Ana içeriğe geç
Sözlük

mahkum ile cümle

mahkum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1919'da sivil mahkumler ile kullanılmıştır.Vanaf 1919 werden er ook burgergevangenen ondergebracht.
Julianus, halefi Septimius Severus tarafından görevinden alınarak ölüme mahkûm edildi.Julianus werd door zijn opvolger, Septimius Severus afgezet en terechtgesteld.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.Op 10 september 1977 vond de laatste executie plaats in Frankrijk, die van Hamida Djandoubi.
0.17.20 - Mahkûm koruması vurulur.19.18 uur: Het sein Brand Meester wordt gegeven.
Üçüncü kez idama mahkûm edildi.De derde keer worden zij geëxecuteerd.
2006'da ise idam cezasına mahkûm oldular.In 2006 werden ze opnieuw ter dood veroordeeld.
Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı.Een moordenaar is uit de gevangenis ontsnapt.
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.Hij ontmoet er John Coffey die beschuldigd wordt van de moord op twee meisjes.
İdam edilmeden önce son sözleri şunlardı: "Ben haksız yere mahkum ediliyorum ve masum bir şekilde ölüyorum".Zijn laatste woorden waren "Ik ben onschuldig, mijn veroordeling is fout.
15 yıl hapse mahkûm edildi ama 1952'de serbest bırakıldı.Hij kreeg een gevangenisstraf van vijftien jaar opgelegd maar werd reeds in 1952 vrijgelaten.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.Honderden gevangenen die waren gemaakt werden de volgende dag geëxecuteerd.
Ölen mahkûmlardan biri olan Sands'in cenaze törenine 100.000 kişi katıldı.Meer dan 100.000 mensen waren aanwezig bij de begrafenis van Sands, de eerste hongerstaker die overleed.
1974 yılında, 75 El-Dava üyesi tutuklandı ve Baasçı devrimci mahkeme tarafından ölüme mahkum edildi.1974 De revolutionairen arresteren 75 Dawa-leden en veroordeelde ze tot de doodstraf.
Vikernes 21 yıl hapse mahkûm edildi.Vikernes kreeg uiteindelijk 21 jaar cel opgelegd.
Mahone, mahkûm nakil aracına binmek ister ama reddedilir.Mahone wil bij ze in het busje, maar krijgt daar geen toestemming voor.
Suikastten sonra teslim oldu ve 20 yıl hapse mahkûm edildi.Hij gaf zichzelf aan en werd tot 20 jaar gevangenisstraf veroordeeld.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.Uiteindelijk beslist de rechtbank in een gemotiveerd vonnis of arrest.
O, Michael, Lincoln ve diğer mahkûmlar kaçmayı başarırlar.Michael en Lincoln weten te ontkomen.
Mahkumlardan dördü jandarma tarafından yakalandı.Vier verdachten werden gearresteerd door het leger.
Capucci, 12 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.Ducpétiaux werd tot een jaar gevangenis veroordeeld.
Mahkûmlar bütün gün yol yapımı gibi ağır işlerde çalıştırılırlar.Beide officieren zouden dus zo goed als de gehele bezettingstijd in het gevang doorbrengen.
Diğer mahkûmları da kışkırtarak bir isyan çıkarıyoruz.Dan breekt er een opstand uit onder de gevangenen.
Pratikte yüksek güvenlikli askeri hapishanelerdi ve herhangi bir suç işlemeyen mahkumlar için tasarlanmıştı.Later werd de doelgroep uitgebreid tot alle gevangenen die zonder aanklacht werden vastgehouden.
Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.Denant wordt ingerekend en tot drie jaar celstraf veroordeeld.
Fakat bu mahkûm sarhoş olmasına rağmen katiyen buna razı olamayacağını açıkça bildirir.Hij raakt echter zodanig dronken dat hij de boodschap vergeet te melden.
İki yıl sonra Hükümet fonlarını zimmete geçirmek suçundan 7 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.In oktober werd er tegen de twee agenten een gevangenisstraf van zeven jaar uitgesproken.
Kendisi, "İran İslam Cumhuriyeti'nde en uzun süre tutuklu kalan siyasi mahkum oldu".Hierdoor was hij de langst gevangen gehouden politiek gevangene geworden van Libië.
Adil, suçsuzluğunu kanıtlayamaz ve hapse mahkûm olur.Hij is onschuldig, maar kan dit niet bewijzen en vliegt de cel in.
Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkûm olacaktır.Zo niet, dan zouden ze voorgoed verdwijnen.
