mısır ile cümle
mısır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anayurtlarına döndüklerinde Mısır sempatisiyle yönettiler.When they returned to their homelands, they governed with Egyptian sympathies.
Papirüs A'dan U'ya, Eski Mısır hukukuyla ilgili konularla ilgilidir.Papyri A to U relate to matters concerning Ancient Egyptian law.
Çalışmalarının birçoğu Mısır faunası üzerineydi.Most of his work was on the fauna of Egypt.
Faten Hamama, Mısırlı Kadın Oyuncu - Komutan, 2001.Faten Hamama, Egyptian Actress – Commander, 2001.
Fouad Mostafa Awad, Mısırlı Ekonomist - Subay, 1974.Fouad Mostafa Awad, Egyptian Economist – Officer, 1974.
Taha Hüseyin, Mısırlı yazar.Taha Hussein, Egyptian author.
1892-1893'te Mısır'a bir sefer düzenledi.In 1892-1893 he organised an expedition to Egypt.
Mey İlyas Ziyade, Halil Cibran'ın çalışmalarını Mısır halkına tanıtmasıyla da tanınır.[1]Ziadeh is credited with introducing the work of Khalil Gibran to the Egyptian public.[16]
1908'de ailesiyle birlikte Mısır'a Kahire’ye göç etti.[1]In 1908, she and her family immigrated to Egypt.[2]
Melek, Mısır'daki kadınların evlilik hakları hakkında da kapsamlı yazılar yazdı.Malak wrote extensively about the marital rights of women in Egypt.
Melek Hifni Nasif de bu diyaloglara girdi ve Mısır'ın geleceği için "reform girişimini" sundu.[1]Malak entered this dialogue and presented her "attempt at reform" for an Egyptian future.[6]
Kıbrıs, MÖ 569 ile yaklaşık 546 yılları arasında Mısır idaresi altındaydı.Between 569 and ca. 546 BCE, Cyprus was under Egyptian administration.
Kör bir tavuk bile bir mısır tanesi bulur.Selbst ein blindes Huhn findet mal ein Korn.
Mısıra alerjim var.Ich habe eine Maisallergie.
Tom Mısır hiyerogliflerini okuyabilir.Tom kann ägyptische Hieroglyphen lesen.
Sanırım o Mısırlı.Er kommt, denke ich, aus Ägypten.
Mısır'daki İsrailoğulları'nın lideri olan Musa getirilir.Moses und der Auszug Israels aus Ägypten sind häufig behandelte Motive, etwa in Go Down Moses.
Sonra ise ilk önce Bulgaristan ve sonra Mısır'a gitti ve 1912 yılında evlendi.Er ging dann nach Bulgarien und wieder zurück nach Ägypten, wo er 1912 heiratete.
Bir de altar yapan Harun "İsrail, sizi Mısır'dan çıkaran tanrılarınız bunlardır" dedi.Da sagten sie: Das sind deine Götter, Israel, die dich aus Ägypten heraufgeführt haben.
Daha sonra, 22. ve 23. Hanedanlar sırasında Bubastis Mısır'ın başkenti oldu.Während der 22. und 23. Dynastie wurde Bubastis sogar die Hauptstadt Ägyptens.
Mısır ilerigelenleri El-Salhiye'ye gelip ona sultan olarak biat ettiler.Sie stammen von den Ngbandi ab und migrirten Richtung Osten, das Ubangi-Tal hinauf.
Hem eski Mısırlılar hem de Romalılar alyansı sol taraftaki parmağında takıyorlardı.Sowohl die alten Ägypter als auch Römer trugen den Trauring am Ringfinger der linken Hand.
Buna göre, Kallikrates MÖ 339'da sevdiği Prenses Amenartes ile birlikte Mısır'dan kaçar.Kallikrates floh im Jahr 339 v. Chr. mit der Prinzessin Amenartes, die ihn liebte, aus Ägypten.
Mısır Tiyatrosu, Ogden, Utah, inşa edilişi 1923, restorasyon 1997.Ägyptisches Theater in Ogden, Utah, erbaut 1923, wiederhergestellt 1997.
18 Haziran 1953'te Mısır'da cumhuriyet ilan edildi.Am 18. Juni 1953 wurde in Ägypten die Republik ausgerufen.
Hirodes, Mısır'dan tahıl ithal etti ve örnek bir yardım programı başlattı.Herodes ließ in Ägypten Getreide kaufen und startete damit eine vorbildliche Hilfsaktion.
Beş Mısırlı asker saldırılar esnasında öldürüldü.Dabei starben fünf ägyptische Soldaten.
İkinci ekip ise Paris, Mısır, Tokyo, Kuzey Kutbu ve sualtı kısmını çekti.Eine Second Unit machte Aufnahmen in Paris, Ägypten, Tokio, der Arktis sowie auch unter Wasser.
Süveyş (il), Mısır'da il (muhafaza).Midyat) im Osten und Ma‘sarte (türk.
Bugün Kahire'de Mısır müzesinde görülebilir.Sie ist heute in Kairo im Ägyptischen Museum zu sehen.
Grauman’ın Mısır Tiyatrosu, 1922.Außenansicht von Graumans Ägyptischem Theater, 1922.
İkinci Ara Dönem Antik Mısır'da Orta Krallık döneminden Yeni Krallık dönemine geçişi sağlayan ara dönemdir.Die Zweite Zwischenzeit kennzeichnet im Alten Ägypten den Übergang vom Mittleren zum Neuen Reich.
Bu devlet daha sonra Mısırlıların egemenliğine girmiştir.Erst danach fiel dieses Recht an den ägyptischen Staat.
Memfis, Mısır ^ 2001/2002Felix Meiner, Hamburg 2001
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Musa nahm sich daraufhin ihrer an und zog sie an Kindes statt auf.
Minye veya Minya, Mısır'ın bir ili (muhafaza).Mittagsgebet (Nachmittagsgebet): Mincha oder Minha (מִנְחָה).
Mısırlı bir prens vasıtası ile boksa başlar.Die Geschichte eines ägyptischen Prinzen.
Firavun (Arapça فرعون Fir'awn; İbranice פַּרְעֹה Parʻō) Antik Mısır'da hükümdarlara verilen isim.Faraone lässt ihn festnehmen und ernennt Osiride zu seinem Mitregenten.
Zira daha önce Şii Fatımi hanedanı uzun süre Mısır'da hüküm sürmüş ve ancak Memluklular tarafından yıkılmıştı.Glabrio sei von mit Cato befreundete(n) Tribunen vor dem Volk belangt worden, weil er Beute veruntreut habe.
Bu sebepten dolayı Musa Mısır'dan kaçıp Midyan'a vardı.Moïse ist aus Ägypten zu den Midianitern geflohenen.
Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır.Bogenschützen wurden durch die Ägypter von Streitwagen aus eingesetzt.
Bundan Mısırlı büyücülerde etkilendi ve kendilerini iyileştiremediler.Diese wird durch Magie übertragen und ist durch diese nicht heilbar.
19 Haziran'da Mısır'ın arabuluculuğuyla 6 aylık ateşkes ilan edildi.Am 19. Juni 2008 trat eine von Ägypten ausgehandelte sechsmonatige Waffenruhe in Kraft.
Mısır'ın oğulları olmalarına rağman Mısır'a karşı suç işlemişlerdir.Daher erschließt diese Gottheit bei den Ägyptern den Verstorbenen die Wege im Jenseits (der Duat).
Mısır'da Hiyerolifler.Lachsfischen im Jemen.
İlk gemiler Mısırlılarca inşa edildi.Erste Schiffsreisen der Ägypter.
1989 - Mısır'daki Keops piramidinde, 4400 yıllık bir mumya bulundu.18. März: In Ägypten wird eine 4400 Jahre alte Mumie in der Cheops-Pyramide gefunden.
Sonra da Mısır'a geri döndü.Danach kehrte er nach Ägypten zurück.
Fatımiler 972'de Mısır'ı ellerine geçirip idarelerinin merkezini Tunus'tan Mısır'a naklettiler.Diese waren Schiiten, sie verlegten jedoch ihren Reichsschwerpunkt 972 nach Ägypten.
Antik Mısır'da müzik tapınaklarda sıkça duyulurdu.In dem Tempel wurden sehr alte Musikformen bewahrt.
Mısır'ın Afrika Birliğindeki üyeliği askıya alındı.So wurde Mauretaniens Mitgliedschaft in der Afrikanischen Union vorläufig aufgehoben.
Antojitos, tortillaya benzeyen ürünlerdir, ki bunlar mısırla da yapılır ve atıştırmalık olarak satılır.Antojitos sind Tortilla-artige Produkte, die auch aus Mais hergestellt und als Snacks angeboten werden.
1952), Mısır KralıDVA 1959 Das Geld des Königs.
Ancak işgal başarısız olmuştur (Mısır Seferi).Ausgenommen sind auch Fälle, „wenn eine Sünde mit ihm begangen worden ist“.
Eski Mısırlılar kil harcını piramitlerin yapımında kullanmışlardır.Gebrannten Kalk verwendeten die Ägypter beim Bau der Pyramiden.
Bu gelişme çok sayıda arkeologun Mısır'a ilgi göstermesine yol açtı.Er beteiligte sich auch an vielen archäologischen Ausgrabungen aus Ägypten.
O dönemde Mısır ordusunda bile Misya süvari birliği vardır.Inzwischen war auch die ägyptische Kavallerie eingetroffen.
Az miktarda da olsa mısır (çoğunlukla slajlık) buğday ve sebze ekimi yapılmaktadır.Nur wenige Arten sind reine Bodenbewohner, darunter der Dschelada und der Mensch.
Ancak kuş Eski Mısırlılar ve Araplar tarafından tanınıyordu.Ammoniak ist bereits den alten Ägyptern und Arabern bekannt gewesen.
Bu liste Mısır'daki üniversitelerin listesidir.Dies ist eine Liste der Universitäten in Ägypten.