Ana içeriğe geç
Sözlük

mağara ile cümle

mağara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mağara demektir.غار حضرة.
Bu mağaranın biraz daha üst taraflarında bir başka mağara olan Kuzuini Mağarası vardır.و يعتقد أن يكون هناك كهف آخر تحت هذا الكهف.
Balzi Rossi mağararaları: Cilalı taş devrinden kalma kalınıtılar.البيروني: الآثار الباقية عن القرون الخالية.
Mağara resimleriyle ilk resim sanatı ortaya çıkmıştır.وفي أول أفلام الشبح، اختفت خزانة الأشباح.
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.لم ينتهِ اكتشاف جميع أجزاء الكهف بالكامل حتى الآن .
Bu duruma örnek olarak da California Channel Adalarında bulunan deniz mağaralarını örnek verilebilir.من أمثلة ذلك تصوير قنوات المريخ .
Bir mağaranın içinde bulunur.ويقع في كهف الخفاش.
Yıl boyunca birçok turist bu mağarayı ziyarete gelmektedir.يقوم الكثير من الحجاج سنويا بزيارة الكاتدرائية.
Mağara içi hava doludur.والأنبوب مفرغ من الهواء .
Çoğunlukla diğer hayvanlar (örneğin porsuk) tarafından inşa edilmiş mağaralara yerleşir.(ومعظم باقى الفصائل الحيوانية الأخرى، كما ذكر البعض).
Aveydağ mağaralar grubundan en irisidir.من أبرز معالمها قلعة المنسى.
Mağaranın Hristiyanlığın nezdinde önemiأهمية الكهف في الديانة المسيحية
Bu eşkiya "Penha" adını verdiği bir mağarada yaşamıştı.Este salteador vivia numa caverna a que davam o nome de Penha.
Ben, Alfred'in Vicki Vale'in Yarasa Mağarası'na girmesine izin vermesi konusunda da masumum" dedi."Eu também mantenho inocente por Alfred deixar Vicki Vale entrar na Batcaverna.
17 Aralık'ta , son mağara dizisi de alındı ve savunucuları istila edildi.Até 17 de dezembro, o último complexo de cavernas tinha sido tomado e seus defensores superados.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.No decorrer deste período, depósitos de areia, silte e argila de até 25 m (82 pé) acumularam na caverna.
3.500 yıldan eski mağara resimleri, yanık ve yanık tedavisine ilişkin kayıtlar sunmaktadır.A arte rupestre de há mais de 3500 anos documenta já as queimaduras e o respetivo tratamento.
Oyun bir mağarada başlıyor.O terceiro ato começa em uma caverna escura.
Birçok asker Peleliu'nun mağara ve sahillerde can vermiştir.Muitos soldados morreram ao longo das praias e nas cavernas.
Ayrıca genellikle kolayca erişilemeyen mağaralarda bulunurlar.E sempre aparecem em áreas que são de fácil acesso.
Mavi Göl Mağarası'nın girişi.A entrada da Mesquita Azul.
Hazineler bir mağaradadır ve mağaranın ağzı sihir ile kapatılmıştır.O tesouro dos ladrões está numa caverna, que é aberta por magia.
İldeki mağaraların büyük çoğunluğu da bu kireç taşı formasyonları içinde gelişmiştir.Muitas destas arvores já apresentavam madeira de verdade (lignina) em seus troncos.
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.As rachas então gradualmente aumentam de tamanho de uma pequena gruta.
Yaşadığı bir mağara vardır.Habitam uma caverna.
Mağara henüz ziyarete açılmamıştır.A caverna não é totalmente aberta à visitação pública.
İbrahim 7 yaşına kadar bu mağarada yaşamıştır.Residiu nesta casa até sua morte aos 77 anos de idade.
Ölümsüzler Mağarası Guling Şehri.Gandalf: viaja para as Terras Imortais.
Homo erectus, ateşi kullanan ve mağaralarda barınan ilk insan türüdür.Homo erectus, o primeiro a usar o fogo.
Bu göçebeler, Sierra San Francisco dağ sırasındaki mağaralarda yaşıyorlardı.Estes nómadas viveram em protecção, nas cavernas da Serra de São Francisco.
Atlas Dergisi'nde mağara ile ilgili çeşitli yazılar çıkmıştır.Tem publicado diversos artigos na Revista Catalã de Teologia.
Mağarada yaşamaya mükemmel bir şekilde adapte oldular.Em Madagascar, eles se adaptaram a viver em cavernas.
Mağaralar çoktur.São diversas as grutas.
Bir jeolog o alanı incelemiş ve mağara yapısına benzer hiçbir şeye rastlamamıştır.Um geologista examinou a área e não encontrou qualquer sistema subterrâneo.
Dünyanın su altındaki en uzun mağarasıdır.Qual é a maior caverna do mundo?
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack e Kate vão até a Tempestade e no caminho os dois discutem sobre Kate ter ficado na vila.
Bunun üzerine, tanrılar onları Etna Yanardağı'nın altında bir mağaraya hapsetmişlerdir.Os deuses, com pena, decidiram eternizá-lo em uma constelação.
Yuvalar kaya yarıklarında, mağaralarda, kaya yamaçlarında ya da binalarda yer alabilir.Acasala aos pares, em buracos nas rochas, cavernas ou edifícios.
Tarihte bilinen en eski maden Svaziland’daki Aslan Mağarası'dır.Segundo os registros arqueológicos, a mais antiga mina conhecida é a da Cova do Leão na Suazilândia.
Cadıların mağarası Bir karanlık mağarada cadı kadınlar bir büyük kaynayan kazan etrafında toplanmışlardır.Na cena final, a colônia de formigas se reúne em torno de um grande cupcake.
Ufak bir mağaradan gelen kaynak suyu vardır şifalı olduğu söylenen sudan içilir.Numa das falésias da praia, existe uma pequena bica de água doce, onde se pode tomar um banho leve.
Kara Elfler (Drowlar) - Eski zamanlarda Elf ırkının bir kısmı Lanetli Ormanlardaki mağaralara kovulmuştur.Anjos, outrora parte da legião de Deus caíram em desgraça.
Bilhassa Ejderha Mağaralar çok meşhurdur.A Caverna das Maravilhas é maravilhoso.
Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum, Dumanlı Dağlar'ın altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.Gollum viveu por cerca de 500 anos com o Um Anel, nas Montanhas Sombrias.
Mağaralar, Romanya'nın doğal harikalarından biri olarak kabul edilir.E, é conhecida pelas ruínas numa formação rochosa natural.
Bu derinlikle dünyanın 35. en derin mağarasıdır.É considerada a 35.ª avenida mais cara do mundo.
Buffy, mağarada Tırpan denen mistik bir silah bulur.Nancy encontra uma arma de fogo na boia.
Bu da mağarayı, Avrupa'nın Orinyasiyen faunalarından en zengini haline getirmektedir.Compõe o essencial da fauna de vermes de terra européia.
Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır.Nesta cachoeira, há uma entrada secreta.
O mağaralarda ağalar dayılar alem yaparlarmış.Nesses folhelhos ocorre clastos pingados.
Serana da mağaraya girer.Os dois Wolverines entra em uma caverna.
Mağaralar aynı zamanda erken dans kanıtları da sunmaktadır.De grotten leveren ook een vroeg bewijs van de dans.
Bir ay sonra ilk kez mağaradan dışarı çıkarlar.Na een maand komen ze voor het eerst buiten het hol.
Manastır orijinal olarak "Mağara Manastırı" anlamına gelen Ayrivank (Այրիվանք) olarak adlandırılmıştır.Het klooster werd oorspronkelijk Ayrivank (Այրիվանք) genoemd, wat "het klooster van de grot" betekent.
Mağara 21 Kasım 1951'de gönüllü mağaracılar tarafından keşfedildi.De grot is op 21 november 1951 ontdekt door speleologen.
Yıl boyunca birçok turist bu mağarayı ziyarete gelmektedir.Van over heel de wereld komen toeristen om deze grot te bezoeken.
Birçok asker Peleliu'nun mağara ve sahillerde can vermiştir.Veel soldaten stierven bij deze slag op de stranden en in de grotten van Peleliu.
Mağaralar, Alt ve Orta Paleolitik dönemlerde aralıklı olarak yerleşim görmüştür (500.000 ila 40.000 yıl önce).De grot was met tussenpozen bewoond gedurende het Vroeg- en Middenpaleolithicum (van 500.000 tot 40.000 BP).
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.Het einde van de grotten is nog niet ontdekt.
Sahne 2: Mağaranın içi: Elena'yı aramakta olan Malcolm sahneye girer.Tweede toneel Malcolm, die de strijd even is verlaten, zoekt naar Elena.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod