Topun dönüş açısı pek fazla değildi ve mürettebatı koruyacak bir üst kısım yoktu.Ook was het zicht zeer slecht en boden de deuren geen bescherming voor de bemanning.
2608 mürettebatı vardı.De schepen hadden een bemanning van 1084 man.
Temayüller gereği gemi alıkonulup, mürettebatı da esir alınamazdı.Het voertuig kon ook op afstand bestuurd worden, zodat het bemanningslid niet in gevaar werd gebracht.
Mürettebatın geri kalanı ağır yararlanmıştır.De rest van de bemanning is niet sterk genoeg.
Geminin mürettebatı esir alındı ve gemi batırıldı.De politie werd ingelicht en het schip werd verzegeld.
Partizanlara ait 1.200 donanma mürettebatı mevcuttur.Op het schip werken 1.200 bemanningsleden.
Bu araç hem mürettebatı hem de yedek mühimmatı taşımak için üretildi.Het voertuig had voldoende ruimte om de bemanning en munitie van het wapen mee te voeren.
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Het hoofd van de me'lavim had aan boord het bevel over alle opvarenden, inclusief de kapitein en de bemanning.
Yangın çıkmazken, yolcu ve mürettebatın tamamı kurtuldu.Tegen deze tijd stond het gehele vliegtuig in brand en waren de passagiers en bemanning bewusteloos geraakt.
Kalan yolcular ve mürettebat kurtulmayı başardı.De bemanning en vracht kon gered worden.
Üst yapı 4 kişilik mürettebat için çok dardı.De cabine aan de voorzijde is groot genoeg om de bemanning van vier personen te vervoeren.
Uçakta 155 yolcu ve 7 mürettebat bulunmaktadır.Aan boord van het vliegtuig waren 155 passagiers en 7 bemanningsleden.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Hij stond toe dat zijn bemanning konden zwemmen in zee.
Kalan 11 mürettebat ise ölmüştür.De 5 bemanningsleden zijn omgekomen.
69 kişilik mürettebata göre tasarlandı.Haar bemanning bestond uit 49 bemanningsleden.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Vervolgens plaatst hij zijn bek zo dat de hele bemanning in zijn bek schuift.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.Tijdens de vlucht waren 217 passagiers – vooral toeristen – en zeven bemanningsleden aan boord.
Kurtarılabilen mürettebat sadece 11 kişidir.Van de 12 bemanningsleden worden er 7 gered.
Bunların iki binden fazla mürettebatı da tutsak alınmıştır.De tweekoppige bemanning werd gevangengenomen.
Ayrıca mürettebat ruhsal ve bedensel olarak iyi durumda değildi.Daar werd geconstateerd dat de beide kosmonauten er fysiek en geestelijk niet best aan toe waren.
Temeraire ve mürettebatı Çin'e giderken ölür.Een Duitse bemanning zou het naar China varen.
Kaptanlar, gemiden ve mürettebattan sorumludur.De kapiteins zijn verantwoordelijk voor schip en bemanning.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Gdy ekipa powraca, odnajduje zwłoki Millburna.
5 veya 6 kişilik mürettebatı bulunuyor.Załoga 5-6 osób.
Trinidad gemisindeki 55 mürettebatın dördü 1525'te İspanya'ya ulaşmayı başardı.Tylko 4 z 55 pierwotnych członków załogi statku „Trinidad” powróciło w 1527 roku do Hiszpanii.
Mürettebat ayrıca Güneş ve Dünya gözlemleri de yapmıştır.Kosmonauci dokonali także obserwacji Słońca i Ziemi.
31 Mart'ta mürettebatın bir kısmı Puerto San Julian adını verdiği bir grup oluşturdu.31 marca załoga założyła osadę, którą nazwano Puerto San Julian (port Św. Juliana).
Dünyaya döndüklerinde mürettebatın hayli zayıfladığı görüldü.Po powrocie na Ziemię, obaj członkowie załogi byli bardzo osłabieni.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.Załoga Sojuza 21 opuściła stację nagle, przed zaplanowanym terminem.
İki pilot öldü, mürettebatın geri kalanı sağ olarak kurtuldu.Pilot zginął, dwóch członków załogi uratowało się.
Kangaroo aracı 2 kişlik mürettebatının yanında 20 kişilik piyade askerini taşıyabiliyordu.Kangaroo mógł przewozić 20 żołnierzy i miał dwuosobową załogę.
Shenzhou programında dört adet sınırsız test uçuşu ve iki mürettebatlı görev vardı.W ramach programu Shenzhou były przeprowadzane misje zarówno bezzałogowe jak i załogowe.
Mürettebat yaklaşık 363 kişiydi.Załoga liczyła 330 osób.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.Na pokładzie maszyny znajdowało się 217 pasażerów i 7 członków załogi.
Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan'a haber ulaştırdı, kıyıdakilere yardım geldi.Tylko dwóch marynarzy wróciło drogą lądową, aby powiadomić Magellana, co się stało.
69 kişilik mürettebata göre tasarlandı.Jego załoga liczyć będzie 69 osób.
Bu, iki uzay aracı arasında ilk mürettebat geçişiydi.Było to pierwsze udane dokowanie dwóch załogowych pojazdów kosmicznych.
Gemi mürettebatından kurtulan olmadı.Z załogi okrętu nie uratował się nikt.
Uçakta bulunan 181 yolcu ve 8 mürettebat hayatını kaybetti.Na pokładzie było 181 pasażerów i 8 członków załogi.
Mürettebatı 6 kişiden oluşuyordu.Załogę stanowiło 6 osób.
Falcon 9 roketinde olduğu gibi, mürettebatlı kullanım ile tekrar-kullanıma uygun olması hedefleniyordu.Podobnie jak Falcon 9 rakieta byłaby wielokrotnego użytku.
Mürettebat ise Lufthansa tarafından sağlanmıştır.Załogą zarządza Lufthansa Group.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.Załoga wkrótce powróciła do bazy.
3 mürettebat ve 11 yolcu hayatını kaybetti.Zginęła cała załoga oraz 11 pasażerów.
Gerektiğinde tek mürettebatla uçabilmektedir.W razie potrzeby, do załogi może dołączyć nawigator.
Tank mürettebatı dört kişiden oluşuyordu.Załoga Załoga czołgu składała się z czterech ludzi.
Mürettebattan ise sadece iki kişi sağ kurtulabilmişti.Z załogi przeżyły tylko dwie osoby.
Mürettebatın bulunduğu kısmın üstü açık ancak kulesi zırhlı idi.Nad przedziałem załogi znajdowała się obrotowa wieża z uzbrojeniem.
II. Ölüm Yıldızı'nda ise bunun iki katı kadar mürettebat ve güç vardır.Oznaczeniem stopnia w Siłach Zbrojnych Rzeczypospolitej Polskiej są dwie belki i trzy gwiazdki.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Wieniamin zdołał wypłynąć na brzeg.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Członkowie załogi siedzieli jeden za drugim, plecami do siebie.
Gemide devlet görevlileri, gemiciler ve mürettebattan oluşan toplam 69 kişi bulunmaktaydı.Załoga liczyła 69 oficerów, podoficerów i marynarzy.
Denizaltının otuz iki kişilik mürettebatı Sultanhisar'a alındı ve denizaltı batırıldı.Wszystkich 32 członków załogi podjęły łodzie ratunkowe z „Sultanhisar”, biorąc ich do niewoli.
Bunların iki binden fazla mürettebatı da tutsak alınmıştır.Od razu aresztowali część załogi z obu okrętów.
Araç 7 mürettebat ile yönetilecekti.Dowodził 7-osobową załogą promu.
Ayrıca mürettebat arazideki kadar tank içinde rahat bulunamamaktadır.Załoga może również operować w określonym terytorium.
Mürettebatın bir kısmı öldürüldü, diğerleri tutsak alındı.Część załogi utonęła, pozostali uratowali się.
Geminin toplamda 744 subay ve erattan oluşan mürettebatı bulunuyordu.Załoga liczyła 741 oficerów i marynarzy.
Uçakta 107 yolcu ve altı mürettebat olmak üzere toplam 113 kişi bulunmaktaydı.Na pokładzie było 113 osób – 107 pasażerów i 6 członków załogi.
Temayüller gereği gemi alıkonulup, mürettebatı da esir alınamazdı.Wpierw należało jednak naprawić statek, na co załoga nie miała pieniędzy.