Dedi ki, "Guzel, bilirsin, butun hayatimi o magarada yasamak gibi birsey dusunuyorum."והיא אמרה, "ובכן, אתה יודע, אני חושבת שאני די ארצה לחיות את כל חיי במערה."
Dedi ki, "Guzel, bilirsin, butun hayatimi o magarada yasamak gibi birsey dusunuyorum."قالت، "حسنا، كما تعلم، أعتقد أني أحب نوعا ما أن أعيش حياتي كلها في الكهف."
Dedi ki, "Guzel, bilirsin, butun hayatimi o magarada yasamak gibi birsey dusunuyorum."一生洞窟の中で暮らしてみたいと思っているわ」 びっくりしました 彼女は実に
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Am întrebat: "Adică într-o peşteră?" şi ea a răspuns: "Da, într-un fel de peşteră."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.E ho detto: "Cioè come vivere in una grotta?" E lei mi ha detto: "Già, come in una grotta".
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Et j'ai dit, "Vous voulez dire, comme une cave?" Et elle a dit, "Oui, comme une cave."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Ik zei: "Bedoel je een soort grot?" Zij zei: "Ja, een soort grot."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi."동굴 같은 거 말인가요?"라고 물었더니 "맞아요, 동굴 같은데요."라고 대답했습니다.
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Megkérdeztem: "Mint egy barlangban?" Azt mondta: "Igen, egy barlangban."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Řekl jsem: "Myslíte jako do jeskyně?" A ona: "Ano, jako do jeskyně."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Tôi hỏi là "Ý cô là như một cái hang à?" Và cô ấy trả lời "Đúng rồi, như là một cái hang."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Und ich sagte: "Sie meinen wie eine Höhle?" Und sie sagte: "Ja, wie eine Höhle."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Y le dije, "¿Como una cueva?" Y ella me dijo, "Si, como una cueva".
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Zapytałem: "Jak w jaskini?", a ona odpowiedziała "Tak, jak w jaskini."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Τη ρώτησα "Εννοείς σαν σπηλιά;", και απάντησε "Ναι, σαν σπηλιά"
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.И аз попитах: "Искаш да кажеш, като да живееш в пещера?" И тя каза: "Да, като в пещера."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.Я спросил: "В пещере?" И она ответила:
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.ואני אמרתי, "את מתכוונת למשהו כמו מערה?" והיא אמרה, "כן, כמו מערה."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.و قلت، "تعني مثل الكهف؟" فقالت، " نعم، مثل الكهف."
Dedim ki, "Magara gibi bir yerden mi bahsediyorsun?" O da, " Evet, magara gibi." dedi.「すごいな どれくらい洞窟で暮らすつもり?」
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.C'è un settore immobiliario di grotte interessante su Marte, almeno di quel genere.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Er bestaat een zeer interessant onroerend goed aan grotten op Mars, althans van dat type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Es gibt also sehr interessanten Höhlengrundbesitz auf dem Mars, zumindest von dieser Art.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Et donc, il existe un parc complet de grottes très intéressantes sur Mars, au moins de ce type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Există o resursă imobiliară de peșteri interesante pe Marte, cel puțin de acest fel.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Jest tam wiele rur lawowych, potencjalnych siedlisk życia.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.그래서 그곳에는 매우 흥미로운 동굴 부동산이 화성에 있는 셈이죠, 적어도 그러한 종류의 것들 말이예요.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Por lo tanto, existe una interesante extensión de cavernas en Marte, por lo menos de ese tipo.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Tu je veľmi zaujímavá jaskyňa, skutočne existujúca aj na Marse, minimálne ten typ.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Есть очень интересная недвижимость пещерного типа на Марсе, по крайней мере, такого образца.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Има много интересни пещерни недвижими имоти на Марс, поне от този тип.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.ובכן, יש מערות רבות ומעניינות במאדים, לכל הפחות מהסוג הזה
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.لذا ، فإن هناك عقارات مثيرة من الكهوف على المريخ ، على الأقل مثل هذا الكهف.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.興味深い洞窟が多くあります これらの調査対象の
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Ai vreodată dragon ţine atât de corect o peşteră?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?¿Alguna vez dragón mantener tan bella cueva?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Ali kdaj zmaj naprej tako pošteno jamo? Beautiful tiran!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?At-on jamais si beau dragon, garder une grotte?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Czy kiedykolwiek smoka zachować tak sprawiedliwy jaskini?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Đã bao giờ con rồng giữ một hang động để công bằng?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi? Güzel zalim! şeytanın melek!드래곤 그렇게 공정한 동굴 썼었어? 아름다운 폭군! 악마 angelical!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi? Güzel zalim! şeytanın melek!Μήπως ποτέ δράκος κρατήσει τόσο δίκαιη μια σπηλιά; Όμορφη τύραννος! δαίμονας αγγελική!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi? Güzel zalim! şeytanın melek!האם אי פעם דרקון לשמור הוגן כל כך מערה? יפה רודן! שד מלאכיות!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi? Güzel zalim! şeytanın melek!لم يبقي أي وقت مضى التنين العادلة حتى مغارة؟ جميلة طاغية! ملائكي شرير!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi? Güzel zalim! şeytanın melek!鳩 - feather'dカラス! wolvish -ひどく飢えた子羊! divinestショーの物質を軽蔑!
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Ha mai drago mantenere una caverna così bella?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Har aldrig drake hålla så rättvist en grotta?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Har nogensinde dragon holde så retfærdig en hule?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Hat je Drachen halten eine so schöne Höhle?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Heb ooit draak te houden, zodat een eerlijke een grot?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Oliko koskaan lohikäärme pitää niin käyvän luola?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Ou se algum dragão manter tão bela uma caverna?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Pernahkah naga terus gua jadi adil?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Už někdy Dragon udržet tak krásná jeskyně?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Už niekedy Dragon udržať tak krásna jaskyne?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Volt valaha sárkányt tartani, így fair egy barlangban?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Дали някога дракон пазят толкова справедлив пещера?
Dragon bu kadar adil bir mağarada devam ettiniz mi?Разве когда-нибудь дракона держать так справедливой пещере?
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.A kikre nem volt méltó e világ, bujdosva pusztákon és hegyeken, meg barlangokban és a földnek hasadékaiban.
Dünya onlara layık değildi. Çöllerde, dağlarda, mağaralarda, yeraltı oyuklarında dolanıp durdular.(dem var Verden ikke værd), omvankende i Ørkener og på Bjerge og i Huler og Jordens Kløfter.