Dan Linda'ya söylediğinden mahcup olmuş olmalı.Dan should be ashamed of what he told Linda.
Ne hakkında mahcupsun?What are you embarrassed about?
Ben onu duyduğumda mahcup oldum.When I heard that, I was mortified.
Tom mahcup olmalı.Tom should be ashamed.
Tom ve Mary beyninden vurulmuşa dönmüştü ve John mahcuptu.Tom and Mary were shocked, and John was embarrassed.
Tom oğlunun davranışı tarafından mahcup edilmişti.Tom was embarrassed by his son's behavior.
Tom ailesi tarafından mahcuptu.Tom was embarrassed by his parents.
Mary ebeveynleri tarafından son derece mahcup edilmişti.Mary was extremely embarrassed by her parents.
Kirli ve mahcup hissettim.I felt dirty and ashamed.
Akıllı bir kişi öyle davranmaktan mahcup olurdu.A wise person would be ashamed to act like that.
Tom mahcup edildiğini itiraf ediyor.Tom admits he was overwhelmed.
Mahçup edilmiştim.I was scandalized.
Tom mahçup edilmişti.Tom was scandalized.
Tom kolayca mahcup olur.Tom gets embarrassed easily.
Tom mahçup göründüğümü söyledi.Tom said I seemed embarrassed.
Sami bazen mahcup olurdu.Sami would sometimes get embarrassed.
O mahçup olmuş görünüyordu.She seemed embarrassed.
O mahçup görünüyordu.He seemed embarrassed.
Tom mahçup olabilir.Tom might be embarrassed.
Tom mahçup olmalı.Tom must be embarrassed.
Bence bu olursa Tom mahçup olacak.I think Tom will be embarrassed if that happens.
Tom'u mahcup etmek istemem.I don't want to embarrass Tom.
Tom bunu yaptığına çok mahçup olmuştu.Tom was too embarrassed to do that.
Tom, muhtemelen Mary'nin mahçup olduğunu söyledi.Tom said Mary was likely to be embarrassed.
Tom Mary'ye mahçup olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olacağını düşünüyor.Tom thought Mary would be embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was embarrassed.
Tom mahçup olduğunu söyledi.Tom said he's embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olduğunu düşündü.Tom thought Mary was embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is embarrassed.
Tom Mary'nin mahçup olduğunu söyledi.Tom said Mary was embarrassed.
Tom'un mahçup olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom was embarrassed.
Tom'un mahçup olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom was embarrassed?
Senin mahçup olacağını düşünmedim.I didn't think you'd be embarrassed.
Tom mahcup gibi görünüyordu.Tom looked like he was embarrassed.
Tom mahcup görünmüyordu.Tom didn't seem embarrassed.
Çok mahçuptum.I was very embarrassed.
Mary bunun Tom'u mahçup edeceğini düşündüğünü söyledi.Mary said she thought that would embarrass Tom.
Mary Tom'un mahçup olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be embarrassed.
Tom, Mary'nin mahçup olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be heartbroken.
Tom Mary'nin mahçup olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was embarrassed.
Tom mahçup olduğumu biliyordu.Tom knew that I was embarrassed.
Tom gerçekten mahçup olduğunu söyledi.Tom said that he was really embarrassed.
Tom mahçup olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't embarrassed.
Tom muhtemelen mahçup olacak.Tom will probably be embarrassed.
Tom mahcupça gülümsedi.Tom smiled shyly.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar mahcup görünmüyordu.Tom didn't seem to be as embarrassed as Mary seemed to be.
Sen mahçup görünmüyorsun.You don't look embarrassed.
Tom'un mahcup biri olduğunu biliyorum.I know Tom is self-conscious.
Mahcup etmez diye umuyorum. "I'm not going to be ashamed."
İnşallah, bana güvenenleri mahcup etmem" diye konuştu.God have mercy on me that I will not lose faith.”
Paula yine de mahcup olur.Now Papen is embarrassed.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.He becomes increasingly embarrassed by, jealous of, and cruel about Rose's relationship with Jack.
İhanete uğramış ve mahcup hisseden Gabriel, onu görmeyi keser.As Javier is put to jail, Gabrielle sees him and looks at him, disappointed.
Bununla birlikte ödülleri nasıl kazandığı konusunda bir nebze mahcuptur.Spørsmålet er om han fortjener prisen.
Neden bana karşı mahcup oluyorsun?What are you apologizing for?
"O" "efendim, bilmiyordum," diye başladı ve o mahcup durdu."I didn't know, sir," she began, "that--" and she stopped embarrassed.
Hayranlık ve taktir sizi mahcup edecekAdoration and admiration will overwhelm you.
Ve masada mahcup edici bir sessizlik yaşanırdı.And there would be an awkward silence at the table,