Aileler başka yollarla baş edemedikleri maddi sorunları için geçim yardımı başvurusunda da bulunabilirler.La famille peut demander une allocation de subsistance si elle a des problèmes économiques insurmontables.
Aileler başka yollarla baş edemedikleri maddi sorunları için geçim yardımı başvurusunda da bulunabilirler.Perhe voi hakea toimeentulotukea, jos sillä on taloudellisia ongelmia, joista se ei selviä muuten.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Bukan karena kami mampu sehingga saya dapat mengemudi, tapi untuk memberi saya impian mengemudi.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Inte för att vi hade råd med mitt körkort utan för att låta mig drömma om att någon gång få köra.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Không phải để tôi lái xe, mà cho tôi giấm mơ được lái xe.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.저까지 운전할 수 있는 경제적 여유는 없었지만 제게 운전의 꿈을 키워주고 싶어 하셨어요
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Não que eles tivessem dinheiro para eu poder conduzir, mas para me darem o sonho de conduzir.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nem mintha megengedhettünk volna magunknak, hogy vezessek, de megadták a vezetés álmát.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Ne, že bychom si mohli dovolit, abych řídila, ale spíše splnit mi sen o řízení.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nie dlatego, że było nas stać na to, prowadziła samochód, ale aby spełnić moje marzenie.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Niet dat we het ons konden veroorloven dat ik zou rijden, maar om me het gevoel van het rijden te geven.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nie že by sme si mohli dovoliť, aby som jazdila, ale len aby mi dali sen jazdy.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.No es que nos pudiéramos permitir que yo condujera, pero me dieron el sueño de conducir.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Non pas que nous aurions pu nous permettre que je conduise, mais pour me donner le rêve de conduire.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Non potevano permettersi di farmi guidare, ma volevano darmi il sogno di guidare.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nu pentru că ne-am fi permis ca eu să conduc, dar pentru a-mi oferi visul de a conduce.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Όχι ότι το αντέχαμε οικονομικά, αλλά για να μου δώσουν το όνειρο της οδήγησης.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не те щоб вони могли дозволити мені надалі керувати, але просто щоб втілити мою мрію у життя.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не то, чтобы мы могли позволить себе чтобы я водила, но хоть дать мне мечту о вождении.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не че можехме да си позволим аз да карам, но да ми дадат мечтата за шофиране.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.הם לא יכלו לאפשר לי לנהוג ממש אלא רק לתת לי לטעום את חלום הנהיגה.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.وهذا لا يعني أننا كنا نتسطيع إحتمال أن أقود، لكن فقط لإعطائي حلم القيادة.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.運転する夢を叶えてくれたのです 17歳の誕生日
Araç gerece ihityacı olanlar genellikle bu araçlara ulaşacak maddi kaynağı en az olan kişilerdir.A Nyílt Forrású Ökológia egy projekt, gyakorlatilag mi a Globális Falu Építő Készleten dolgozunk.
Araç gerece ihityacı olanlar genellikle bu araçlara ulaşacak maddi kaynağı en az olan kişilerdir.Le système de brevet ne permet pas véritablement de collaboration et c'est comme si on disait:
Araç gerece ihityacı olanlar genellikle bu araçlara ulaşacak maddi kaynağı en az olan kişilerdir.Ľudia, ktorí takéto vybavenie potrebujú si ho obvykle nemôžu dovoliť.
Araç gerece ihityacı olanlar genellikle bu araçlara ulaşacak maddi kaynağı en az olan kişilerdir.Menschen, die Ausrüstung benötigen, sind typischerweise diejenigen, die sie sich kaum leisten können.
Araç gerece ihityacı olanlar genellikle bu araçlara ulaşacak maddi kaynağı en az olan kişilerdir.OpenSource Ecology é um projecto, é... na prática estamos a criar o Kit Global de de Construção da Aldeias.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.E non solo non ha navigato tranquillo, è stato respinto.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.Nejenom, že neproklouzl, on vůbec neprošel.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.Og ikke bare at det ikke sejlede igennem, det kom slet ikke igennem.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.Y no solo no salió, ni siquiera pasó.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.Και όχι μόνο πέρασε μέσα, δεν είχε περάσει καθόλου.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.И не само не премина, а изобщо не стигна до гласуване.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.И не только не плыть через это не прошел вообще.
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý..لم يمر بسلاسة في الكونغرس .لم يمر بسلاسة فحسب بل لم يمر مطلقا
Arkasýnda bu kadar maddi destek olan bir tasarý geçememiţti, hatta dibi boylamýţtý.そしてそれだけでなく、全く通過しなかった。 時々自分が無力だと感じるのは簡単だ、
Avrupa için olan bir AUV'ye maddi destek vermiş olduğu idi.에우로파로 떠날 AUV의 초기모델을 개발하고 있었습니다.
Avrupa için olan bir AUV'ye maddi destek vermiş olduğu idi.לפיתוח אבטיפוס לרא"ת של אירופה.
Avrupa için olan bir AUV'ye maddi destek vermiş olduğu idi.لتطوير نموذج أولي لـ AUV للقمر أوروبا.
Avrupa için olan bir AUV'ye maddi destek vermiş olduğu idi.つまり、3年にわたる技術ミーティング、設計、
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Az Európai Parlament által jóváhagyott Kódex az alábbi anyagi jogi rendelkezéseket tartalmazza:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Codul aprobat de Parlamentul European conţine următoarele prevederi de fond:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:De door het Europees Parlement goedgekeurde Code bevat de volgende bepalingen ten gronde:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Den kodex som Europaparlamentet godkänt innehåller följande bestämmelser:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Der Kodex, der vom Europäischen Parlament angenommen wurde, beinhaltet folgende Bestimmungen:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:El Código aprobado por el Parlamento Europeo contiene las siguientes medidas dispositivas:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Euroopan parlamentin hyväksymä säännöstö sisältää seuraavat säännöt:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Il Codice, così come approvato dal Parlamento, contiene le seguenti disposizioni sostanziali:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Kodeks, ki ga je potrdil Evropski parlament, vsebuje naslednje materialne določbe:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Kódex, ktorý schválil Európsky parlament, obsahuje tieto podstatné ustanovenia:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Kodex přijatý Evropským parlamentem obsahuje tato podstatná ustanovení:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Le Code, tel qu’approuvé par le Parlement européen contient les dispositions substantielles suivantes:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:O Código aprovado pelo Parlamento Europeu contém as seguintes disposições substantivas:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Ο Κώδικα piου εγκρίθηκε αpiό το Ευρωpiαϊκό Κοινοβούλιο piεριέχει τι εξή ουσιαστικέ διατάξει:
Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan Yasa aşağıda belirtilen maddi hükümleri içermektedir:Кодексът, приет от Европейския парламент, включва следните материални разпоредби:
Aynı Yeni maddi deneyimleri olan farklı bir beden.- Aber in einem anderen Körper, um neue Erfahrungen in der Materie zu machen.
Aynı Yeni maddi deneyimleri olan farklı bir beden.Este acelasi, insa intr-un corp diferit, pentru a avea noi experiente materiale.
Aynı Yeni maddi deneyimleri olan farklı bir beden.Je tím samým, ale v jiném těle, aby získal nové zkušenosti ve hmotě.
Aynı Yeni maddi deneyimleri olan farklı bir beden.La même, mais dans un corps différent pour vivre de nouvelles expériences dans la matière.