Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.Samtliga fångar skulle friges utan lösen.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Nu är det känt att bekännelserna framtvingades.
Mander tutuklanur, yargılandıktan sonra mahkûm edilir.Todd känns senare igen och förs till rättegång.
Uluslararası Af Örgütü, bu zaman zarfı içinde 4.482'den fazla politik mahkûmun öldürüldüğünü bildirdi.Amnesty International har registrerat namn på över 4 482 försvunna fångar.
Aslan Usoyan ilk mahkumiyetini henüz 19 yaşındayken soygun girişimi sebebiyle almıştır.Sin första egna diktsamling fick han dock vänta till 19 års ålder med att få utgiven.
1998 sonbaharında,Juan Carlos Chavez,çocuk kaçırmaktan ve öldürmekten mahkûm edildi.I augusti samma år häktades Richard Lee Franks misstänkt för bortrövandet och mordet på Opal Jo.
Protestolar nedeniyle mahkûmların durumları biraz iyileştirildi.Efter den händelsen behandlades fången något bättre.
Michael P. ömür boyu hapse mahkûm edildi.Peter skickas till ett livstids fängelsestraff.
Bu durumlardan mahkûm olmamıştır.Jag är inte tillfångatagen.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Mellan 10 och 12 fångar lyckades fly från lägret.
Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.Arutiunjan dömdes till livstids fängelse.
Savaştan sonra 1946 yılında suçlu bulunarak hapse mahkûm edildi.Efter kriget satt han häktad 1945 till 1946 misstänkt för brott mot mänskligheten.
30 Ocak 2004 tarihinde, Meiwes cinayetten mahkum edildi ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Meiwes dömdes 9 maj 2006 till livstids fängelse för mord.
Bunun yanında mahkum edilen askerler ordudan ihraç edildi.Alla soldaterna, förutom Robert M. Storeby, som vittnade om händelsen, avskedades från den amerikanska armén.
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 — Нельсон Мандела засуджений на довічне ув'язнення.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.В'язниця Суґамо побудована у 1920-ті роки для політичних в'язнів.
14 yıllık mahkûmiyetinin ardından 1934'te serbest bırakıldı fakat Fransa'ya dönmesine izin verilmedi.У 1934 році його випустили на волю після 14 років ув'язнення, але йому не дозволили повернутись до Франції.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Учасники швидко адаптувалися до своїх ролей.
Bütün siyasi mahkûmlar serbest bırakılacaktı.З в'язниць були звільнені всі політичні в'язні.
1940-1942 yıllarında, yaklaşık 1.500 Polonyalı mahkûmu ve Polonya direnişinin üyeleri Flossenbürg'a sürüldü.Протягом 1941—1942 рр. у Флоссенбюргу було ув'язнено 1,5 тис. поляків — членів Руху опору.
Mahkûmların özür dilemesi istenir.Батьки пропонують їм вибачитися.
O yıl, NKVD Sipariş No 00447 tasfiyesi sırasında mahkum edildikten sonra infaz edildi.Ці плани і побажання були втілені в наказі НКВС № 00447.
1974'te tutuklanarak 14 yıl hapse mahkûm edildi.У 1973 році на 14 років ув'язнений.
11 Haziran - Yeni İnfaz Yasası yürürlüğe girdi, mahkumların salıverilmesine başlandı.13 серпня - Результатом переговорів стало звільнення всіх заручників.
Müttefikler onu özel bir hapishanede mahkûm eder.Відбував покарання в Соловецької в'язниці особливого призначення.
Sadece bazı sabah sporu seansları sırasında el hareketleriyle diğer mahkûmlarla haberleşebiliyordu.Вранці вони відправлялись на роботи з іншими в'язнями.
Gençliğinde çocuk felci geçirmiş ve bu onu ömür boyu koltuk değneklerine mahkum etmiştir.У дитинстві з ним трапився нещасний випадок, що спотворив його підборіддя на все життя.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Газові камери використовувалися для страти засуджених злочинців у США починаючи з 1920-х років.
Adil, suçsuzluğunu kanıtlayamaz ve hapse mahkûm olur.Довести свою невинність таксисту не вдається, і він потрапляє до в'язниці.
1896 yılında Krupskaya "yasadışı ajitasyon" nedeniyle iki yıl hapse mahkûm edildi.1899 року Боровика ув'язнили як «політично неблагонадійного».
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Пізніше Рік разом з групою людей, які вижили поселяється у в'язниці.
Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.Ас-Сувейді був засуджений до довічного ув'язнення й пробув у в'язниці три роки.
Senato Caligula'nın hatırasını mahkûm etmek istedi ancak bu Claudius tarafından engellendi.Після смерті Калігули сенат запропонував стерти пам'ять про нього, але цьому чинив опір принцепс Клавдій.
Grup, mahkûm hücrelerinin bulunduğu bir binayı temizler ve orada uykuya çekilir.Міст поєднує будівлю Палацу дожів, в якому розташовувався зал суду, і в'язниці.
Diğer mahkûmlarla görüşmesi kendi güvenliği için yasaklandı.Підходити до нього іншим в'язням було суворо заборонено.
Yoksulluk ve mahkûmların eğitimiyle ilgili sorunları araştırmaya girişti.У ній розказується про проблеми освіти і знущання над дітьми.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.Кілька десятків заарештованих наступного дня були звільнені.
İşkence ve ölüme mahkûm edilir.Також скасовано смертну кару й тортури.
2006'da ise idam cezasına mahkûm oldular.В січні 2006 засуджений до довічного ув'язнення.
25 yıl hapse mahkum edildi.Засуджений до 25 років ув'язнення.
Artık mahkûmların takımına koçluk yapacaktır.Він зажадав списки ув'язнених.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Гілберт був призначений тюремним психологом для арештованих нацистських лідерів.
Mahkûmları organize eden Mihrali onların bir tünel kazmalarını ister.Мати халіфа запросила на свою підтримку Зіридів з Тунісу.
13 Mart 1980'de Gacy ölüme mahkûm edildi.30 вересня стало відомо, що Gucci Mane отримав 183 дні ув'язнення.
Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı.Двічі був заарештовуваний, провів у в'язниці 2 роки і 10 місяців.
Hepimiz mahkumuz.Ми всі в'язні.
Ravensbrück de ilk mahkûmlar yaklaşık 900 kadar kadındı.Prvními vězni v Ravensbrücku bylo přibližně 900 žen.
Witold Pilecki ve diğer mahkumlar aşamalı olarak 1 Ekim 1990 tarihinde rehabilite edildi.Witold Pilecki a všichni ostatní, odsouzení v politických procesech, byli rehabilitováni 1. října 1990.
Carl Vaernet, eşcinsel mahkûmlarda eşcinselliğe Çare bulmak için deneylerde bulunmuş olmakla bilinir.Carl Vaernet je známý prováděním pokusů na vězních homosexuálech ve snaze vyléčit homosexualitu.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Je zakázáno pohrdat potřebným, i kdybychom mu mohli dát jen skrovnou almužnu.
Bu mahkûmların yarısından çoğu siyasi mahkûmlardı (özellikle Sovyet, Çek, Hollandalı ve Alman).Více než polovina z tohoto počtu byli političtí vězni - Sověti, Češi, Nizozemci a Němci.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.Posledním oficiálním popraveným byl Hamida Djandoubi, 10. září 1977.
Dizinin konusu mahkûmlar ve cezaevi yetkilileri arasında var olan ilişki üzerinden genişlemektedir.Vězeň začíná chápat vztahy mezi vězni i dále.
MÖ 738 — Asur kralı Tiglath-Pileser III, İsrail'i istila etti ve vergi ödemeye mahkûm etti.738 – Asyrský král Tiglatpilesar III. napadl Izrael a donutil ho k platbě tributu.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Poslední slova která pronesl před smrtí zní: „Ich sterbe unschuldig, mein Urteil ist ungerecht.
Brian Meehan Guerin’i öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edildi.Na doživotí za její vraždu byl odsouzen také Brian Meehan.
1939'un Eylül ayında, Dachau Toplama Kampı'ndan Flossenbürg'a 1.000 siyasi mahkûm transfer edildi.V září 1939 převedly jednotky SS 1 000 politických vězňů do Flossenbürgu z Dachau.
Müzakerelerde, içinde 1027 Hamas ve Filistinli mahkumun İsrail tarafından bırakılması vardı.Izrael výměnou propustil 1027 palestinských vězňů.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Plynové komory se pro popravy v USA začaly užívat začátkem 20. let 20. století.
200 mahkûm kamptan kaçtı.Táborem prošlo přibližně 200 zajatců.