Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Él tenía héroes como Rama, Raghupati Rama y Krishna, Govinda Hare.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.하지만 그들은 다른 이야기의 다른 인물이 아니었습니다.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Maar zij waren niet twee verschillende personages op twee verschillende avonturen.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Mais ils n'étaient pas deux personnages de deux différentes aventures.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Ma questi non erano due personaggi in due avventure diverse.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Mas não eram duas personagens em duas aventuras diferentes.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Nebyli to však dva hrdinové ve dvou různých dobrodružstvích.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Nhưng họ không phải là 2 nhân vật với 2 cuộc phiêu lưu khác nhau.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Tapi mereka bukan dua karakter dalam dua petualangan yang berbeda.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Αλλά δεν ήταν δύο χαρακτήρες σε δύο διαφορετικές περιπέτειες.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Но те били само двама герои от две различни приключения.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.Это - не два героя двух похождений.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.אך הם לא היו שתי דמויות בשני סיפורים שונים.
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.ولكنهما لم يكونا مجرد شخصين في مغامرمتين مختلفتين
Ama onlar iki farkli maceradaki iki karakter değillerdi.同じ英雄の二つの人生での名前です
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraAle jeśli wciągamy Was w epicką przygodę i mówimy:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara그런데 만약 웅대한 모험에 몰두하게 하고,
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraMaar als je ze onderdompelt in een episch avontuur en ze vertelt:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraMais si vous vous immergez dans une aventure héroïque et entendez :
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraMas se mergulharem numa aventura épica e ouvirem dizer:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraPero si uno los sumerge en una aventura épica y les dice:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Aber wenn Sie in einem epischen Abenteuer sind und gesagt bekommen:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Ak ich ale pohrúžite do vzrušujúceho dobrodružstva, a poviete im "Došla ropa.
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Dar dacă îi incluzi într-o aventură epică și le spui, "Vom rămâne fără petrol."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.De ha egy hősi kalandba meríted őket, és azt mondod:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Ma se li immergi in una avventura epica e gli dici, "Non abbiamo più petrolio.
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Men hvis du får dem til at leve sig ind i et episk eventyr og fortæller dem, "Vi er løbet tør for olie."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Men om du motiverar dem med en episk berättelse och talar om för dem:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Nhưng nếu bạn cho họ hào vào một cuộc phiêu lưu lịch sử và nói rằng "Chúng ta đã cạn kiệt dầu."
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara "Petrolü tükettik" derseniz.Αλλά αν τους βυθίσεις σε μια επική περιπέτεια και τους πεις "το πετρέλαιο μας τελείωσε".
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraАле якщо затягнути людей в епічну пригоду і сказати їм:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraНо ако ги потопиш в едно епично приключение и им кажеш:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraНо если вы погрузите их в эпическое приключение и скажете им:
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraאבל אם משקיעים אותם בהרפתקאה אפית
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlaraولكن إذا غمستهم في مغامرة أسطورية
Ama onları destansı bir macera içine bırakır ve onlara「石油がなくなった」ということが
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.다시 생각해 보면, 여러분의 친구들은 긴 시간의 모험과 같습니다.
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.Nhưng khi bạn nghĩ lại, bạn bè là những cuộc phiêu lưu dài, nên đương nhiên, việc ý nghĩa nhất bạn có thể làm
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.Si vous y réfléchissez
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.אבל אם חושבים על זה החברים שלך הם ה-הַרְפַּתְקָה לאורך זמן,
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.ولكن عندما تفكر بالآمر أصدقائك هم مغامرات طويلة الآجل "
Ancak, bir düşünürseniz arkadaşlarınız da aslında uzun süreli birer macera olduğunu göreceksiniz.あなたの友人こそが、長期的な冒険で、 だからこそ、おそらくそれが、あなたの人生にもっと歳を加え、
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Aber glauben Sie mir, es gibt kein furchteinflößenderes Abenteuer als Beifahrer bei Marge Deton zu sein.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Ale przyznam się szczerze, że nie ma bardziej wyczerpującej przygody niż szalona jazda z Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Dar va asigur, nu exista aventura mai terifianta decat o calatorie fulger cu Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.De én mondom, nincs annál félelmetesebb sport, mint az anyósülésen utazni Marge Detonnal.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Maar ik zal u vertellen, er is niets meer angstaanjagend dan naast Marge Deton op de snelweg te zitten.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.하지만, Marge Deton여사가 운전하는 이 차를 타는 것보다 더 험난한 모험은 없을것 같네요.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Ma voglio dirvi che non c'è avventura più impegnativa che andare a tavoletta in macchina con Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Men jag säger er, det finns inget äventyr hemskare än att åka shotgun med Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Namun tidak ada petualangan yang lebih mengerikan daripada berburu bersama Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Nhưng không có chuyến đi nào gian nan hơn ngồi trên xe cạnh Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Pero os puedo asegurar, no hay aventura más terrible que ir en el asiento delantero con Marge Deton.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Але скажу вам, що немає жахливішої пригоди, ніж як побувати в машині, якою керує Мардж Детон.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Но, скажу вам, нет более ужасающего приключения, чем оказаться в машине, которую ведёт Мардж Детон.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.Но трябва да ви кажа, че няма по-мъчително приключение от това да се возя в колата на Мардж Дитън
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.אבל אני אגיד לכם, אין הרפתקאה יותר מלחיצה מאשר לשבת ליד מארג' הנהגת.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.ولكن سوف أخبركم , ليس هناك مغامره مروعه أكثر من ركوب السيارة مع مارج ديتون.
Ancak size söylemeliyim ki, Marge Deton arabayı kullanırken yanında oturmaktan daha heyecanlı bir macera yok.きつい冒険はありません 「知らない人なんて会ったことがないわ」と彼女は言います
Aşık için hayat bir armağan, olası en büyük ödülüyle bir maceradır;La vie pour l'amoureux, c'est un cadeau une aventure avec une enjeu incommensurable