mümkün ile cümle
mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a kulübümüze girmesinin mümkün olmadığını söyledim.I told Tom it wasn't possible for him to get into our club.
Hayat güneş olmadan mümkün değildir.Life is impossible without the sun.
Tabii, bu da mümkün.Of course this is also possible.
Her savaşı kazanmak mümkündür, ancak yine de savaşı kaybedersiniz.It's possible to win every battle, but still lose the war.
Ben mümkün olursa, onlara bir beden büyüğü alıyorum.I take them a size bigger, if possible.
Bir uçağı bu adaya indirmek mümkün mü?Is it possible to land a plane on this island?
Çaba sarf etmeden hiçbir şey mümkün değildir.Without effort, nothing is possible.
Mümkün olan her şeyi yaptık.We've done everything possible.
Biz mümkün olan her şeyi yapıyoruz.We're doing everything possible.
Bunun mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it's possible.
Sence mümkün mü?Do you think it's possible?
Onun mümkün olduğunu mu sanıyorsun?Do you think it's possible?
Bunun mümkün olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's possible?
Onun bile mümkün olduğunu sanmıyorum.I don't think that's even possible.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalış.Please try to be as brief as possible.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz ol.Please be as brief as possible.
Bunun mümkün olmadığını biliyorsun.You know that's not possible.
Bunu kabul etmem mümkün değil.I can't possibly accept this.
Tom'un zamanında burada olmayacağı mümkün.It's possible that Tom won't be here on time.
Tom ve Mary'nin akraba olması mümkün.It's possible Tom and Mary are related.
Tom mümkün olduğu kadar az yedi.Tom ate as little as possible.
Tom mümkün olduğu kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as possible.
Bu mümkün olmayabilir.That may not be possible.
Mümkün olduğunda Tom Mary'den kaçınır.Tom avoids Mary whenever possible.
Tom'a mümkün olduğunca çok yardım etmeliyiz.We need to help Tom as much as we can.
Buradan mümkün olduğu kadar çabuk çıkmalıyız.We should get out of here as fast as we can.
Onu söylemiş olmam mümkün fakat onu söylediğimi hatırlamıyorum.It's possible I said that, but I don't remember saying it.
Bu mümkün değil, değil mi?It's not possible, is it?
Tom'un bilmemesi mümkün mü?Is it possible Tom didn't know?
Bazı normlarla ilgili temel bir anlayış olmadan, iletişim mümkün değildir.Without a basic understanding of certain norms, communication is impossible.
Tom bunun nasıl mümkün olduğunu soruyor.Tom is asking how that's possible.
Mümkün olduğunca hızlı koş ve elimi bırakma.Run as fast as you can and don't let go of my hand.
Sanırım bu mümkün olabilir.That might be possible, I suppose.
Matematikte nasıl bir hata mümkün olur?How is an error possible in mathematics?
Tom'la kontak kurmak mümkün olabilir.It might be possible to contact Tom.
Bize yardım etmesi için Tom'u ikna etmek mümkün olabilir.It might be possible to convince Tom to help us.
Bunu tamir etmek mümkün olabilir.It might be possible to repair this.
Tom'u bulmak için mümkün olan her şeyi yapıyoruz.We're doing everything possible to find Tom.
Mümkün olan en kısa sürede annene söylemelisin.You should tell your mother as soon as possible.
O mümkün olabilir.That might be possible.
Onların birbirlerinin yüzünü görmemiş olmaları mümkündür.It's possible that they haven't seen each other's faces.
Mümkün olduğu kadar çabuk bunun tamir edilmesini istiyorum.I want this repaired as soon as possible.
İstediğin mümkün değil.What you want is not possible.
Onun seni anlaması mümkün değil.It's not possible that she understood you.
Bunu mümkün olduğu kadar acısız yapmaya çalışacağım.I'll try to make this as painless as possible.
Tom buraya mümkün olduğunca çabuk geliyor.Tom is coming back here as quick as he can.
Tom yardım etmek için mümkün olan her şeyi yapıyor.Tom is doing everything possible to help.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağım.I'll try to make things as easy as possible for you.
Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağıma söz veriyorum.I promise I'll try to make things as easy as possible for you.
Mümkün olduğu kadar çok soru yap.Do as many questions as possible.
Mümkün olduğu kadar fazla soru çöz.Do as many questions as possible.
Bunun amacını anlamak inanın mümkün değil.Believe me, the purpose of that is not understandable.
Bu mümkün olmalı.It should be possible.
Mümkün olduğunca çabuk ol.Be as quick as you can.
Seni unutmak ne mümkün.How could I forget you?
Bazı şeyler, yapılması mümkün olsa da, uğraşmaya değmez.Not everything that can be done is worth the pain of doing it.
Böyle bir şey mümkün mü?Is such a thing possible?
Ben sadece buraya mümkün olduğu kadar hızlı gelmek istedim.I just wanted to get here as fast as possible.
Doktor Tom'a yatakta kalmasını ve mümkün olduğu kadar çok dinlenmesini söyledi.The doctor told Tom to stay in bed and get as much rest as he could.
Her şeyi bilmek mümkün değildir.It's not possible to know everything.