Ana içeriğe geç
Sözlük

mağara ile cümle

mağara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukLagi aku merobek gua dimana terletak Echo, Dan membuat lidah lapang nya lebih serak dari saya
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukMais eu rasgo a caverna onde Eco mentiras, e torná-la mais arejada língua rouca do que a minha
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukMás iba a romper la cueva donde se encuentra Echo, y que su lengua ventilado más ronca que la mía
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukMuuten olisin repiä luola, jossa Echo valheita, ja antaa hänen ilmava kielensä enemmän käheä kuin omani
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukSonst würde ich reiße die Höhle, wo Echo liegt, und machen sie luftige Zunge mehr heiser als meins
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukZou ik anders scheurt de grot waar Echo ligt, en maken haar luchtige tong meer hees dan de mijne
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukΑλλιώς θα μου δάκρυ τη σπηλιά όπου η ECHO βρίσκεται, και να ευάερο τη γλώσσα της πιο βραχνή από το ορυχείο
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukИначе бих сълза на пещерата, където се крие Echo, и да си ефирен език по-дрезгав от моята
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukОстальное я буду рвать пещере, где Эхо лжи, и сделать ее более просторный язык хриплым, чем мой
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukאחרת הייתי לקרוע את המערה שבה הד שקרים, ולעשות את הלשון שלה צרוד אוורירי יותר משלי
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğukوآخر أنتزع الكهف حيث يكمن الارتداد ، وجعل لسانها مهواة أجش أكثر من الألغام
Else Echo yatıyor mağara Ben gözyaşı Ve benimkinden daha havadar bir dil daha boğuk私のロミオの名前の繰り返しで。
Evet Charlie, mağaraya gir, girdiğin anda sihirli mucizeler seni bekliyor olacak.동굴로 들어가 마법의 기적이 일어날거얌
Evet Charlie, mağaraya gir, girdiğin anda sihirli mucizeler seni bekliyor olacak.Это буквально означает 7 раз X.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Aber dieses Mal ist es kein Tiger im Höhleneingang.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Dar acum nu este un tigru la intrarea în peşteră.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.De ezúttal ez a probléma nem egy tigris a barlang szájánál.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.하지만 이번에는 동굴 입구에서의 호랑이가 아닙니다.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Maar deze keer is het geen tijger bij de ingang van de grot.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Mais cette fois ce n'est pas un tigre à l'entrée de la grotte.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Mas desta vez não é um tigre na entrada da gruta.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Ma stavolta non c'è una tigre davanti alla grotta.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Mutta tällä kertaa se ei ole tiikeri luolan suulla.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Namun ini bukanlah tentang hukuman bagi yang badung.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Nhưng hiện tại nó không phải là 1 con hổ bên miệng hang.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Pero esta vez no es un tigre en la entrada de la cueva.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Tym razem to nie tygrys przy wejściu do jaskini.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Αυτή τη φορά όμως, δεν είναι μια τίγρη στο στόμιο της σπηλιάς.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Но в этот раз это не тигр у входа пещеры.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.Но този път това не е тигър в устието на пещерата.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.אבל הפעם לא מדובר בנמר בפתח המערה.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.لكن هذه المرة ليس الخطر نمرا على باب الكهف.
Fakat bu sefer ki mağaranın girişindeki bir kaplan değil.危険が目前に迫っても見えません
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Chodzi o skamieliny, rysunki na ścianach jaskiń.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Digo, fósiles, pinturas en cavernas y demás.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ich meine Fossilien, Höhlenmalerei undsoweiter.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ik bedoel fossielen, grotschilderingen enzovoort.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ilyenek a kövületek, barlangrajzok, stb.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Intendo i fossili, i disegni nelle caverne e così via.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Je veux dire, les fossiles, les peintures rupestres et ainsi de suite.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.제 말은 화석, 벽화 등을 말하는 것입니다.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Maksud saya adalah fosil, lukisan di gua, dan sebagainya.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Mă refer la fosile, picturi rupeste, şi aşa mai departe.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Myslím tím zkameněliny, jeskynní malby a tak dále.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Myslím tým fosílie, maľby na stenách a podobne.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Tôi muốn nói đến các hóa thạch, tranh vẽ hang động và vân vân
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Εννοώ τα απολιθώματα, τις ζωγραφιές των σπηλαίων κ.ο.κ.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Тобто скам'янілі рештки, печерні малюнки тощо.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Това са фосили, пещерни рисунки...
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Я имею в виду окаменелости, наскальную живопись и так далее.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.אני מתכוון למאובנים, ציורי מערות וכדומה.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.أعني بذلك الحفريات، رسومات الكهوف وهكذا دواليك.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.それに19世紀から20世紀まで
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.A keď prišiel ta k jaskyni, nocoval tam. A hľa, slovo Hospodinovo k nemu, a riekol mu: Čo tu robíš, Eliášu?
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.Daar zocht hij onderdak in een grot. Maar de HERE zei tegen hem: "Wat doet u hier, Elia?"
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.Der gik han ind i en Hule og overnattede. Da lød HERRENs Ord til ham: "Hvad er du her efter, Elias?"
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.Di sana Elia bermalam di dalam gua. Lalu TUHAN berkata kepadanya, "Elia, sedang apa kau di sini?
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.Ivi entrò in una caverna per passarvi la notte, quand'ecco il Signore gli disse: «Che fai qui, Elia?»
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.I wszedł tam do jaskini, a przenocował tam. A oto słowo Pańskie do niego, mówiąc: Cóż tu czynisz Elijaszu?
Geceyi orada bulunan bir mağarada geçirdi. RAB, ‹‹Burada ne yapıyorsun, İlyas?›› diye sordu.Kdežto všed do jakési jeskyně, nocoval tam. A aj, řeč Hospodinova k němu, a řekl jemu: Co tu děláš, Eliáši?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod