Burada hepimiz mahkûmuz.Aici suntem cu toţii prizonieri.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.1981 – Mark David Chapmant húsz év börtönbuntetésre ítélték John Lennon meggyilkolásáért.
1987'de son mahkûm Rudolf Hess'in ölümünün ardından yıkılmıştır.1987-ben az utolsó elítélt, Rudolf Heß halála után a börtönt lebontották.
Kurşuna dizilecek olan mahkûmların detayı.Az erkélyt megkötözött foglyok képe díszíti.
Davut'un Kalkanı'nı oluşturacak şekilde iki sarı üçgen, Yahudi mahkûmları tanımlıyordu.A zsidók számára két egymásra fordított, Dávid-csillagot formázó sárga háromszög viselése volt kötelező.
25 yıl hapse mahkum edildi.25 évre ítélték.
Partinin lideri Ferenc Szálasi tutuklandı ve üç yıl hapse mahkum edildi.A Nyilaskeresztes Párt vezérét, Szálasi Ferencet letartóztatták és 3 év fegyházra ítélték.
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.1945-ben kb. 2500 rab veszítette életét a táborban, amit novemberben végül bezártak.
Adil, suçsuzluğunu kanıtlayamaz ve hapse mahkûm olur.A rendőrség nem hisz az ártatlanságában és börtönbe zárják.
Üçüncü kez idama mahkûm edildi.Így harmadszor is megbukott ellene a vádemelés.
İkinci sezonda karakterin rolü değişir kaçan mahkûmların peşinden gider.A második évadban a karakter szerepe megváltozik, miután kirúgják a börtönből a szökés miatt.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.1953 – Az Amerikai Egyesült Államokban kémkedésért kivégzik Ethel és Julius Rosenberget.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Szeretnék mindenkitől bocsánatot kérni!
Daha sonra dava açan Adler grubu 2,5 milyon $ ödemeye mahkûm etmişti.A bíróság ezenkívül Gere Ákost még 2 és fél millió forint bűnügyi költség megfizetésére is kötelezte.
Mahkumiyeti sırasında romanlar yazdı ve John Milton’un Kayıp Cennet eserini Sırp-Hırvatça’ya çevirdi.Az anyagból végül konceptlemez lett, mely John Milton Elveszett paradicsom című művét dolgozza fel.
Diğer mahkûmlarla beraber tıkıldıkları bir trenin yük vagonunda Dachau toplama kampına doğru yola çıkarlar.A Denzali börtön felé tartó páncélozott vonatban leláncolt rabot szállítanak.
Yalnızca teğmen Calley önce ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir.William Calley hadnagyot végül 1971-ben életfogytiglani börtönbüntetésre ítélték.
Bu yüzden pek çok kişi ölecektir özellikle de mahkumların tanıdıkları.Ezzel rengeteg embert próbálnak átverni, főként a taxisok.
Kanalın inşaatında gulagtan mahkum işçiler çalıştırılmıştır.Az építkezéseken a Gulag kényszermunkásai dolgoztak.
Üç yıl hapse mahkum oldular.Három év börtönre ítélték.
55 yılında bir başkasını zehirlemekten mahkûm olmuştur.1935-ben izgatásért egyévi börtönbüntetésre ítélték.
1934'ün sonlarında, Kirov'un cinayetine suç ortaklığı ettiği iddiasıyla tutuklandı ve hapse mahkûm edildi.1935-ben a Kirov elleni merényletben való részvétel vádjával letartóztatták.
Tekerlekli sandalyeye mahkum olur.Így kerekesszékbe kényszerült.
14 yaşında iken 7 kişinin katili olarak yargılandı ve 39 yıla mahkûm oldu.A nyomozások során 47 embert gyanúsítottak meg, és 39 ellen emeltek vádat.
Henry Clay Finch suikast girişiminden yaralanarak kurtuldu, Berkman 22 yıllık hapis cezasına mahkûm edildi.Berkman gyilkossági kísérlet vádjával állt bíróság elé, 22 év börtönbüntetésre ítélték.
Westmoreland, Fox River'da en uzun süre buluna mahkûmdur, O otuz iki yıldır burada yaşamaktadır.Charles Westmoreland egyike a Fox Riverben leghosszabb ideje tartózkodó raboknak.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.1977 – Hamida Djandoubi az utolsó elítélet, akit guillotinenal végeztek ki Franciaországban.
Yapı 205 mahkûmu barındırmaktadır.Az óvoda 205 férőhelyes.
Yeniden bir mağduriyet ve mahkumiyet yaşamayın.Ne féljetek a szenvedéstől és a haláltól!
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A négerek és a fehérek is csodálták.
Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.Fouquet-t élete végéig börtönben tartotta.
15 Eylül 1961'de idama mahkûm edildi.1956 december elején letartóztatták.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Így a mentők és a rendőrök viszonylag hamar kiértek a helyszínre.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Ezek a várhoz tartoznak, háborúban sem szakíthatók el tőle.”
İdam edilecek mahkûmlarının isimleri listesi okunur.E célból az elhunyt elődök nevének a felkutatása szükséges.
Savaştan sonra 1946 yılında suçlu bulunarak hapse mahkûm edildi.A háború után 1945-ben háborús kitüntetése miatt letartóztatták.
Mahkemede suçlu bulunan Höhler altı yıl hapse mahkûm edilir.A nagyváradi katonai törvényszék hat évi börtönre ítélte.
Ölüme mahkûm edildi.Halálra ítélték.
Blanche 27 yıl önce geçirdiği otomobil kazası sonucunda sakat kalmış ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur.Ringót 4 éve elütötte egy autó és tolószékbe kényszerült.
Sonuçta ölüme mahkûm edildi.Végül halálra ítélték.
Katolik dünyası da onu ölüme mahkûm etmişti.(A Führer halálra ítélte őket.
5 milyon Dinar para cezası ve idama mahkûm edildi.40 lakost ítéltek börtön- és pénzbüntetésre.
Cinayet suçundan mahkum edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Bűnösnek találták és életfogytiglani börtönbüntetésre ítélték.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.1967 márciusában távollétében halálra ítélték.
Sadece birkaç üyesi işbirlikçilikten dolayı mahkum edildi.Páran panaszkodtak a regisztrálási kötelezettség miatt.
1000'den fazla Sovyet mahkûmu 1941 sonuna kadar Flossenbürg'te idam edildi.Yli tuhat vankia teloitettiin Flossenbürgissa vuoden 1941 loppuun mennessä.
Vikernes 21 yıl hapse mahkûm edildi.Vikernes tuomittiin 21 vuodeksi vankeuteen.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini oli Galilein ystävä ja ihailija, ja hän oli myös vastustanut Galilein vuoden 1616 tuomiota.
1939'un Eylül ayında, Dachau Toplama Kampı'ndan Flossenbürg'a 1.000 siyasi mahkûm transfer edildi.Syyskuussa 1939 SS siirsi tuhat poliittista vankia Dachausta Flossenbürgiin.
1940-1942 yıllarında, yaklaşık 1.500 Polonyalı mahkûmu ve Polonya direnişinin üyeleri Flossenbürg'a sürüldü.Vuosien 1941–1942 aikana 1 500 puolalaista vankia siirrettiin Flossenbürgiin.
Temmuz 1941'de, SS muhafızları Flossenbürg toplama kampının dışında 40 Polonyalı mahkûmu vurdu.Heinäkuussa 1941 SS ampui 40 puolalaista vankia ampumaradalla Flossenbürgin lähistöllä.
1919'da sivil mahkumler ile kullanılmıştır.Vuodesta 1919 alkaen siellä pidettiin myös siviilivankeja.
Ravensbrück de ilk mahkûmlar yaklaşık 900 kadar kadındı.Ravensbrückin keskitysleiri koostui aluksi 900 naisesta.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.1951 – Ethel ja Julius Rosenberg tuomittiin kuolemaan vakoilusta Neuvostoliiton hyväksi.
Şubat 2006'da, San'a'da tutulduğu hapishaneden 22 mahkûmla birlikte kaçtı.Helmikuussa 2006 hän ja 22 muuta al-Qaidan jäsenyydestä epäiltyä ihmistä pääsi karkaamaan vankilasta.
Olayda kimse zarar görmemiştir ve Ekinci İtalya'da mahkûm edilmiştir.Kukaan ei vahingoittunut kaappauksen yhteydessä, ja Italian viranomaiset vangitsivat Ekincitin.
Amacı mahkumları yakalamak değil öldürmektir.Iskun tavoitteena ei ollut vangita vaan tappaa Osama bin Laden.
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 – Etelä-Afrikka tuomitsi Nelson Mandelan elinkautiseen vankeusrangaistukseen.
7 Kasım 1989 tarihinde Kaliforniya'da gaz odasında ölüme mahkûm edildi.Marraskuussa 1989 Ramirez tuomittiin Kaliforniassa kuolemaan kaasukammiossa.
1971 - Prof. Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkûm edildi.20–21. Pastori Smidt tuomittu 6 kuukaudeksi vankeuteen.