Ana içeriğe geç
Sözlük

maddi ile cümle

maddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok kişiye maddi borcu vardır.Έχει πολλές ανθρώπινες ιδιότητες.
Bu yangın, büyük maddi zarar verdi.Ο μαζικός βομβαρδισμός προκάλεσε τεράστιες υλικές ζημιές.
1857'de maddi sıkıntılar sebebiyle kocası William evi terketti.To 1865 η οικογένεια αναγκάστηκε να μετακομίσει στο Παρίσι, λόγω οικονομικών δυσχερειών.
1870 yılında babasını kaybetti ve ailesi maddi sıkıntıya düştü.Ο πατέρας της πέθανε από φυματίωση το 1810 αφήνοντας την οικογένεια του σε δεινή οικονομική κατάσταση.
Bu maddi ve manevi gücü bulduğum için de şükrediyorum.Υπονοείται μια σχέτιση με τη σωματική και ηθική δύναμη.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Efter drabene gør ægtemændene op med bøder for drabene i henhold til disses status.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Der skete materielle skader.
Bu, onların, sade, yalın, maddi biçimidir.Dets dele er raf (rav), efni (stof) og fræði (lære).
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Der sker ingen personskader, men en del materielle skader.
Pablo Honey, Radiohead'in 1993 yılında maddi sıkıntılarla çıkardığı ilk albümüdür.Pablo Honey er Radioheads første studiealbum, udgivet i 1993.
Birçok kişiye maddi borcu vardır.Mange af dem var skattepenge.
Hem maddi hem manevi açıdan.Økonomisk såvel som spillemæssigt.
Daha sonra insana geçer, insanın maddi ve ruhani taraflarını açıklar.Snart søger de at indkredse menneskets styrke og svaghed.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Etter drapene gjør ektemennene opp med bøter for drapene i henhold til disses status.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Ingen drepte, men store materielle skader.
Yeni devletin maddi zorluklarının baskısı altında Ben-Gurion, Batı Almanya ile tazminat anlaşması imzaladı.For å løse de økonomiske krisene signerte Ben-Gurion en erstattingsavtale med Vest-Tyskland.
O bunun çok pahalı ve şirketi maddi yönden zorlayacağını düşünmüştür.Han mente slik virksomhet var for dyr, og for krevende i forhold til selskapets ressurser.
Dergi maddi desteği olmayan yazarlardan ücret talep etmeyecektir.Tidsskriftet honorerer ikke bidragsytere.
Mozart hayatında nadiren maddi zorluklar yaşamıştır.Mozart hadde på mange måter et vanskelig liv.
Ayrıca engelli tiyatrosu, Kültür Bakanlığı'ndan maddi destek almaktadır.Huset mottar finansiell støtte fra Kulturdepartementet.
Maddi desteği , Başbakanlık özel fonlarından alıyorlardı.Pengene skulle komme fra statsministerens nasjonale hjelpefond.
Her üç saldırı da büyük maddi zararla sonuçlandı.Den siste av de to medførte store materielle ødeleggelser.
1985 yılında maddî imkânsızlıklardan dolayı kapandı.I 1985 ble det slutt på kommersiell selfangst.
Pablo Honey, Radiohead'in 1993 yılında maddi sıkıntılarla çıkardığı ilk albümüdür.Pablo Honey er Radioheads første studioalbum, utgitt i 1993.
Can kaybının olmadığı depremde önemli bir maddi hasar yaşanmadı.Til tross for store materielle skader ble ingen fysisk skadet i ulykken.
Maddi anlaşmazlık nedeniyle ayrıldım diye konuşmuştur.Hun sluttet på grunn av uenighet relatert til forbruket.
Köylünün maddi durumu fazla iyi değildir.Men låven var ikke i særlig god stand.
Köye 1958 yılında bir sel gelmiştir ve büyük maddi zararlar vermiştir.Olje ble funnet i 1958, noe som førte til stor økonomisk vekst.
Birçok kişiye maddi borcu vardır.Sehingga banyak orang terjerat hutang.
Dünya Miras Fonu'ndan maddi destek, listelenen siteler için komite tarafından tahsis edilebilir.Dukungan keuangan dari Dana Warisan Dunia dapat dialokasikan oleh panitia untuk properti yang terdaftar.
Ancak kitabın getirdiği maddi başarı sonucunda Doré başka İngiliz yayıncılardan da teklifler aldı.Bukunya juga menjadi sebuah finansial sukses, dan Doré menerima komisi dari penerbit Inggris lainnya.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Pada praktiknya, Eropa Muda tidak memiliki uang dan dukungan rakyat selama masa berdirinya yang singkat.
