mısır ile cümle
mısır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Nitekim antik Mısırlılar gibi birçok ulusta çok erken tarihlerde matematiksel etkinlikler görülmektedir.حقًا يرى فعاليات رياضية في العصور المبكرة في كثير من الأمم مثل المصرين القدماء.
İlk oyunlar, Mısır'ın İskenderiye şehrinde 1953 yılında düzenlendi.أول ألعاب نظمها الاتحاد كانت عام 1953 بالإسكندرية في مصر.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.وكانوا إذا خرجوا من اليمن لم يخرجوا إلا ولهم ملك يقيم أمرهم.
Antik Mısır'da ruh ya da Ba ile bağdaştırılmış ve hiyeroglifi olarak kullanılmıştır.وقد أستخدمت في مصر القديمة على شكل أشكال هيروجليفية ومرتبطة بالروح.
Mısır'daki Memluklular buna razı oldular.وبرع المصريون القدماء في هذا .
Aile Suriye'ye Mısır'dan gelmiştir.بعد ذلك سافرت من سوريا إلى مصر.
Mısır ve Irak'ta Dinî Okullar bitirmiştir.اشتغل بعد التخرج بكل من مصر ولبنان.
Mısır'ın en önemli banka ve finans kuruluşları ile ulaşım şirketlerinin merkezleri Kahire'dedir.أهم محطات القاهرة الكبرى للقطارات هي محطة مصر.
Tora, İsrailoğulları Mısır'a girerken 70 aile ferdinin listesini sunar.بن سبعين يدخل مكة قادماً من مصر.
VIP üretmek üzere genetiği değiştirilmiş mısır ilk olarak 2010 yılında ABD'de onaylanmıştır.تمت الموافقة على عقار البغلوتيكاز لمعالجة النِقْرس في الولايات المتحدة عام 2010.
Eski Mısır kültürü ve anıtları, dünya üzerinde kalıcı bir miras bıraktı.يعتقد المصريون القدماء أن هذا الجبل أدى إلى آمنتي والآخرة.
(Keskek,Lepsi,Pancar(lahana)corbasi ve misir corbasi gibi.)(StarCraft، وCommand & Conquer مثل سلسلة .)
İlk kriptolog, 4000 yıl önce yaşamış Mısırlı bir kâtiptir.الأمير رابسيس – كان وريث للعرش المصري قبل 3500 سنة.
2008 ile 2012 yılları arasında Fransa ve Mısır AiB'nin ilk eş başkanlığını üstlendi.وفي الفترة الممتدة بين عامي 2008 و2012، اضطلعت فرنسا ومصر بالرئاسة المشتركة للاتحاد من أجل المتوسط .
Mısır'da üç yıl dalgıç hocalığı yaptı.الذي أرسل ثلاث رسائل إلى الفرعون المصري.
Abdullah Muhammed El Şerif (doğdu 25 Mayıs 1978, İskenderiye , Mısır ) Mısırlı siyasetçi ve Şairعبد الله الشريف شاعر ومدون مصري ومقدم برامج سياسية ساخرة، ولد بالإسكندرية.[1]
Mısırda 1936 yılnıda doğdu.ولد في عام 1936.
2014 Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri, ^ a b c d "El-Sisi wins Egypt's presidential race with 96.91%".29 de maio de 2014 «El-Sisi wins Egypt's presidential race with 96.91%».
Salih Eyyub gayet acele olarak Mısır'a geçti.E bem depressa dirigiu-se ao outro: 'Eumeu!
Mısır prefect'i genellikle makamda üç ya da dört yıl kalırdı.Um prefeito do Egito geralmente manteve o ofício por três ou quatro anos.
Antik Mısır geleneğinde dünya yeri, göğü ve Duat'ı kapsar.Na tradição egípcia, o mundo inclui a terra, o céu e o Duat.
Mısır metinleri sıklıkla tanrıların gerçek biçimlerinden "gizemli" olarak söz eder.Os textos egípcios, muitas vezes, referem-se às formas verdadeiras das divindades como "misteriosas".
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Escritos egípcios descrevem os corpos dos deuses em detalhes.
Kızıl-gri Mısır granitinden iki parça olarak yapılmıştır.Consta de duas peças de granito rosa egípcio.
Mısırlı sağlıkçılar her türlü gastroentestinal tedavi için safranı kullanırdı.Os curandeiros egípcios usavam o açafrão para tratar todas as variedades de distúrbios gastrointestinais.
Zira bu sırrı öğrenmeleri durumunda Mısırlılar onu öldürecektir ("How I Know You").Ela ordena-lhe para manter sua identidade em segredo, para que os egípcios não matá-la ("How I Know You").
Mısır inanışına göre adlar belirledikleri nesnelerin asıl doğasını ifade eder.Na crença egípcia, os nomes expressam a natureza fundamental das coisas a que se referem.
İsrail savaş uçakları Mısır'a yönelmeden önce Akdeniz'e doğru yol aldılar.As aeronaves Israelenses partiram em direção ao Mediterrâneo antes de desviarem o curso para o Egito.
749 - 1258, İspanya, Kuzey Afrika, Mısır, Suriye, Türkiye, Mezopotamya ve İran).749-1258, em toda a Espanha, África do Norte, Egito, Síria, Turquia, Mesopotâmia e Pérsia).
Musa bunun üzerine tanrısının Mısırlılari yeniden ve daha şiddetli cezalandıracağı hakkına onları ikaz eder.(8) Naquele mesmo instante, Moisés caiu de joelhos e curvou-se com seu rosto rente ao chão e adorou a Deus.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Estas foram as maiores manifestações já vistas no Egito desde 1977.
Etrafa kapalı kalan Mısır'ın aksine Yunanistan dışarıdan gelen kuvvetlerin sürekli tehdidi altındaydı.Diferentemente do Egito isolado, a Grécia foi freqüentemente ameaçada por forças externas.
Anlaşmaya varıldı ve 629 yazında Pers birlikleri Mısır'dan çıkmaya başladı.Eles chegaram num acordo e, no verão de 629, as tropas invasoras começaram a deixar o Egito.
Yaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi.Heráclio, o Velho enviou seu sobrinho Nicetas para atacar o Egito.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.O servo núbio de Radamés, Mereb, é um jovem que aprendeu os truques de sobrevivência no Egito.
Antik Mısır dinî sanatı yerleri, nesneleri ve kavramları da insan biçiminde tasvir etmiştir.A arte religiosa egípcia também retrata lugares, objetos e conceitos em forma humana.
İlk defa papirüs kullananlar Mısırlılardır.Primeiro uso conhecido de papiro pelos egípcios.
Aşağı Mısır, Aşağı Kırmızı Tacı Deşret (Deshret) ile bilinirdi ve sembolü papirüs ve arı idi.O Baixo Egito era representado pela coroa vermelha Dexerete, e seus símbolos eram o papiro e a abelha.
1798 - Napolyon Mısır'ı işgal etti.1798 — Napoleão invade o Egito.
Mısırlılar aynı zamanda ilâhi adlara daha fazla anlam veren düzmece etimolojiler de çıkarmışlardır.Os egípcios também criaram falsas etimologias, dando mais significado aos nomes divinos.
C. l. dakhlae (Richard Meinertzhagen, 1928) yalnızca Mısır'ın ortasında iki vahada bulunur.C. l. dakhlae (Richard Meinertzhagen, 1928) — Se limita aos dois oásis no Egito central.
Antik Mısır tanrı ve tanrıçalarının çoğu doğal ve sosyal olayları temsil eder.A maioria das divindades egípcias representa fenômenos naturais ou sociais.
Ganimetin bir parçası olarak Mısır'a götürüldü ancak yürüyen deveden düştü ve öldü.Ela foi levada de volta para o Egito como parte do espólio, mas caiu de seu camelo em marcha e foi morta.
Anneke firavunlar zamanı Mısırlı bir kadını canlandırdı.Anneke retratou uma mulher egípcia a partir da época dos faraós.
Tablete günümüzde Kahire'de bulunan Mısır Müzesi sahiptir (envanter numarası JE 67.573).A tábua encontra-se atualmente no Museu Egípcio da cidade do Cairo (número de inventário: JE 67573).
Birlikte Pompey'in öldürüleceği Mısır'a kaçmışlardır.Juntos fugiram para o Egito, onde Pompeu foi assassinado.
Çeşitli üreticiler tarafından üretilen birçok mısır gevreği markası var.Existem muitas marcas genéricas de flocos de milho produzidos por vários fabricantes.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.As relações dos seres humanos com suas divindades eram uma parte fundamental da sociedade egípcia.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Dinheiro, cavalos e armas foram coletadas por todo o Egito.
Mısır hükümetine İngiliz danışmanlar başka bir sefer için zımni onay verdi.Os conselheiros britânicos do governo egípcio deram consentimento tático para outra expedição.
1819 yılında Muhammed Ahmed 'in işgali ardından, Sudan bir Mısır yönetimi tarafından yönetilmeye başlandı.Na sequência da invasão de Maomé Ali, em 1819, o Sudão era governado por administração egípcia.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.No entanto, entre 671 e 667 a.C., os assírios começaram seus ataques contra o Egito.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.Historiadores médicos acreditam que a farmacologia do Antigo Egito, por exemplo, era na maior parte ineficaz.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Os egípcios tinham uma concepção complexa da alma humana, que segundo eles, consistia em várias partes.
Niketas Mısır'daki Phocas temsilcilerine karşı savaşmış ve 610 yılında kontrolünü eline almış görünmektedir.Nicetas combateu os representantes do imperador Focas e, em 610, assegurou o controle Egito.
Kendisine kalan miras sonucu, İtalya Yunanistan ve Mısır'da mülk sahibi oldu.Devido a sua herança, ela possuía propriedades na Itália, Grécia e Egito.
Mısır tanrıları ve tanrıçaları birbirleriyle karmaşık ve değişkin bir dizi ilişki ile bağlıdırlar.As divindades egípcias estão conectadas em um conjunto complexo e mutável de relacionamentos.
"Ennead" terimi sıklıkla Antik Mısır2ın tüm tanrılarından söz etmek için de kullanılır.O termo "enéade" foi, frequentemente, estendido para incluir todas as divindades do Egito.
Ancak Mısır'ı fethedemedi.O Egito ainda não estava conquistado.
Turnuva kuraları, 9 Aralık 2012 tarihinde Mısır'ın başkenti Kahire'de çekilmiştir.O sorteio para o torneio foi realizado em 9 de dezembro de 2012, em Cairo, Egito.