Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Je parie que ces artistes préhistoriques auraient aimé savoir comment mieux dessiner.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.선사시대의 동굴 화가들은 그림을 보다 더 잘 그리는 방법을 정말 알고 싶어했을거에요.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Pot să pariez că artiştii preistorici din peşteri şi-ar fi dorit să ştie cum să deseneze mai bine.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Stavil by som sa, že prehistorickí jaskynní umelci túžili po tom, aby vedeli lepšie kresliť.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Tôi cá rằng những nghệ sĩ thời tiền sử cũng rất muốn biết làm thế nào để vẽ đẹp hơn
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Vsadím se, že prehistoričtí jeskynní umělci by byli moc rádi věděli, jak líp kreslit.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Założę się, że Ci prehistoryczni artyści jaskiniowi chcieliby wiedzieć jak lepiej rysować.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Наверняка художники, рисовавшие наскальную живопись, были бы не прочь знать, как рисовать лучше.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.Обзалагам се, че онези праисторически пещерни художници много биха искали да научат как да рисуват по-добре.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.אני בטוח שאותם אמני-מערות קדמוניים היו שמחים לדעת לצייר טוב יותר.
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.إني أراهن أن فنانوا كهوف قبل التاريخ أحبوا أن يعرفوا كيف يمكنهم الرسم بشكل أفضل
Bahse girerim tarih öncesi mağara ressamları daha iyi nasıl çizebileceklerini bilmek isterdi.より上手に絵を描く方法を 知りたかったに違いありません。 彼らは生活のあらゆる面で
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.웨스트버지니아 동굴에서 겨울잠을 자는 검은곰까지 매우 다양합니다.
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.la un urs care hibernează în peştera lui din Virginia de Vest.
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.ועד דוב שחור בשנת החורף שלו, במערתו שבמערב וירג'יניה.
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.إلى دب السبات السوداء في كهفه في غرب فيرجينيا .
Batı Virginia'daki mağarasında kış uykusuna yatmış bir ayıya kadar çeşitlilik gösteriyor.ブラックベアにまで及びます 奇妙なことに 今までに受け取った中で
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Es ist nicht einfach, in diese Höhlen zu kommen.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Het is niet zo makkelijk om in deze grotten te geraken.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.아시다시피 이러한 동굴들에 가는 것은 쉽지 않아요.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Niełatwo wejść do tych jaskiń.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Saben, no es fácil entrar a estas cuevas.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Sapete, non è facile entare in queste grotte.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Știți, nu este ușor să intrăm în aceste peșteri.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Viete, nie je to ľahké, dostať sa do takýchto jaskýň.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Знаете ли, не е лесно да се влезе в тези пещери.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.Знаете, не так-то просто попасть в эти пещеры.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.לידיעתכם, לא קל להגיע לתוך המערות האלו,
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.كما تعلمون ، فليس من السهل الوصول إلى تلك الكهوف.
Biliyorsunuz, bu mağaralara gitmek kolay değil.這って進んだり 登ったり
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.C'est un robot de surveillance militaire, pour guider les troupes, regarder dans les grottes, par exemple.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Este un robot de supraveghere militară, care merge înaintea trupelor, care se uită la peșteri, de exemplu.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Es un robot militar de vigilancia, para ir delante de las tropas, y examinar cavernas, por ejemplo.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.È un robot di sorveglianza militare, da mandare in avanscoperta, ad esempio per esplorare le grotte,
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Het is een militaire surveillancerobot om de troepen vooraf te gaan - rondkijken in grotten, bijvoorbeeld.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Je to robot na vojenský dozor, aby išiel na čele vojska, napríklad, aby sa pozeral do jaskýň.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Je to vojenský průzkumný robot, má jít v čele jednotek a například prozkoumávat jeskyně.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Nó là một robot do thám quân sự, dùng để đi trước những người lính -- ví dụ như kiểm tra các hang động.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Ten robot służy do rekonesansu wojskowego, podąża przed piechotą, zagląda na przykład do jaskiń.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Това е робот за военно наблюдение, който да влиза пред войниците, да разглежда пещери, например.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Это робот для военной разведки, чтобы идти впереди военных, осматривая пещеры, например.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.군인들보다 먼저 동굴에 들어가 위험 여부를 확인하는 등의 임무를 수행합니다.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.ויביט לתוך מערות, לדוגמה.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.ويتفقد الكهوف مثلاً.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.かなり頑丈に作る必要がありました
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Ako vyliezť hore do jaskyne a robiť tie veci celú cestu tu dole.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Best spannend. Alsof je een grot in klimt en dat soort dingen.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.É excitante. Como subir a uma gruta até ao fim.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Giống như leo ngược lên một cái hang và chúc người xuống.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Jak wspinanie się po ścianie jaskini i myślenie o tym wszystkim schodząc w dół.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.동굴속에 끝까지 기어올라갔다가 반대로 내려갈때와 마찬가지입니다
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Ca şi coborârea într-o peşteră până la fundul ei.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Come arrampicarsi in una grotta e fare tutte quelle cose che sono necessarie per arrivarci.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Comme grimper dans une grotte et faire toutes ces choses la.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Como escalar una cueva y hacer eso todo el camino hacia abajo.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Je to stejné jako lézt do jeskyně a dělat věci, které děláme tady dole.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi. Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik.Mintha bemásznánk egy barlangba és mindenféléket csinálnánk ott lent a mélyben.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Wie in einer Höhle hochklettern und solche Sachen, die es da noch gibt.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Όπως το να αναρριχηθείς σε μια σπηλιά και να κάνεις αυτά τα πράγματα εκεί κάτω.
Bir mağaranın içine girip, içeride yaptığınız şu şeyler gibi.Как залезать в пещеру и делать что-то там, в глубине.