Ayrıca hamileri Yapı Kredi Bankası'nın maddi desteğinden de mahrum kalmışlardı.さらに私は国立銀行から国への融資も停止した。
Bu durum Maddie için ilk etapta sevindirici olsa da daha sonra bu durum değişecektir.この際、エミリーを助けられるか否かで結末が変わる。
İç savaş Lübnan'da çok ağır maddi hasara ve can kaybına yol açtı.レバノン内戦では、大きなダメージを受けた。
Maddi desteği , Başbakanlık özel fonlarından alıyorlardı.資金は主に民間のスポンサーから調達している。
Köylünün maddi durumu fazla iyi değildir.地の利はそこまで悪くない。
Ancak insanın hem ömrü, hem de maddî imkânları sınırlıdır.也唯有祂是人,才能體貼人的軟弱、絕望和試探。
Bu, onların, sade, yalın, maddi biçimidir.牠們的特徵是其明顯的駝及較長的背鰭。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物质生活的生产方式制约着整个社会生活、政治生活和精神生活的过程。
Maddi ve manevi olarak birçok acı yaşadim.而我身心極生苦惱。
Maddi hukukta da ceza hukukunda da, sorumlu tutulabilmek için uygun illiyet bağının varlığı aranır.債權行為是以發生債權債務關係為內容的法律行為,又稱為負擔行為。
(Yaşama yapışma arzusu, maddi bağlılıklar.)(The need for affection and approval.) 對生活伴侶的需要。
1870 yılında babasını kaybetti ve ailesi maddi sıkıntıya düştü.1876年,其父病逝,家道中衰。
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)然甚有才幹,堪為委遇,可遷掌吏部』)。
Birleşik Krallık: Ronald Maddison'un ölümüyle 1950'de Porton Down'da yapılan gönüllü insan deneyleri.英国 1950年代在波顿(Porton Down)的人体实驗,导致了空军二等兵罗纳德·麦迪逊(Ronald Maddison)的死亡。
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.但也因此,造成人员受伤和物质破坏。
Hem maddi hem bedeni ibâdet; vücut hareketleri ve mal ile yapılan ibadetlerdir.召見,賜膳及道裏費,諭所以擢用意。
Fakat sultânın yardımı ile tekrar maddi durumu düzelir.經過一輪治療,馬力病情好轉。
Harcamaları federal devletin maddi kaynaklarından karşılanmaktadır.建设所用资金全部来自联邦预算。
Tiepolo'nun doğumundan bir yıl sonra babası, aileyi maddi güçlükler içinde bırakarak vefat etti.斯托尔贝里幼年时父亲去世,家庭陷入一个困难的财务状况。
2- Maddi her şey ile ilgili olan sınırsız akaşa.若色無色界一切煩惱相應心。
Onlar da her şeyden önce maddî bir varlığa sahiptir.最初的精靈,也是一切精靈的根源。
Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamaz ve Adana’ya dönmek durumunda kalır.在醫學上已經無藥可救,唯一的辦法就是回到蘇迪亞。
Sedat Bey, radyonun sadece maddi destekle olmayacağını biliyordu.하지만 이자겸은 척준경과 함께 금나라가 강성하므로 섬기지 않을 수 없다고 주장하였다.
Birçok kişiye maddi borcu vardır.다수의 금융 기관들이 입주해 있다.
Onun ölümü ile sahip olduğu güç, oğullarına geçmiştir ve bu onları maddi yönden bağımsız kılmıştır.이때 그의 다른 자녀들도 함께 죽음을 맞이했으며 이후 그가 역적으로 몰려 단죄됨으로써 그의 가계나 족보도 실전되었다.
Bununla birlikte arabuluculuk süreci maddi hukuktan bağımsız değildir.그러나, 어떤 유전형질은 독립의 법칙을 따르지 않는다.
Sermaye maddi mallar değil o malların değeridir ve daima aynı değerini muhafaza eder.이 가치는 무엇인가를 위해서가 아니라 그것만으로도 가치가 있는 절대 가치이다.
Pablo Honey, Radiohead'in 1993 yılında maddi sıkıntılarla çıkardığı ilk albümüdür.《Pablo Honey》는 1993년에 발매 된 영국의 얼터너티브 록 밴드 라디오헤드의 첫 번째 앨범이다.
6. sezon finalinde maddi nedenlerden mahalleden ayrılmıştı.그리고 이 6개월을 끝으로 그는 현역에서 은퇴하였다.
Maddie'nin kocası.자일즈 : 몰리의 남편.
1928'de karısı şizofreniye yakalandı ve hem maddi hem psikolojik bir kriz yaşadı.ב-1928 חלתה אשתו פרדריקה בסכיזופרניה, והדבר היה עליו לנטל כלכלי ופסיכולוגי כבד.
Depremin sebep olduğu maddi zararın şu anki terimlerle ölçülmesi imkânsızdır.לא ניתן להעריך את הנזק שנגרם עקב רעידת האדמה במונחים מודרניים.
Ailesinin maddi durumu pek iyi değildi.מצבה הכלכלי של המשפחה לא היה קל.
Bir konu için para toplanması karar alınmışsa, her ev ölçüsü oranında maddi katkı yapmak zorundadır.כאשר קבוצת משקיעים מתארגנת לרכישת נכס כאשר לכל משקיע יש חלק יחסי באותו נכס.
21. yüzyılın başında kulüp maddi sorunlarla yüz yüze kaldı.בתחילת שנות התשעים של המאה העשרים המועדון מצא את עצמו בקשיים פיננסיים.
Bunun dışında bugüne kadar hiçbir kurum veya kişiden maddi destek alınmamıştır.ואסורה מעתה כל ראש חודש אף בלא קפיצה.
Köylünün maddi durumu fazla iyi değildir.המצב הכספי של ועד המושבה לא היה טוב.
Sedat Bey, radyonun sadece maddi destekle olmayacağını biliyordu.אנליסטים חזו שהאלבום לא יקבל תמיכה רצינית מהרדיו.
O da diğerleri gibi arkhe sorunu üzerinde durur ve doğa ve maddi temelde açıklar.כמו כן, אספקתו מתחילה להיגמר, והוא מבין שהטבע הוא קשה ואדיש מצד שני.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.За щастие няма пострадали хора, но са нанесени материални щети.
Kuveyt; sekiz yıl boyunca Irak'a, İran ile olan savaşında maddi destek sağlamıştı.Кувейт финансира осем години войната на Ирак срещу Иран.
Columbia, filme maddi destek sağlasa da bir süre sonra projeden ayrıldı.Филмовото студио „Колумбия“ също е с резерви и се оттегля от проекта.
1870 yılında babasını kaybetti ve ailesi maddi sıkıntıya düştü.Умира през 1877 г. и семейството изпада в тежка мизерия.
Birçok dinsel görüşte de ruh, doğaüstü yani maddi doğanın ötesindeki bir öz olarak kabul edilir.В много религии тя присъства като форма на свръхестественото или извънземното.
Şeylerin maddi ilkesini, kökenlerini ve yok oluşlarını algılamaya çalıştılar.Те търсели материалния принцип на нещата, както и метода на техния произход и изчезване.
Üniversite resmi olarak 1985 yılında kurulmuştur ve maddi kaynağı Çin hükümeti tarafından sağlanmaktadır.Официално е открит през 1985 г. с помощта на китайското правителство.
Tarım alanında maddi ve teknik olanakların geliştirilmesi hedeflendi.Те оказват влияние върху хранителните и технологичните качества при обработката му.
1985 yılında maddî imkânsızlıklardan dolayı kapandı.През 1985 година завършва магистратура.
Platform maddi destek olarak bağış kabul etmemektedir.Световната банка предоставя финансова подкрепа под формата на безвъзмездни средства.
Ailesinin maddi durumu pek iyi değildir.Икономическото състояние на семейството е много лошо.
Hem maddi hem manevi açıdan.Общо и индивидуално.
Araştırmalarda maddi çıkarlar gözetilmemiştir.Промишлени замърсявания не са отчетени.
Bu taşkınlarda büyük maddi kayıplar yaşanmaktadır.На обектите са нанесени значителни материални щети.
PFF'nin amacı Yunanların maddi kültürünün araştırılması, korunması, üzerinde çalışılması ve sunumudur.Идеята на проекта е насочена към възстановяването и поддържането на гръцката култура.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Operacija je bila uspješna, međutim, obitelj Schuldiner se mučila financijski.
New Orleans Jazz olarak kuruldu, fakat maddi sorunlar yüzünden 1979'da Utah'a taşındı.Prvotni naziv momčadi je New Orleans Jazz, ali se preselila u Utah 1979.g.
Yeni devletin maddi zorluklarının baskısı altında Ben-Gurion, Batı Almanya ile tazminat anlaşması imzaladı.Unatoč oštrom protivljenju opozicije Ben Gurion je podržao uspostavu veza sa Zapadnom Njemačkom.
(Yaşama yapışma arzusu, maddi bağlılıklar.)(Usudi se znati!, Građanska hrabrost, Pruži otpor!)
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Eksplozije su uzrokovale materijalnu štetu, ali nije bilo ljudskih žrtava.
O bunun çok pahalı ve şirketi maddi yönden zorlayacağını düşünmüştür.Smatrao je da bi takav program bio prezahtjevan i preskup za tvrtku.