mısır ile cümle

mısır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2008 ile 2012 yılları arasında Fransa ve Mısır AiB'nin ilk eş başkanlığını üstlendi.De 2008 à 2012, c’est la France et l’Égypte qui assurent la première co-présidence de l’UpM.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.De ce fait, les Égyptiens auraient simplement entaillé les pierres en trait de scie.
Bayezid’e bağlı kuvvetlere yenilen Cem, Mısır’a kaçtı.Calcul du nombre d'Hébreux s'enfuyant d'Égypte.
Mısır'dan Çıkış 22. bölüm 18. ayet "Bir cadının yaşamasına müsamaha göstermeyeceksin." şeklindedir.Ils se fondaient sur les mots de la Bible (Exode 22:17) « tu n'accepteras pas de laisser vivre une sorcière ».
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Cela le poussa à émigrer en Espagne, où il n'eut pas le succès attendu.
O dönemde Mısır'dan gelen bazı papiruslar vardır.Enfin, divers papyrus d’Égypte datant de cette période sont parvenus jusqu'à nous.
Ayrıca az da olsa mısır ve bugdayda üretilmektedir.Dans une moindre mesure l'Italie et l'Afrique du Sud sont également producteurs.
Antik Mısır (Khemet, Egypt), Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir.L’Égypte antique fait partie des plus anciennes civilisations.
Bunun yanında mısır unundan da yiyecekler yapılır.Notre nourriture est amenée de l’extérieur.
2012 Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koyan en genç kişidir.Ali est candidat à l'élection présidentielle de 2012, faisant de lui le plus jeune candidat.
Mısır Sultanı Fuad ilk olarak Nazlı'yı opera gösterisinde gördü.Nazli Sabri rencontre pour la première fois le sultan Fouad Ier d'Égypte lors d'une représentation à l'opéra.
Pompey Mısır'a kaçtıysa da bir süre sonra burada öldürüldü.Pompée cherchant à rallier l’Égypte y fut assassiné à son arrivée.
Mahallede fındık, mısır, pirinç yetişmektedir.New Rice for Africa, cultivar du riz.
Mısır Ordusu, Sovyetler Birliğinden 100 adet IS-3M satın almıştır.9 records du monde féminins du 3 000 m ont été homologués par l'IAAF.
İki kere Mısır'a gelen Sabetay'ın ikinci ziyareti 1660'ta gerçekleşti.Sabbataï lui-même se rend deux fois au Caire, la seconde fois en 1660.
Hatta 2011'deki Mısır'daki isyanlarını desteklemiştir.Il soutient notamment les manifestations pro-européennes de 2013 en Ukraine.
Dİğer antik tıp metinleri arasında Antik Mısırlılardan kalma Edwin Smith Papirüsü sayılabilir.Le papyrus Edwin Smith est le plus célèbre papyrus médical de l'Égypte antique, avec le papyrus Ebers.
Horus (Haru, Hor), Antik Mısır mitolojisinde gök tanrısıdır.Harsomtous (Horus qui unit les deux terres) est un dieu de la mythologie égyptienne.
Mısır'da para reformu uygulamaya başladı.Loi de réforme agraire en Égypte.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.La société égyptienne est très stratifiée et le statut social de chaque individu est expressément affiché.
Memphis (Arapça: منف; Yunanca: Μέμφις), Aşağı Mısır'ın ilk nomu olan Aneb-Hetch'in başkentidir.Memphis (en arabe منف) était la capitale du premier nome de Basse-Égypte, le nome de la Muraille blanche.
Sukalar, Mısır’daki kölelikten kaçtıktan sonra 40 yıl çölde yolculuk yapan, İsrail oğullarını anar.Ils se rappellent qu'il fit sortir d'Égypte le peuple d'Israël après quatre siècles vécus en esclavage.
Peter orada filmin makarasını mısır tarlasına gömer.Daniel couche dans la paille de la grange.
Bunun bir örneği Mısır mitolojisinde görülebilir.Nous le trouvons alors dans le monde des mythes.
Napolyon Mısır'ı terk etmek zorunda kaldı.Antigone est donc contraint de quitter l'Égypte.
1952 - Mısır'da devrimden sonra monarşi biter.1952 : renversement de la monarchie en Égypte.
Bakır, eski Mısır'da alet yapımında kullanılan en önemli madendi.Cependant, le cuivre est le métal le plus courant dans la fabrication d'outils dans l'Égypte antique.
Antik Mısır'da Arkaik dönem.Alimentation dans l'Égypte antique.
İlk defa papirüs kullananlar Mısırlılardır.Les lecteurs sont principalement des Égyptiens francophones.
Mısır hükümeti acil ateşkes talep eder.Les États-Unis émettent le souhait d'un cessez-le-feu immédiat.
Mısırdere, Malatya ilinin Yazıhan ilçesine bağlı bir mahalledir.D'un point de vue sociologique, les Égyptiens vivent sur un territoire bien déterminé.
Aile Suriye'ye Mısır'dan gelmiştir.Sa famille est originaire d’Égypte.
Mısır'da saklanacağız.Nos ocultaremos en Egipto.
İnsanlar Mısır'da ne yerler?¿Qué come la gente en Egipto?
Mısırlı bir komşum var.Tengo un vecino egipcio.
İki aylığına Mısır'a gidiyorum.Voy a Egipto por dos meses.
Ömer mısır yerken Ali ata bakıyordu.Mientras Omer comía maíz, Alí miraba al caballo.
Emel eve geldiğinde Ömer mısır yiyordu.Mientras Emel volvía a casa, Omer comía maíz.
Ömer mısır yer.Omer come maíz.
Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.Alí le tiró a Omer la pelota a la cabeza y a Omer se le cayó el maíz al suelo.
Patlamış mısır Ömer'in boğazına kaçtı.A Omer se le fue la palomita por el otro lado.
Tom patlamış mısır yedi.Tom comió palomitas.
Tom'un mısır patlatma makinesi var.Tom tiene una máquina de hacer palomitas.
Çingeneler Mısır'dan mı yoksa Hindistan'dan mı gelmiştir?¿Los gitanos proceden de Egipto o de la India?
Mısır'ın yedinci belası yıkıcı bir fırtınaydı.La séptima plaga de Egipto fue una destructiva tormenta.
Afro-Asya Bilgi Toplumu Konseyi, Mısır (2009).Consejo de la Sociedad de Conocimiento Afro-Asiática, Egipto (2009).
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.¿No escuchó acaso a los hijos de Israel cuando lo invocaron y los rescató de la mano del Faraón?
Bu Mısır'daki ilk devrim olarak bilinmektedir.Esto es conocido en Egipto como la Primera Revolución.
Bu saldırılardan biri Kahire, Mısır'daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'ndeki kargaşaydı.Uno de estos ataques fue la toma de la embajada de Estados Unidos en El Cairo, Egipto.
Kızıl-gri Mısır granitinden iki parça olarak yapılmıştır.Consta de dos piezas de granito rosa egipcio.
Nakoula, Mısır'da doğdu, Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve bir Amerika vatandaşı oldu.Nakoula nació en Egipto, emigró a los Estados Unidos, y se convirtió en ciudadano estadounidense.
1989 - Mısır'daki Keops piramidinde, 4400 yıllık bir mumya bulundu.1989: en la Gran Pirámide de Guiza (Egipto) se encuentra una momia de 4400 años.
Şehir, 1979 yılında Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın 504. başkanlık kararnamesi ile kurulmuştur.La ciudad fue establecida en 1979 según el decreto presidencial 504 del presidente Anwar Sadat.
Söylendiğine göre bu cins kum bugün yalnızca Mısır'da görülebilmektedir.Se dice que este tipo de arena sólo puede ser visto en Egipto.
Sonra ise ilk önce Bulgaristan ve sonra Mısır'a gitti ve 1912 yılında evlendi.Posteriormente viajó hacia Bulgaria y luego regresó a Egipto, en donde contrajo matrimonio en 1912.
Ahmed ibn Yusuf, Mısırlı matematikçi.Ahmad ibn Yusuf, matemático árabe.
Mısır 'daki ilk mumyalama bulgusu.Primera evidencia de momificación en Egipto.
Tüm Mısır'dan paralara, silahlara ve atlara toplanmaya başlandı.Reunieron dinero, caballos y armas de todo Egipto.
Antik Mısır geleneğinde dünya yeri, göğü ve Duat'ı kapsar.En la tradición egipcia, el mundo es comprendido por la tierra, el cielo y el Duat.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Entre tanto, Egipto estaba en un periodo de inestabilidad.

İlgili Sayfalar