Maddi kazanım ve rahat bir yaşam şekli bu gruptaki katillerin temel dürtülerindendir.Hidup Sederhana Hidup sederhana memang melekat dalam diri pemimpin yang satu ini.
Onlardan bu iş için maddi destek istedi.Ia sering mengumpulkan dukungan keuangan untuk bisnisnya.
1985-1986 sezonu sonunda ise maddi sıkıntılardan dolayı ligden çekildi.Dari 1985 hingga 1990, ia berkecimpung dalam bidang bisnis.
O da diğerleri gibi arkhe sorunu üzerinde durur ve doğa ve maddi temelde açıklar.Walaupun demikian, dia juga banyak melukis dengan tema lainnya, seperti alam dan makhluk hidup.
Alfred doğduğunda, babası iflas etmişti, dolayısıyla ailesinin maddi durumu iyi değildi.Pada tahun yang sama saat Alfred lahir, bisnis ayahnya merugi dan ditutup.
İnsan, vücuduyla maddi dünyaya, ruhu ile de manevi dünyaya bağlıdır.Contoh yang diberikan berkaitan dengan tubuh, jiwa dan roh.
Ruhlar âlemindeki bedensiz varlıklar, dünyadaki bedenlilerle gerek maddi gerekse manevi etkileşim içindedir.Demikian pula, roh adalah daya yang menghidupkan tubuh manusia.
Ancak insanın hem ömrü, hem de maddî imkânları sınırlıdır.Maka, manusia bertugas untuk memelihara, menata dan mengembangkan kehidupan.
Ailesinin maddi durumu pek iyi değildir.Kehidupan keluarganya sangat buruk.
Ailesi maddi olarak çok zayıftı ve bütün gün çalışmak zorunda kaldı.Gia đình bà rất nghèo và bà phải làm việc cật lực suốt cả ngày.
Maddi kazanım ve rahat bir yaşam şekli bu gruptaki katillerin temel dürtülerindendir.Có được vật chất và một phong cách sống dễ chịu là các động cơ chính của những kẻ giết người kiểu thoả mãn.
Reform, genel olarak istikrarlı ve öngörülebilir bir maddi teşvik sistemi yaratamadı.Nhìn chung, cải cách tiền lương không tạo ra một hệ thống khuyến khích ổn định và có thể dự đoán được.
Ailesinin maddi durumu pek iyi değildir.Cuộc sống gia đình của cha mẹ không hạnh phúc.
Ruhun maddi bir kökeni yoktur.Thiên Chúa không có thân thể theo vật lý.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Chổi thủ có thể cưỡi bất kỳ loại chổi nào tuỳ vào khả năng tài chính.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Bởi vì tôi không bao giờ có thể dựa vào một nơi vật chất nào đó."
Dünya Miras Fonu'ndan maddi destek, listelenen siteler için komite tarafından tahsis edilebilir.Hỗ trợ tài chính từ Quỹ Di sản Thế giới được phân bổ bởi Ủy ban đối với di sản bị đe dọa được liệt kê.
Berkeley, maddi dünyanın var olduğunu reddetme çabasında değildi.Berkeley tin rằng vật chất không tồn tại.
Maddi hukuk bakımından hak sahibine davacı, yükümlü olana ise davalı denmektedir.例えば、債権者が保証人を訴えた場合の主債務者である。
Bütün maddi gelirler paylaşılmaktadır.あらゆる収入源は共有される。
Çılgın Kalabalıktan Uzak (özgün adıyla Far from the Madding Crowd), Thomas Hardy'nin bir romanı.Far from the madding crowd(遙か群衆を離れて) - トーマス・ハーディの小説、およびその映画化タイトル。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物質的生活の生産様式は、社会的、政治的、精神的生活諸過程一般を制約する。
Onun ölümü ile sahip olduğu güç, oğullarına geçmiştir ve bu onları maddi yönden bağımsız kılmıştır.文侯が死に、子の武侯が即位すると田文と宰相の座を争うが、これに敗れる。
Bedenin maddiliğine dair yürütülen tartışmalar cinsiyet tartışmaları ile iç içe geçmiş durumdadır.議会制度の欠陥をめぐる争点はチャーティスト運動へと引き継がれる。
Ancak Toyotomi'nin maddi gücü hiç sarslanmadı.トーボの能力自体は否定していない。
Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamaz ve Adana’ya dönmek durumunda kalır.しかし、彼は神託の内容を理解できず、アテーナイへ帰還する。
Topluluk, bu gerekçe ile ona maddî destek olmayı reddetti.しかし蒯通が堂々と抗弁したため、助命されてこれを解放した。
Bu maddi ve manevi gücü bulduğum için de şükrediyorum.そのため肉体的・精神的な鍛錬を重んじた。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod