Mürettebattan kurtulan olmadı.No sobrevivió ningún miembro de la tripulación.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Lui e l'equipaggio si dirigono verso la nonna di Nate, incontrano un'ombra e la inseguono, ma senza successo.
Mürettebattan sağ kalanlar ise teslim olmuşlardı.Coloro che sopravvissero dovettero nascondersi.
Yedi mürettebattan üçü yaralandı, ancak makineli tüfek yuvası yok edildi.Tre dei sette inservienti furono feriti, ma il nido di mitragliatrici fu distrutto.
Gemi toplamda 3,547 yolcu ve mürettebat taşıyabiliyordu.La nave aveva una capacità utile di 3 547 persone tra passeggeri ed equipaggio.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.Gli equipaggi inesperti si fecero prendere dal panico, e le navi furono o affondate o catturate dai Genovesi.
Kaptan da, mürettebatı da bunu bilmektedir.La situazione è grave, e l'equipaggio lo sa bene.
Bir araçtaki mürettebat, şoförler ya da pilotlar, yolcu olarak kabul edilmezler.Il conducente o comandante o pilota e gli eventuali membri dell'equipaggio non sono considerati passeggeri.
1 yıl sonra Melville, DeLong'un ve mürettebatının cesetlerini buldu.Melville ritornò lì un anno più tardi e trovò i corpi di De Long e del suo equipaggio.
4 mürettebat boğuldu.Un membro dell'equipaggio annegò.
Sözleşmeler bir NASA astronotun da güvertede olacağı en az bir adet mürettebatlı uçuş içermektedir.Il contratto prevede almeno un volo di test con equipaggio con almeno un astronauta della NASA a bordo.
Bütün mürettebat üyeleri toplam yaklaşık 2 milyon dolar tazminat almışır.Ogni membro dell'equipaggio ricevette circa 2000 £.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Le altre due navi rimasero nelle retrovie.
Mürettebat ve yolculardan kurtulan olmadı.Nessuna perdita fra equipaggio e passeggeri.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.L'aereo aveva a bordo 217 passeggeri e 7 membri dell'equipaggio.
Mürettebat yaklaşık 363 kişiydi.L'equipaggio al completo era formato da 363 uomini.
Mayıs 2009'dan beri keşif görevi mürettebatı sayısı altıdır.Dal maggio 2009 l'equipaggio dell'ISS viene portato a sei persone.
Mürettebatı 6 kişiden oluşuyordu.L'equipaggio era composto da 6 persone.
Aynı olay Apollo 1 mürettebatının da başına geldi.È stato uno dei membri dell'equipaggio di Apollo 7.
Mürettebat uzayda kaynak yapımı konusunda önemli deneyler gerçekleştirdi.L'equipaggio eseguì comunque importanti esperimenti per eseguire delle saldature nello spazio.
Hasar gören birçok Ferdinands mürettebatı tarafından terk edildi.Tre furono gli equipaggi persi da Harris.
Makineli tüfek için 4 ila 6 kişilik bir mürettebat gerekiyordu.L'armamento secondario invece prevedeva 4-6 mitragliatrici.
21 Haziran 1919'da gemi kendi mürettebatı tarafından İngilizlere geçmemesi için batırıldı.Il 21 giugno 1919 la flotta preferì autoaffondarsi che cadere in mani britanniche.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.Dei cinque membri dell'equipaggio solo due sopravvissero.
Geminin mürettebatından 253 kişi öldü.Morirono 296 uomini dell'equipaggio.
Araç mürettebatı savunma için kişisel silahlarını kullanıyordu.L'equipaggio, infine, caricava sul veicolo le armi per la difesa personale, utilizzabili da apposite feritoie.
Bu arada patlayan yakıt yüklü kamyonlar Sovyet tank mürettebatında paniğe yol açtı.Al centro del vano, il serbatoio corazzato del carburante funge da panca per l'equipaggio.
Kalan 11 mürettebat ise ölmüştür.Tredici membri dell'equipaggio sono morti.
Bir triremenin standart olarak taşıdığı mürettebat, 14'ü asker olmak üzere 200 adamdır.L'equipaggio tipico di una triremi era formato da 200 uomini, tra cui 14 marinai.
Mürettebattan iki kişi yaşamını yitirdi.Solo due dei membri dell'equipaggio persero la vita.
Soyuz, üç mürettebata kadar taşıma ve yaklaşık 30 güne kadar yaşam desteği sağlayabilir.Il Sojuz poteva trasportare tre cosmonauti e provvedere alla loro vita per 30 giorni-uomo.
Bunlarla beraber aracın inflak etmesine ve mürettebatın ölümüne sebep olabilir.Ciò porterà alla distruzione della nave e alla morte di tutto l'equipaggio.
Dava sırasında mürettebat ile geminin imalatçıları arasında suçu birbirinin üzerine atma çabaları görülür.Nella disputa nata tra il capitano e l'equipaggio, il capitano avrebbe avuto la peggio.
Mürettebatın ve yolcuların tamamı hayatını kaybetti.Tutti i passeggeri e i membri dell'equipaggio perdono la vita.
Mürettebat deliği bularak onarmaya çalıştı fakat başaramadı.L'equipaggio tentò di recuperare quota senza però riuscirci.
Oyunda mürettebatın en önemli gereksinimi gıdadır.Maggiore sicurezza dell'equipaggio.
Her iki pozisyonda da silahın mürettebatı azami derecede yaralanmaya açık oluyordu.Fortunatamente, sono sopravvissuti entrambi i membri dell'equipaggio, senza gravi ferite.
62 yolcu ve 12 mürettebatın tamamı öldü.66 passeggeri e 12 membri dell'equipaggio rimasero uccisi.
Her ikisinde de mürettebat üç kişiden oluşmaktadır.L'equipaggio è formato da due persone.
Diğer birçok mürettebat da izin verilen seviyeleri aşan dozlarda radyasyon aldı ve tıbbi tedavi gördü.Molti altri membri dell'equipaggio assorbirono dosi di radiazioni al di sopra della soglia di sicurezza.
25 denizciden oluşmuş mürettebatı olan bir gemiydi.Это был корабль с командой в двадцать пять моряков.
İkinci Sezon Andromeda mürettebatının umutsuz durumdaki görüntüsüyle başlar.Второй сезон начинается с команды «Андромеды», находящейся в безнадежной на первый взгляд ситуации.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Тем временем, команда находит труп Милбёрна.
Araç mürettebatı savunma için kişisel silahlarını kullanıyordu.Экипаж также имел своё личное оружие для самозащиты.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.Из 55 членов экипажа выжил только один.
Tecrübesiz mürettebat paniğe kapıldı ve gemiler Cenevizliler tarafından ya batırıldı ya da ele geçirildi.Неопытные экипажи запаниковали, и корабли были потоплены или захвачены в плен генуэзцами.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.Объединение команды «Андромеды» — главная тема первого сезона.
Mürettebat deliği bularak onarmaya çalıştı fakat başaramadı.Экипаж попытался сбить пламя, но тщетно.
Sonunda 4 Mayıs 1945'te mürettebatı tarafından batırıldı.4 мая 1945 года был затоплен командой.
1.196 mürettebattan yaklaşık 300'ü gemi ile beraber battı.Из 1197 человек на борту около 300 утонули вместе с кораблём.
Geminin mürettebatı esir alındı ve gemi batırıldı.Он был взят в плен, а его судно потоплено.
Kalan 11 mürettebat ise ölmüştür.Все 11 членов экипажа погибли .
Kieser, Osmanlıların "düzinelerce mürettebatı savaş esiri aldığını" belirtiyor.МККК предупреждало, что «десятки тысяч находятся на грани голода».
21 Haziran 1919'da gemi kendi mürettebatı tarafından İngilizlere geçmemesi için batırıldı.21 июня 1919 года там он и был затоплен собственным экипажем.
Mürettebattan ise sadece iki kişi sağ kurtulabilmişti.Из его экипажа спаслись всего два человека.
62 yolcu ve 12 mürettebatın tamamı öldü.Все 66 пассажиров и 12 членов экипажа погибли.
Oyunda mürettebatın en önemli gereksinimi gıdadır.Это прямая обязанность самого экипажа.
34 kişilik mürettebat karaya çıkarak kurtuldu.Все 34 членов экипажа сумели выбраться на остров.
Uçakta 107 yolcu ve altı mürettebat olmak üzere toplam 113 kişi bulunmaktaydı.На борту авиалайнера находилось 113 человек — 107 пассажиров и 6 членов экипажа.
Trajik durumda üç mürettebat üyesi ve 47 yolcu öldü.Три члена экипажа и 47 пассажиров погибли при трагических обстоятельствах.