mümkün ile cümle
mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bunun nasıl mümkün olduğunu söyle.Tell me how that's possible.
Bunun teorik olarak mümkün olduğunu tahmin ediyorum.I guess theoretically it's possible.
Daha kötüye gitmesi mümkün değil.It can't possibly get any worse.
Onların ne kadar süreceğini tahmin etmek mümkün değil.There's no telling how long they'll last.
2.30'a kadar Boston'a varmak mümkün olmalı.It should be possible to get to Boston by 2:30.
Her şey mümkün görünüyordu.Anything seemed possible.
Mümkün olduğunca hızlı koş.Run as fast as possible.
Mümkün olduğu kadar erken gel.Come as early as possible.
Tom'un toplantıda olmayacağı oldukça mümkün.It's quite possible that Tom won't be at the meeting.
Tom'un bize hiç yardım etmeyeceği oldukça mümkün.It's quite possible that Tom won't help us at all.
Tom'a yardım etmek için mümkün olan her şeyi yapmak istiyorum.I want to do everything possible to help Tom.
Tom'u bize yardım ettirmek mümkün olmalı.It should be possible to get Tom to help us.
Her şey o günlerde tekrar mümkün görünüyordu.Anything seemed possible back in those days.
Bunu değiştirmek mümkün olmalı.It should be possible to change that.
Onu yapmak mümkün olmalı.It should be possible to do that.
Bir hata yapmamız mümkün mü?Is it possible we've made a mistake?
Aptallığa karşı kanun yapmak mümkün değil.It's not possible to legislate against stupidity.
Sanırım kazanabilmemiz mümkün.I think it's possible that we may win.
Tom'la karşılaşabilmem mümkün.It's possible that I might run into Tom.
Bu mümkün müydü?Was it possible?
Bu nasıl mümkün olurdu?How would that be possible?
Bu tamamen mümkün.That's entirely possible.
Maalesef bu mümkün değil.Unfortunately, it's not possible.
Bunun mümkün olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's possible.
Onun mümkün olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's possible.
Keşke bu mümkün olsa.I wish it were possible.
Bunun mümkün olacağını düşünmedim.I didn't think this would be possible.
Önümüzdeki pazartesi Boston'da olabilmem mümkün.It's possible that I might be in Boston next Monday.
Yarın öğleden sonraki toplantıda olamamam mümkündür.It's possible that I might not be at tomorrow afternoon's meeting.
Bu teknik olarak mümkün değil.This is technically impossible.
Tom'un Mary'nin hastanede olduğunu bilememesi mümkün.It's possible that Tom may not know that Mary is in the hospital.
Önerdiğin şey mümkün görünmüyor.What you're suggesting doesn't seem feasible.
Yarın öğleden sonra bir toplantımız olduğunu Tom'un bilemiyor olması mümkün.It's possible that Tom may not know that we're having a meeting tomorrow afternoon.
Umarım ölümlerin sayıları mümkün olduğunca düşük olacaktır.I hope the number of fatalities will be as low as possible.
Tom'un tekrar kendini öldürmeye çalışması mümkündür.There's a chance that Tom might try to kill himself again.
Onu görmek pek mümkün olmadı.I was hardly able to see her.
Zamanda geriye doğru seyahat etmek mümkün değildir.It's not possible to travel backward in time.
Hava olmadan yaşamak mümkün değildir.It is not possible to live without air.
Bu kolay değil ama mümkün.It isn't easy, but possible.
Mümkün olduğunca çabuk bir cevabı takdir ederim.I'd appreciate an answer as soon as possible.
Onun hakkında yanılıyor olman mümkün mü?Is it possible you're wrong about that?
Bu teorik olarak mümkün.It's theoretically possible.
Bu fiziksel olarak mümkün değil.It's not physically possible.
Belki bu mümkün değil.Maybe it's not possible.
Gerçekten bunun mümkün olduğunu düşünüyor musun?Do you really think it's possible?
Belki bu mümkün bile değil.Maybe it's not even possible.
Gerçekten bunun mümkün olacağını düşünüyor musun?Do you really think it'll be possible?
Bu mümkün olmamalı.That shouldn't be possible.
Mümkün olduğu kadar kımıldama.Keep as still as possible.
Burada mümkün olduğu kadar uzun süre kalmak istiyorum.I'd like to stay here for as long as possible.
Mümkün olduğunca uzun süre burada kalmak istiyorum.I'd like to stay here as long as possible.
Tom'un bunu yapmış olabilmesi mümkün mü?Is it possible Tom could've done it?
İçecek bir şey almam mümkün olur muydu?Would it be possible for me to get something to drink?
Tom'un istediğimizi yapması mümkün değil.It's not likely Tom will do what we ask.
Tom'un artık orada olmaması mümkün.It's possible Tom isn't there anymore.
Semptomlardaki azalmaya rağmen tedavisi mümkün değildi.No cure was possible, despite the abatement of symptoms.
Gayretli çalışma olmadan başarı mümkün değil.Success is not possible without diligent work.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmaması mümkündür.It is possible that we will not be able to eat tuna in the future.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmayacağı mümkündür.It's possible that we won't be able to eat tuna in the future.
Mümkün olduğu kadar çabuk çalışmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to work as quickly as possible.