Bu cinayet olayının mahkemesi de oldu, ben burada değildim.Zij was er op het moment van de moord bij, maar is nooit bij de zaak betrokken.
Theodore Briseno mahkemede suçsuz bulunduktan sonra görevinden istifa etmiştir.Theodore Briseño is weggegaan nadat hij vrijgesproken was.
Bu Anayasa Mahkemesi’nin karar merciinde olanlardır.Daarover beslist echter alleen het grondwettelijk gerechtshof.
Sonunda yüksek mahkeme kararı 11 hakim hükümdar lehinde ve 1 hakim hükümdar aleyhinde olarak çıktı.Aan het hoofd van de juridische macht stond een Hooggerechtshof met 11 rechters.
Emsal karar bağlayıcılığı ilkesine göre, Yüksek Mahkemenin kararı, diğer tüm mahkemeleri bağlayıcıdır.De beslissingen van het Californische Hooggerechtshof zijn bindend voor alle andere rechtbanken van de staat.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Hierdoor was het makkelijk om Napster stop te zetten na een rechtszaak.
Parlamento, görevi mahkemelerin ve kamu çalışanlarını denetlemek olan bir Ombudsman (Soruşturmacı) seçer.De Kamer benoemt een ombudsman, die de klachten van de burgers onderzoekt.
Bunun üzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.Daarop ging de rederij in beroep bij het Europese hof voor de Rechten van de Mens.
Mahkeme sırasında Juana'nın yazdığı suçlayıcı mektuplar ortaya çıkarıldı.Bij de stemming gaf Athena's stem in de jury de doorslag.
İdari yargıda idare mahkemelerinin verdiği kararlara karşı da temyiz mümkündür.Het is ook kans om in beroep te gaan tegen de beslissingen van de provinciale rechtbanken.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.De zaak werd uiteindelijk buiten de rechtszaal om opgelost.
İstiklal Mahkemeleri.Commissie van Beroep.
1571 yılında Paris Krallık mahkemesinin avukatlarından biri olarak görev yapıyordu.In 1571 schreef hij zich in Parijs in als advocaat.
Mahkeme kurulur.De rechtszaak wordt geseponeerd.
Nürnberg mahkemelerinde 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.In Neurenberg werd hij tot twintig jaar gevangenisstraf veroordeeld.
1886'da mahkeme Meucci'nin icadın sahibi olduğuna ikna olmuş görünse de üç yıl sonra Meucci vefat etmiştir.Vanaf 1886 tot de dood van Meucci in 1889 liep de rechtszaak.
Aslanların ininde mahkeme ve Tanrı'nın kurtarışı.(6) A'.Paulus dankt God voor het geloof en de liefde van de gemeente in Thessalonica (1:3-10).
Şubat 1952 yılında SSCB Yüksek Mahkemesi Askeri Kurulu tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.In februari 1952 werd hij voor een Sovjet rechtbank veroordeeld tot 25 jaar gevangenisstraf.
Uluslararası Ceza Mahkemesi.Internationaal strafrecht.
Rusya Anayasa Mahkemesi ise Yeltsin’in aldığı kararın anayasaya aykırı olduğuna karar verir.Het Hooggerechtshof oordeelde echter dat Jeltsin buiten de grondwet om had gehandeld.
Mahkemeler esnasında, konuşmaya ait yazı bilinmiyordu.Tijdens de bezetting was het verboden naar de programma's te luisteren.
Ayrıca 1990-1994 yılları arasında Anayasa Mahkemesi üyelerinin hukuk müşavirliğini yapmıştır.Van 1990 tot 1994 hield hij zich bezig met de vervolging van verdachten van publieke corruptie.
Mahkemeye çıkarılan dört ODTÜ'lü tutuklanırken gözaltına alınan baskıevi çalışanı ise serbest bırakıldı.Een vierde verdachte die in deze zaak terechtstond, werd vrijgesproken.
10 Mart 2014 tarihinde mahkeme kararıyla tahliye edildi.Op 23 mei 2015, spreekt de rechtbank haar vrij.
Yargılandığı İstiklal Mahkemesi'nden beraat etti.Het gerechtshof veroordeelde hem conform de gestelde eis.
Mahkeme, üç yıl sonra seçimde alınan kararların iptaline karar vermiştir.Rusland liet echter weten binnen drie maanden in beroep te gaan tegen de uitspraak.
Mahkeme de bu talebe uymak zorunda kalacak.De rechtbank wijst deze vordering af.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Hij kwam in aanraking met het gerecht wegens alcoholmisbruik.
Rusya Anayasa Mahkemesi, Rusya'nın anayasa mahkemesidir.Het Bundesverfassungsgericht is het grondwettelijk hof van Duitsland.
Arias bu yasaya daha sonra Anayasa Mahkemesine başvurarak itiraz etmiştir.United Left kondigde aan bezwaar aan te tekenen tegen deze bevestiging bij het Constitutioneel Hof.
Tuğcu, Yüksek Mahkeme'nin ilk kadın başkanı oldu.De hogepriesteres was dan ook zelf een vrouw van het hof.
Mahkeme edilip suçlu bulunduktan sonra 1938’de idam edildi.In 1938 werd hij tijdens een geheim proces veroordeeld en geëxecuteerd.
Daha sonra Adana Ağırceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamalarda 34 kişi idam cezasına çarptırıldı.Bij de rechtbank in Lodz kregen drie van hen voor betrokkenheid bij deze moorden de doodstraf.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devir kararını haksız buldu.Het Europese Hof voor de Rechten van de Mens bepaalde dat het proces oneerlijk was verlopen.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
Lynaugh davasında, Amerika Birleşik Devletleri Beşinci Bölge Temyiz Mahkemesi ise Bigby v.6 - Het Hooggerechtshof van de Verenigde Staten verklaart in de zaak Lochner v.
26 Haziran 2015'te Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi tarafından verilen Obergefell v.Op 26 juni 2015 oordeelde het Hooggerechtshof van de Verenigde Staten in de zaak Obergefell v.
Mahkemeler hükûmetten ve parlamentodan bağımsızdır.De rechterlijke macht is onafhankelijk van de uitvoerende en de wetgevende macht.
Şefik Hüsnü ve 12 arkadaşı İstiklâl Mahkemeleri’nde ağır hapis cezalarına çarptırılırlar.Later werden de eigenaar, zijn zoon en twaalf bouwinspecteurs veroordeeld tot gevangenisstraffen.
Babası, Yemen’de mahkeme reisliği yapmaktaydı.Zijn vader was rechter in El Paso.
Huber 19 Nisan'da Halk Mahkemesi huzuruna çıkarıldı.Huber postawiony został 19 kwietnia przed Trybunałem Ludowym.
Kurtulanlardan 11 general savaş sonrası NKVD mahkemeleri tarafından tutuklandı ve mahkum edildi.Jedenastu spośród ocalałych zostało po wojnie aresztowanych i skazanych przez trybunały NKWD.
Krallar artık kendi personellerini atamıyorlardı; bu sorumluluk, imparatorluk mahkemesi tarafından üstlendi.Królowie nie mogli już mianować swoich urzędników; ten obowiązek przejął dwór cesarski.
Bu nedenle jüri FACE ödülünün “Bamako”/”Mahkeme” filmine verilmesine karar vermiştir.”Biorąc pod uwagę powyższe warunki, jury zdecydowało przyznać pierwszą nagrodę FACE filmowi „Bamako/Sąd”.
16 Eylül 1904'te Lyck'de (şimdi Ełk) Devlet Mahkemesi hakimi oldu.16 września 1904 roku uzyskał posadę sędziego w Sądzie Okręgowym w Lyck (obecnie Ełk).
Sandra Day O'Connor'ı, Yüksek Mahkeme'nin ilk kadın yargıcı olarak atadı.Sandra Day O’Connor jako pierwsza kobieta została wybrana sędzią Sądu Najwyższego Stanów Zjednoczonych.
Mahkeme, 1976 yılında Gregg v.Pomimo to, aż do 1976 roku, gdy w sprawie Gregg v.
1957), Georgia Yüksek Mahkemesi yargıcıGeorgia prezes Sądu Najwyższego
Bir gece, rüyasında mahkemeye çıkarılır.Pewnej nocy przez sen wyrywa się jej skarga.
Mahkeme ismi reddetti ve cezayı onadı.Sąd odrzucił imię i podtrzymał grzywnę.
1633 - Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde yargılanmak üzere Roma'ya geldi.1633 – Galileusz przybył do Rzymu aby stanąć przed trybunałem inkwizycyjnym.
Poe West Point'ten ayrılabilmek için bilerek kendini mahkemeye verdirtti.Poe zdecydował się na opuszczenie West Point przez umyślne dostanie się pod sąd wojskowy.
1985 yılında Trin bölge mahkemesine seçildi ve 1991 den 1997'ye kadar başkanlık yaptı.W 1985 została sędzią w sądzie gminy Trin, sprawując funkcję jego przewodniczącej od 1991 do 1997.
O yılın 1 Ekimi'nde Gizli Hükümet Mahkemesi ve Yönetim Kurulu'na atandı.1 października tego samego roku przyjęto go do Tajnego Sądu Rządowego i Rady Wykonawczej.
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po decyzji sądu prokuratura złożyła odwołanie dot. Adriana Newey'a i Patricka Heada.
Sonunda dava mahkeme dışında anlaşıldı.Sprawa została załatwiona poza sądem.
1998 - Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü kabul edildi.1998: 120 krajów podpisało statut rzymski ustanawiający Międzynarodowy Trybunał Karny.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Władza sądownicza jest sprawowana przez sądy.
Avrupa Hesap Mahkemesi ^ sitesiOgłoszenie Komisji Europejskiej
29 Mart 1962’de ise 1179 savaş esiri vatan hainliğinden mahkemeye sevk edilir.29 marca, 1179 mężczyzn postawiono przed sądem za zdradę.