Ana içeriğe geç
Sözlük

mahkum ile cümle

mahkum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Temmuz 1941'de, SS muhafızları Flossenbürg toplama kampının dışında 40 Polonyalı mahkûmu vurdu.V červenci 1941 stráže SS zastřelili 40 Poláků na střelnici mimo tábor.
Mahkûm ve esirlere şahsen işkence yapmıştır, ayrıca 40.000 kişinin ölüm emrini vermiştir.Je zaznamenáno, že osobně a s velkým potěšením mučil vězně a je zodpovědný za smrt přibližně 4 000 lidí.
Uzun ipte ise boynu kırılır hatta çok uzunsa mahkûmun başı bile kopabilir.Jestliže je provaz příliš dlouhý, může být vězeň dekapitován.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.V červenci téhož roku však hrabě všechny odsouzené podmínečně omilostnil.
4,5 yıl hapse mahkum edildi.Odsouzen byl na 4,5 roku ve vězení.
Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı.Následkem toho byly dva propuštěni z bezpečnostních důvodů.
25 yıl hapse mahkum edildi.Odsouzen na 25 let.
Bölümde ünlü televizyon komedyeni Palyaço Krusty, Kwik-E-Mart'ı soyduğundan ötürü mahkûm edilir.Šáša Krusty je obviněn z přepadení Kwik-E-Martu.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A na to si stěžují Bílá a Černá sudička až u krále.
1948 Şubat'ta ömür boyu hapis cezasına mahkûm edildi.V únoru 2008 byl odsouzen k doživotnímu vězení.
Octavian, MÖ 41-40 arasında açlığa mahkûm ederek Fulvia ve Lucius Antonius'un teslim olmasını sağladı.Octavian v zimě 41–40 př. n. l. obléhal Fulvii a Lucia Antonia, hladověním je přiměl ke kapitulaci.
Elsa mahkûm olacaktır.Líza je obžalovaná před soudem.
Bu bağlamda, “başkaları” homoseksüeller, kadınlar, akıl hastaları, beyaz olmayanlar ve mahkûmlardır.Všemi, tedy kromě cizinců, bláznů, chudáků a žen.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Tento článek je o smrtelném hříchu ve významu těžký.
Mahkûmlar arasında Mahatma Gandhi de vardı.Mezi jejími snímky byl i portrét Mahatma Gandhi.
Gemiyle getirilen mahkûmlar büyük bir coşkuyla karşılanır.Příjezd lodí do přístavu vítaly s nadšením davy lidí.
Ölüme mahkûm edildi.Byl odsouzen k smrti.
Ölüm cezası, bir devletin suçun karşılığı olarak bir mahkûmun hayatına son vermesidir.Trest smrti je odnětí života státem jako trest za spáchaný zločin.
Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.Byl souzen pro velezradu a odsouzen ke třem letům vězení.
Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir.Stadion má místa pouze k sezení.
Savaştan sonra mahkûm edildi ve vatana ihanet suçundan idam edildi.Je pak postaven před faraonův soud a za svou zradu odsouzen k pohřbení zaživa.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.V opačném případě by se vrátil do vězení.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Kubíčka prosí o odpuštění.
2000 kişilik mahkûm ordusuyla yola çıktı.Z tohoto transportu 2000 osob přežil pouze jeden vězeň.
Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir.Disciplinární komise rozhodla o konečném verdiktu 18. srpna 2011.
15 Mayıs'ta, üç yoldaşı ile idama mahkum edildi.Dne 15. května 1948 byl, společně se třemi druhy, odsouzen k trestu smrti.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Ultimele sale cuvinte au fost: „sunt condamnat pe nedrept și mor nevinovat”.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini era un prieten și admirator al lui Galileo, și se opusese condamnării lui Galileo în 1616.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Cele două curți au condamnat douăzeci și nouă de oameni pentru crima de vrăjitorie.
Ekim ayında 600 Yahudi mahkûm Sobibor İmha kampından kaçmaya çalıştı.În octombrie, 600 de prizonieri evrei și ruși au încercat o evadare din lagărul de exterminare Sobibór.
Birkaç cinayetten suçlu görüldü ve altı kere müebbet hapis mahkûmu oldu, ve bir de idam cezası.El a fost condamnat pentru mai multe crime, având șase condamnări pe viață, precum și o condamnare la moarte.
Ben Harper iki adamı öldürmek suçundan idama mahkûm edilmiştir.Ben Harper este condamnat la spânzurătoare datorită comiterii unui jaf în care doi oameni au fost uciși.
Her iki taraf da beş yıl mahkûmiyette karar kılar.Dacă amândoi mărturisesc, pe fiecare îl așteaptă o pedeapsă de patru ani.
24 Mayıs 2009'da, 16 yıllık mahkûmiyetin ardından Vikernes şartı tahliye sonucu serbest kaldı.În mai 2009, după 15 ani de detenție, Vikernes a fost eliberat condiționat.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Prizonierii condamnați la închisoare au fost transferați în 1947 la închisoarea Spandau (Berlin).
Burada yine savaş karşıtı propaganda yapmaktan tutuklanır ve altı ay hapse mahkûm edilir.Propaganda și agitația contrarevoluționare: până la 6 luni de închisoare.
Düşünce özgürlüğü İfade özgürlüğü Siyasi mahkumLibertate Libertatea de constrângere Libertatea de arbitru Libertatea de voință
İnfazlar mahkumlar ayakta ya da otururlarken gerçekleşebilir.Execuțiile pot fi efectuate cu condamnatul stând în picioare sau așezat.
1948 yılında mahkûm oldu.A fost condamnat la închisoare în anul 1948.
MÖ 738 — Asur kralı Tiglath-Pileser III, İsrail'i istila etti ve vergi ödemeye mahkûm etti.738 BC: Regele Tiglath-Pileser III- a Asiriei invadează Israel , forțându-i pe evrei să plătească tribut.
Haluk Kırcı: Yedi kez idama mahkûm edildi.Verdict definitiv: Cătălin Voicu, 7 ani de pușcărie.
Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.Pettersson a fost condamnat la închisoare pe viață.
Tutuklananlardan 13 kişi idama mahkûm oldu.13 cetățeni străini se numără printre victimele identificate.
28 yaşındayken 15 yıl hapse mahkum edildi.La vârsta de 71 de ani a fost condamnat la 150 de ani de închisoare.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.Pe drum spre închisoare, câțiva prizonieri încearcă să evadeze.
Üçüncü kez idama mahkûm edildi.1950 este a treia oară arestat.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Deținuții politici de stat să fie eliberați.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Prizonierii erau instruiți cu strictețe să nu poarte conversații cu vreunul din paznici.
Üç yıl hapse mahkum oldular.Aceștia au fost condamnați la 3 ani de închisoare.
Imre Nagy, Pál Maléter ve Miklós Gimes ölüme mahkum edilerek, 16 Haziran 1958'de infaz edildiler.La 16 iunie 1958, Imre Nagy, Miklos Gimes și Pál Maléter au fost condamnați la moarte și executați.
Genel Başkan Behice Boran 15 yıla mahkûm oldu.Harry Brauner a fost și el condamnat la 15 ani.
1961 - İmralı Adası'ndaki 2 bin mahkûmun barındığı cezaevinde çıkan isyan bastırıldı.Cruzimea sa a fost demonstrată prin masacrul a 2.600 de prizonieri din Acre.
Yargılandığı davada mahkum oldu ve cezaevine konuldu.Le-au fost intetat un proces și au fost și aceștia condamnați la închisoare.
Bununla birlikte, Saar'daki plebisitten sonra, Nazi yanlısı mahkumların çoğu için af ilan edildi.După plebiscitul⁠(en) din Saar majoritatea deținuților politici naziști au fost amnistiați.
7 Mayıs 1969'da tekrar tutuklandı ve beş yıl hapse mahkûm edildi.Este arestat din nou, fiind condamnat la 7 septembrie 1949 la 5 ani de închisoare.
19 sanık idama mahkum oldu.În total procurorii au dispus trimiterea în judecată a 19 inculpați.
Mihail Hodorkovski, Uluslararası Af Örgütü tarafından düşünce mahkûmu olarak kabul edilir.Raportul îl menționa pe Mihail Hodorkovski ca unul dintre presupușii conspiratori.
Pavel Litvinov beş yıl sürgüne mahkûm edildi.Poetul Vasile Voiculescu a fost condamnat la cinci ani de temniță.
Böylece mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.În rest sentința a rămas neschimbată.
Yalnızca teğmen Calley önce ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir.Dmitri Golițin a fost în cele din urmă condamnat la închisoare pe viață.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod