermesi ile ilgili.لسجين يقوم بالتدريس في حصة دراسية.
Br mahkumun sınıfa eğitim vermesi ile ilgili.数百という授業が開講し
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.1792년 이었고요 그 때가 그들이 진짜 자신의 왕과 왕비를 감옥에 넣었을 때입니다
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Bolo to v roku 1792 a to bolo presne vtedy keď uväznili Kráľa a Kráľovnú.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.C'était en 1792 et c'est lorsqu'ils ont véritablement fait prisonnier le Roi et la Reine .
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Das war 1792 und dies ist, als sie den König und die Königin verhafteten.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Isso foi e 1792, e isso quando eles realmente fizeram O Rei e a Rainha prisioneiros.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Questo era nel 1792 ed è quando loro concretamente presero il Re e la Regina come prigionieri.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Stalo se to v roce 1792, když dali krále a královnu do vězení.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.To było w 1792 i to było wtedy, kiedy faktycznie król i królowa zostali uwięzieni.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Y esto ocurre en 1792, cuando metieron prisioneros al rey y la reina.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.В 1792г., когато затворили кралят и кралицата.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.Это было в 1792 г. и это фактически, когда корольи королева были взяты под арест.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.وهذه في 1792 وكان هذا عندما تم أخذ الملك والملكة كسجناء.
Bu 1792'deydi ve bu aslında kral ve kraliçeyi mahkûm etmişti.実際に牢屋にいれられたんだ。 それからたった数か月後に、ルイ16世は
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Au passage, il me déclarait coupable de piller la terre.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.Daarbij veroordeelde hij mij als een plunderaar van de aarde.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.E, a propósito, ele condenou-me como um saqueador da terra.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.E comunque, nel libro fui condannato come un saccheggiatore della Terra.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.I przy okazji uznał mnie za winnego grabieży ziemi.
Bu arada beni yeryüzünün yağmalayıcısı olarak mahküm etti.그런데 그는 저를 보고 지구의 약탈자라고 비난을 했죠.