müthiş ile cümle

müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Niezwykły zestaw teleskopów.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Seperangkat teleskop yang luar biasa.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Um extraordinário conjunto de telescópios.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Una straordinaria gamma di telescopi.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Un extraordinaire ensemble de télescopes.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Un set de telescoape extraordinare.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Μια εξαιρετική ομάδα από τηλεσκόπια.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Невероятен набор от телескопи.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.Это необыкновенные телескопы.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.מערכת יוצאת-דופן של טלסקופים.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.مجموعة غير عادية من التلسكوبات.
Çok müthiş teleskoplar bunlar.見方を変えてみましょう
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Abbiamo raggiunto molti traguardi Ed è stato un successo incredibile
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Am avut multe realizări, iar succesul a fost imens.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Hemos logrado mucho y ha sido un grandísimo éxito.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.우리는 많은 업적을 이루었습니다. 그리고 엄청난 성공을 해 왔죠.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Nous avons accompli beaucoup de choses et ça a été un immense succès.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Sokmindent váltottunk valóra hatalmas sikerrel.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Wiele dokonaliśmy, sukces jest ogromny.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Wir haben eine Menge erreicht und es war ein riesiger Erfolg.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Zažili jsme mnoho úspěchů a celkově to byl velkolepý úspěch.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Είχαμε πολλά κατορθώματα και ήταν μία φοβερή επιτυχία.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.Имахме много постижения и това беше огромен успех.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.У нас было много достижений, и это был огромный успех.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.היו לנו המון הישגים, וזו היתה הצלחה כבירה.
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.وقد قمنا بالعديد من الانجازات وحققنا العديد من النجاحات الكبيرة
Çok şeyler başardık ve müthiş bir başarı idi.大成功を収めました 私にとって ことに嬉しかったのは 今やSpaceShipOneが 航空宇宙博物館で
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Cảm ơn bạn rất nhiều, thưa ngài." Tôi cảm thấy hết sức chuẩn bị tinh thần nhất.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Ďakujem vám, pane." Cítil som sa strašne najviac vystužené.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Dank u wel, meneer." Ik voelde me het meest vreselijk geschoord.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Děkuji vám, pane." Cítil jsem se strašně nejvíce vyztuženy.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Dziękuję bardzo, panie." Czułem najbardziej strasznie usztywnione.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Kiitos paljon, herra." Tunsin eniten hirveän jäykistetty.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."대단히 감사합니다, 선생님."나는 대부분의 너무 것이네 느꼈습니다.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."La ringrazio molto, signore." Mi sentivo terribilmente rinforzato.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Mange tak, sir." Jeg følte mig mest frygtelig afstivet.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Merci beaucoup, monsieur." Je me sentais terriblement plupart contreventés.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Nagyon szépen köszönöm, uram." Úgy éreztem, a legtöbb awfully merevített.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Najlepša hvala, gospod." Počutil sem se najbolj strašno braced.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Tack så mycket, sir." Jag kände de flesta väldigt stagade.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Terima kasih banyak, Sir." Saya merasa paling sangat bersiap.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Va multumesc foarte mult, domnule." M-am simtit cel mai grozav fixate.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Vielen Dank, Sir." Ich fühlte mich am meisten furchtbar verspannt.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Σας ευχαριστώ πολύ, κύριε." Ένιωσα πιο απαίσια ενισχυμένος.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Благодаря ви много, сър." Чувствах най-ужасно готви.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Большое вам спасибо, сэр." Я чувствовал себя ужасно наиболее закрепить.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."Велике вам спасибі, сер." Я відчував себе жахливо найбільш закріпити.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim."شكرا جزيلا لك يا سيدي". شعرت استعدت معظم بفظاعة.
"Çok teşekkür ederim, efendim." En müthiş çaprazlı hissettim.雲が離れて丸めてそれがために使用されるすべてだったしたかのように私は感じた。
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.Fordi på en måde er det virkelig logisk. Og på andre måder er det slet ikke.
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.왜냐면 이 것은 어떤 방면에서는 정말, 정말 당연한데 어떤 방면에서는 정말 당연하지 않기 때문입니다
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.Porque em algum nível é extremamente óbvio, mas em outro nível não é nada óbvio
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.בגלל שמנוקדת מבט אחת זה מאד מאד פשוט אבל במבט כולל זה בכלל לא ברור מאליו
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.لانه لمستوى معين يبدو كانه امر مخادع بشكل واضح , لكن في مستويات اخرى هو غير واضح
Çünkü bir aşamada bu müthiş süper bir şekilde belli ama başka bir aşamada kesinlikle açık değil.特に、「一様に直線的な運動を続ける」ってとこ。
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Bởi chúng ta chỉ làm ra những thứ vui vẻ, hay là, bạn biết đấy, làm bạn sợ, hay là, gây phấn khích trong lòng.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Deoarece facem lucruri care sunt distractive sau în care simți groaza ca o emoţie viscerală.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Karena kita hanya membuat hal yang menyenangkan, atau akan membuat Anda takut, Anda tahu, perasaan berdebar.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.우리는 그냥 재미있거나 무섭거나 본능적으로 흥분하게 하는 것만 만드니까요.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Omdat we dingen maken die tof zijn of die je angst laten voelen, die pure opwinding.

İlgili Sayfalar