Mahkûmiyeti sırasında matematiksel fikirlerini geliştirmeye devam etti.Hij ontwikkelde zijn hoofdrekenmethode tijdens zijn gevangenschap.
Sayesinde bu iki davada mahkûm edilmiş iki kişi salındı.Twee vrouwen werden in soortgelijke zaken vrijgesproken.
2000 kişilik mahkûm ordusuyla yola çıktı.Hierbij nam hij 2.000 krijgsgevangenen.
İkinci sezonda karakterin rolü değişir kaçan mahkûmların peşinden gider.In de tekenfilm slaagt hij er op de meest absurde wijze in om een ontsnapte gevangene te achtervolgen.
Mahkûm zehirli iğne veya elektrikli sandalye arasında seçim yapabilir.Ook in Florida kan de veroordeelde kiezen tussen stoel en injectie.
Kadın tecavüz mağdurlarının zina suçundan mahkum edilmesine ilişkin bir belgeseldi.Verbeteren van de delictsomschrijving voor verkrachting.
Kısa bir süre sonra yakalanıp idama mahkûm edildi.Korte tijd later werd hij reeds gevangengenomen en gedood.
Bu yargılama sonucu 17 yıl hapse mahkum oldu.Hierdoor bracht hij zeventien maanden in gevangenschap door.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Ze trachten de gevangenen tot bekentenissen te dwingen.
Mahkûm kaçtı!De gevangene is ontsnapt!
200 mahkûm kamptan kaçtı.200 więźniami uciekł z obozu.
Kurtulanlardan 11 general savaş sonrası NKVD mahkemeleri tarafından tutuklandı ve mahkum edildi.Jedenastu spośród ocalałych zostało po wojnie aresztowanych i skazanych przez trybunały NKWD.
Dolayısıyla bu emir fiilen yaralı esirlerin çoğunu ölüme mahkum etti.Rozkaz ten de facto skazywał większość rannych jeńców na śmierć.
Gilbert, Alman mahkûmların Cezaevi Psikoloğu olarak atandı.Gilbert został mianowany psychologiem więziennym niemieckich więźniów.
NASA, “Voyager'lar - belki de sonsuza dek - Samanyolu'nu dolaşmaya mahkum edildi” diyor.NASA stwierdziła, iż „sondy Voyager będą – prawdopodobnie wiecznie – przemierzać Drogę Mleczną”.
11 Ekim 1946'da Stepinac 16 yıl hapse mahkûm edildi.11 października 1946 roku sąd skazał Stepinaca na 16 lat więzienia.
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 – Nelson Mandela został skazany na dożywotnie pozbawienie wolności.
Babasının mirasının üçte ikisinin gitmesiyle, 29 yaşındaki Pascal soylu yoksulluğa mahkûm oldu.Po utracie dwóch trzecich majątku swego ojca, 29-letniemu Pascalowi w oczy zajrzało widmo biedy.
Bu yargılama sonucu 17 yıl hapse mahkum oldu.Ostatecznie jednak wyrok wyniósł 17 lat więzienia.
Brian'ın tüm çabalarına rağmen Dom 25 yıl hapse mahkûm olur.Dom ostatecznie pomaga Brianowi, zostaje jednak skazany na 25 lat więzienia.
7 Nisan 1962’de tümü suçlu bulunup 30 yıla mahkûm edilir.7 kwietnia 1962 wszyscy zostali skazani na 30 lat więzienia.
1.30.48 - Bir mahkûm ölür.31.08.44 na karę śmierci.
Michael Scofield ve diğer yedi mahkûm Fox River Eyalet Hapishanesi'nden kaçarlar.Wraz z siedmioma innymi więźniami uciekł z Fox River (odcinek Go).
Aynı gemide Silver da mahkûm olarak seyahat edecektir.Tym samym statkiem podróżuje Poirot.
Yapı 205 mahkûmu barındırmaktadır.Zakład może pomieścić 205 osadzonych.
Her iki taraf da beş yıl mahkûmiyette karar kılar.Jeśli obaj będą zeznawać, obaj dostaną pięcioletnie wyroki.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Strażnicy ani więźniowie nie mogli ze sobą rozmawiać.
Vikernes 21 yıl hapse mahkûm edildi.Vikernes został skazany na 21 lat pozbawienia wolności.
Faşist Bulgar idaresı tarafından üç defa idama mahkûm edildi.Trzykrotnie był aresztowany za karykatury brazylijskiej policji.
Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.Więzienie zdobyto, więźniów rozpuszczono.
Michael P. ömür boyu hapse mahkûm edildi.Tym samym Michał M. został ostatecznie skazany na karę dożywocia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod