müthiş ile cümle

müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Perché noi facciamo solo cose divertenti o che spaventano, cioè quell'emozione viscerale.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque hacemos cosas divertidas, ya lo saben, haremos que sientan temor, esa emoción visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque nós simplesmente fazemos coisas divertidas, ou então que nos fazem sentir medo, aquela emoção visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Wir machen nur Dinge, die Spaß machen oder ein Angstgefühl - ein gewisses Bauchkribbeln - auslösen.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ведь игры нужны для развлечения или страха, в общем, катализаторы эмоций.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Защото правим неща, които ви забавляват, ще ви накараме да почувствате страх, този експеримент.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ми робимо ігри для розваг, чи задля того, щоб відчути страх або захоплення.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.لاننا فقط نصنع اشياء مرحه او كما تعلم ستجعلك تخاف او تشعر بالأثاره
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.恐怖ものもあるけれど それは刺激的だから [ ゲーム業界以外どのメディアも難しい問題を扱う ] でも他のメディアは違いますね
Daha da keyifli bir yaşam. Ve tüm bunlar birleşerek Dünya' da müthiş bir tork gücü yaratıyor.Tudo isto se combina para criar uma enorme tensão sobre o planeta.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Dat is een fantastisch ontwerp.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Jag menar, det är en fantastisk design.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Je veux dire, c'est un super concept.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Me refiero a que es un gran diseño.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Quero dizer, é um design óptimo!
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Vreau să spun că este un design grozav.
Değil mi? Yani, müthiş bir dizayn.Това е велик дизайн.
Deli değilsin, müthiş birisin.Mais non. Tu es extraordinaire.
Deli değilsin, müthiş birisin.No estás loco. Eres terrible.
Deli değilsin, müthiş birisin.Non sei pazzo, sei incredibile.
Deli değilsin, müthiş birisin.Δεν είσαι τρελόs, είσαι εκπληκτικόs.
Deli değilsin, müthiş birisin.Ты не сумасшедший, ты поразителен.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Adică, Josh Rushing este un om incredibil de complex care se gândea la lucruri.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Es decir, Josh Rushing era un personaje increíblemente complejo que reflexionaba sobre muchas cosas.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Je veux dire, Josh Rushing était cette personne incroyablement complexe qui réfléchissait aux choses.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Josh Rushing jest bardzo złożoną osobowością i ma przemyślenia na temat wielu spraw.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.제가 의미하는 건,Josh Rushing 은 이 놀랄만하게 복잡한 사람이였다는 거죠. 그것들에 대해서 생각했던 사람이였죠.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Josh Rushing was een ongelooflijk complexe persoonlijkheid die diep over dingen nadacht.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Mám na mysli to, že Josh Rushing byl tou neuvěřitelně spletitou osobou, která o všem přemýšlela.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Tôi muốn nói, Josh Rushing là một người phực tạp lạ kỳ người luôn suy nghĩ về nhiều thứ.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Voglio dire, Josh Rushing era questa incredibilmente complessa persona che stava pensando a molte cose.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Така да се каже, Джош Ръшинг беше много сложен персонаж, който размишляваше върху много неща.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.Я имею в виду Джоша Рашинга, невероятно сложного человека, который действительно думал о том, что происходит.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.אני מתכוונת, ג'וש רושינג היה אדם מורכב ביותר שחשב על דברים.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.أعني، جوش روشينغ كان شخصية معقدة جداً الذي كان يفكر حول الأشياء.
Demek istiyorum ki, Josh Rushing müthiş karmaşık bir insandı herşey hakkında düşünüyordu.思いをめぐらせていました 中東で上映したとき
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.마일 하이에 살았고, (주 : 마일 하이 - 콜로라도 덴버, 해발 천육백미터가 넘어 마일 하이라 불림) 거기서 10명의 형제 자매들, 제가 흠모하는 부모님과 함께 성장하였습니다.
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.10人の兄弟姉妹と共に愛情溢れる 両親のもとで育ちました でも標高のせいで症状が悪化したので
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.Het ligt op 1600 meter hoogte en ik groeide daar op met mijn 10 broers en zussen en twee lieve ouders.
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.Ott nevelkedtem tíz testvéremmel és két szerető szűlővel.
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.Tempat di ketinggian 1 mil dan saya tumbuh bersama 10 orang saudara dan dua orang tua yang saya kagumi.
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.זאת מדינה בגובה קילומטר, ואני גדלתי עם 10 אחים ואחיות ושני הורים אוהבים.
Deniz seviyesinden 1.5 km yukarıda burada müthiş bir anne baba ve 10 kardeş ile büyüdüm.انها ترتفع ميلاً عن سطح البحر ونشأت هناك مع 10 إخوة و أخوات ومع والدين رائعين جداً
DH: Vaay! Ne müthiş bir hareket, Barry.Ce șmecherie bună, Barry !
DH: Vaay! Ne müthiş bir hareket, Barry.DH : 와우! 그거 멋진 기술인데 배리.
DH: Vaay! Ne müthiş bir hareket, Barry.דן:וואו! תרגיל ממש נחמד בארי.
DH: Vaay! Ne müthiş bir hareket, Barry.دان هولزمان : ياه .. خدعة جميلة يا باري
DH: Vaay! Ne müthiş bir hareket, Barry.おぉ あれを見てください
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Abilitatea de-a ne concentra atenția la altceva decât la prezent e uimitoare.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Cette abilité de concentrer notre attention sur autre chose que le présent est vraiment fascinante.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Csodálatos az a képességünk, hogy figyelni tudunk valami másra, mint ami a jelenben történik.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Den här möjligheten att fokusera på något annat än nuet är verkligen fantastisk.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Dit vermogen om onze aandacht te richten op iets anders dan het nu is verbazingwekkend.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Esta capacidad de centrar nuestra atención en otra cosa aparte del presente es realmente asombrosa.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Khả năng tập trung sự chú ý của chúng ta vào một cái gì đó khác hơn hiện tại, quả là tuyệt vời.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.우리의 정신을 현재가 아닌 다른 곳에
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Naša schopnosť sústrediť sa na niečo iné ako je súčasnosť je naozaj úžasná.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Tahle schopnost zaměřit naši pozornost na něco jiného, než je přítomnost, je úžasná.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Wir lernen, planen und denken, wie keine andere Spezies es kann.
Dikkatimizi şu andan başka bir şeye çevirebilme yetisi gerçekten müthiş.Αυτή η ικανότητα να εστιάζουμε την προσοχή μας σε κάτι άλλο που δεν είναι παρόν είναι καταπληκτική.

İlgili Sayfalar