Fazla mahcup etmek istemiyorum.I don't want to embarrass him too much.
Ancak kendime gelince, bu taslağı hiçbir zaman sunmayacak olduğumu için çok mahçuptum.But, to my credit, I was so embarrassed about doing that that I never submitted this sketch.
Yaptığım hatalardan ötürü mahçup olarakAshamed of all the mistakes I've committed
Sadece bu da değil, ama onlar mahcup görünüyordu.And not only that, but they looked embarrassed.
Sana karşı mahçup oldum.I'd be embarrassed.
Kendimi çok mahçup hissediyorum.I feel so ashamed.
(İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme.And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
“Bunlar benim misafirlerim!” dedi, “Ne olur beni mahcûp etmeyin."And do not disgrace me.
Samir, yüzünde mahcup bir gülümsemeyle, “Duyduklarına hiç de memnun olmadılar."They were not pleased," Samir says, with a sheepish smile.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.The crow, shamefaced and flustered swore, Too late, however: "Nevermore!"[6]
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.Sie enden lang spitz auslaufend, nicht zungenförmig abgerundet.
Bununla birlikte ödülleri nasıl kazandığı konusunda bir nebze mahcuptur.Gegen eine Belohnung würde er ihn aber ruhigstellen.
Mahcup etmez diye umuyorum. "Das finde ich unverschämt."
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.Nie versäumte er die vorgeschriebenen Gebete und genoss es, Koranrezitationen zuzuhören.
Şahbender ona iyi davranır, Nicole mahcuptur.Onkel Danny gibt Nicky sein OK.
Mahcup etmez diye umuyorum. "Ce n’est pas une honte ».
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.Nous avons imploré, et on nous a raillés, et le malheur s'est abattu sur nous.
Paula yine de mahcup olur.Billu est en disgrâce.
Mahcup etmez diye umuyorum. "«"Nada me da vergüenza"».
Paula yine de mahcup olur.Anche Buffy si sente in imbarazzo.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Я клянусь, что честь и доверие, оказанные мне, не посрамлю.
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.Нарасимха, умиротворенный молитвами Прахлады, готов был одарить его любыми материальными благами.
Mahcup etmez diye umuyorum. "(«Не будет ли стыдно?»).
Buffy mahcup bir halde, "Sağol" der.Тот испуганно отвечает «да».
Bununla birlikte ödülleri nasıl kazandığı konusunda bir nebze mahcuptur.على أية حال فقد بقى محرجا بعض الشيء بالنسبة إلى كيفية ربحه للجوائز.
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu."إيمان سلامة: لا أُصدّق أنني وقفتُ أمام الزعيم في".
Mahcup etmez diye umuyorum. "فأنا لاأخجل من المسؤولية».
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ele fica cada vez mais invejoso e cruel sobre a relação de Rose com Jack.
Mahcup etmez diye umuyorum. "Ele não passou essa vergonha."
Konuşan mahçup olur çünkü...""Como você parece horrivelmente ...
Paula yine de mahcup olur.Brie schaamt zich daarvoor.
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.On będzie wzywał Pana przeciwko tobie, a ty obciążysz się grzechem.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Він стає все більш збентеженим, ревнивим і жорстоким до стосунків Рози з Джеком.
Şahbender ona iyi davranır, Nicole mahcuptur.Дуже кохає свою дівчину, Кімі Нішіна.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.Не схильний до компромісів чи довіри будь-кому.
Mahcup etmez diye umuyorum. "«Я вважаю ганьбою!».
Mahcup etmez diye umuyorum. "A my se za svůj postoj nestydíme."
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ahogy Jack és Rose románca kibontakozik, egyre féltékenyebb, dühösebb és kegyetlenebb lesz.
Mahcup etmez diye umuyorum. "De nem szégyellem.”
Şahbender ona iyi davranır, Nicole mahcuptur.Te lehetsz írja sebemnek, Gyönyörű kis tulipánt!
Paula yine de mahcup olur.Abellino mindenki előtt megszégyenül.
Buffy mahcup bir halde, "Sağol" der.Mielestäni Brik valittaa varsin aiheellisesti..."»
Mahcup etmez diye umuyorum. "Ettekö yhtään häpeä!”
Paula yine de mahcup olur.Hän on esiintynyt myös sarjassa Kyllä nolottaa.
Mahcup etmez diye umuyorum. "Είμαι σίγουρη και δεν ντρέπομαι γι αυτό".
Mahcup etmez diye umuyorum. "Kupikir itu memalukan. "
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu.Tetapi Allah telah menunjukkan kepadaku, bahwa aku tidak boleh menyebut orang najis atau tidak tahir."
Mahcup etmez diye umuyorum. "Tôi không xấu hổ vì điều đó."
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.だがノリが軽く、自尊心もないので簡単に憑依を許してしまう。
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.また生命のある限り礼拝を捧げ,喜捨をするよう,わたしに御命じになりました。
Mahcup etmez diye umuyorum. "慚愧(ざんき)に堪えない」と謝罪した。
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu.しかし、わたしが真理を語っているので、あなたがたはわたしを信じようとしない。
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.この信仰は、信者たちを一にし、信者たちを分裂させません。
Paula yine de mahcup olur.ポーズをする時も恥ずかしがっている。
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.正好长驱,不须反顾,寻取中流誓。
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.崔贊以雅量而被人稱道,曾勸許允以「處世太盛」為戒。
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.태종은 이를 몹시 비통해하여 그의 묘 옆에 대자암을 세워 그의 명복을 빌게 하였다.
Bana inananları, güvenenleri mahcup etmeyeceğim.신뢰심을 지닌 사람들에게는 한없는 은총이 내릴 것이다.”
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.불신(佛身)과 대좌(臺座)가 전하고 광배(光背)는 없어졌다.
Mahcup etmez diye umuyorum. ""나는 그들에게 창피하지도 않느냐고 소리쳤다.