Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.פעילי זכויות אדם טענו שהמעצרים נבעו ממניעים פוליטיים.
İnfazın konusu mahkûmiyet hükmüdür.ישנו ויכוח על סיבת המאסר.
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 г. – В ЮАР Нелсън Мандела е осъден на доживотен затвор.
Her nedense, Fausta üç yıl sonra Konstantin tarafından ölüme mahkûm edildi.Въпреки това 3 години по-късно Фауста е убита от Константин.
Ramfis'in ithamlarına yanıt vermekten sakınır ve idam edilmeye mahkûm edilir.Той отказва да отговаря на обвиненията на Рамфис, и бива осъден на смърт.
30 Ocak 2004 tarihinde, Meiwes cinayetten mahkum edildi ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.На 30 януари 2004 г. Майвес е осъден за убийство на 8,5 години затвор.
Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.Калей е осъден на доживотен затвор.
Bu komisyon herhangi bir türde silah taşıyan herkesi ölüme mahkûm etti.Трибуналът издава смъртна присъда на всеки, заловен с оръжие в ръка.
Mahkûm olarak Berlin'deki Spandau Cezaevi'nde 20 yıl tutuklu olarak kaldı.Той е осъден и лежи 20 години в затвора Спандау в Берлин.
Bu eser yüzünden işgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.По време на окупацията е осъден на смърт от властите.
Zindan, özellikle yer altında mahkumların tutulduğu oda veya hücre.Тъмницата е килия или клетка, в която затворниците се държат предимно под земята.
Yılllarca kaldığı koğuşta, koğuşun en kıdemli ve en çok saygı duyulan mahkûmu olmuştur.Тя е най-дълго престоялата в затвора затворничка и най-уважаваната от затворничките.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.В отсъствие те са осъдени на доживотен затвор.
İnsanlığa karşı savaş suçları ve suç işlemek için komplo kurmaktan ömür boyu hapse mahkûm edildi.Осъден е на доживотен затвор за престъпления срещу човечеството и военни престъпления.
Askeri bir mahkemede yargılanarak ölüme mahkûm edildi.Осъден на смърт от военнополеви съд.
O zaman 600 mahkumun kadar cezaevinde kaldı.След което екзекутират 600 от пленниците.
Mahkûmlar hücrelerinde dışarı yavaş yavaş çıkarlar.Обвиняемият седи кротко в килията си.
Mahkûmiyet halinde, Başkan görevinden alınmış olur.В случай че го избере, президентът го назначава на служба.
Mahkumlardan dördü jandarma tarafından yakalandı.Двама от агентите са заловени от йорданската полиция.
Mahkum oldu.Съда е пленен.
Kısa bir süre sonra yakalanıp idama mahkûm edildi.Скоро след това е арестуван и осъден.
Üçüncü kez idama mahkûm edildi.Осъден е втори път на смърт по ЗЗД.
Tekerlekli sandalyeye mahkum olur.Осъден е на каторга на галерите.
Conde Prensi ölüme mahkûm edildi.Херцога заповядва да отведат графа в затвора.
Mahkemede suçlu bulunan Höhler altı yıl hapse mahkûm edilir.Ако престъплението бъде доказано той ще бъде осъден на до 6 години затвор.
1936 yılında yeniden ülkesine döner ve 1939 yılında yeniden tutuklanarak 8 yıl hapis cezasına mahkûm edilir.Там отново е арестувана през 1939 г. и е осъдена на 8 години затвор.
Condemnant quod non intellegunt Anlamadıklarını mahkûm ederler.Пентей задава въпроси на пленника, без да му е известно кой е.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Не се подлага на съмнение фактът, че целта е била царят да бъде заловен жив, а не убит.
Pavel Litvinov beş yıl sürgüne mahkûm edildi.Петър Лигушев е осъден на доживотен затвор.
Ölüme mahkûm edildi.Осъждан на смърт.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.Същата година през декември е осъден задочно от Плевенския военнополеви съд на смърт.
Bazılarına göre duruşma hatalı, ve bir takım mahkum edilmiş sanıklar aslında masumdur.Не след дълго се разбира кои са истинските виновници и Мито е освободен.
Yargıç beş yıl mahkûmiyet kararı verir ve Michael'in bu karara memnun olduğu görülür.В процеса съдът взел страната на потърпевшата и Майк бил осъден на шест години затвор.
Baiji Hapishanesi, IŞİD militanları tarafından basıldı ve bütün mahkumlar serbest bırakıldı.Затворът Байджи беше нападнат от бойци на Ислямска държава и затворниците са освободени.
IŞİD 1000'den fazla mahkumu serbest bıraktı ve şehre bayrağını astı.[2]ИД освободи над 1000 затворници и закачи знамето си на града. [2-ри]
Giyotin, idam mahkûmunun başını kesmek amacıyla geliştirilmiş bir çeşit idam aracı.Giljotina je mehanička sprava na kojoj su se izvršavala pogubljenja odsijecanjem glave osuđenika.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Zadnje riječi su mu bile: Umirem nevin, moja kazna je nepravedna.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Nedugo potom nailaze na nekoliko preživjelih zatvorenika koji se nalaze zatočeni u kafeteriji.
Ölüme mahkûm edildi.Osuđen je na smrt.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Pakla, ostaće tamo zauvijek.
Üçüncü kez idama mahkûm edildi.Iste je godine prvi puta uhićen.
Hem mahkum hem de polis olmuş.Prijevarom postaje i sama zatočenica.
Suikastten sonra teslim oldu ve 20 yıl hapse mahkûm edildi.Njezin napadač kasnije se predao i bio je osuđen na 33 godine zatvora.
18 kişi 8 yıl, 5 kişi de 5 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.Osmorica su osuđena na smrt, a na desetogodišnju je robiju je osudio dvojicu, a petoricu na 15 godina robije.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.Od 1996. protiv njega je u Poljskoj vođen kazneni postupak.
Capucci, 12 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.Mile Martić osuđen je na 12 godina zatvora.
5 tanesi idam cezasına çarptırılacak, 9 tanesi de 30 yıl hapse mahkûm edilecekti.Petero ih je osuđeno na smrt, a trojica na dugogodišnju robiju.
Şeyh Ahmet Efendi ve dört arkadaşı İstiklal Mahkemesi'nde yargılanarak idama mahkûm edildi.Zajedno s bratom Vladimirom bio je osuđen na četiri mjeseca zatvora.
25 yıl hapse mahkum edildi.Bio je u zarobljeništvu 25 dana.
Mahkûmiyeti 6 ay hapis ve 3 yıl sürgün cezasına dönüştürüldü.Osuđen je na zatvorsku kaznu u trajanju od tri mjeseca i plaćanje odštete.
İdam edilecek mahkûmlarının isimleri listesi okunur.Publicirana su imena uhićenika.
Stalin'in Büyük Temizleme'sinde tutuklandı ve 1937 yılında mahkûm olarak öldü.Kasnije je stradala u staljinističkim čistkama i 19 godina provela u progonstvu.
Berliner Gesundheitsrat ofisinden görevinden alındı fakat hiç mahkûmiyet almadı.Nakon toga pozvan je u dekanov ured na razgovor, ali nije kažnjen.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Jeho posledné slová pred popravou zneli: "Bol som odsúdený nespravodlivo a zomriem nevinný!"
Bu mahkûmların yarısından çoğu siyasi mahkûmlardı (özellikle Sovyet, Çek, Hollandalı ve Alman).Viac ako polovicu z nich tvorili politickí väzni (najmä Sovieti, Česi, Holanďania a Nemci).
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.Tábor, v ktorom prišlo o život asi 2 500 väzňov počas roku 1945, bol zatvorený v novembri.
1000'den fazla Sovyet mahkûmu 1941 sonuna kadar Flossenbürg'te idam edildi.Vo Flossenbürgu ich bolo na konci roku 1941 popravených viac ako 1 000.
17 yıl hapse mahkûm oldu.Odsúdený bol na 17 rokov väzenia.
1939'un Eylül ayında, Dachau Toplama Kampı'ndan Flossenbürg'a 1.000 siyasi mahkûm transfer edildi.V septembri 1939, tu SS transportovala 1 000 politických väzňov z tábora Dachau.
Temmuz 1941'de, SS muhafızları Flossenbürg toplama kampının dışında 40 Polonyalı mahkûmu vurdu.V júli 1941, zastrelili stráže SS 40 poľských väzňov a to na strelnici za táborom.