mümkün ile cümle
mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom mümkün olmayacağını düşünüyor.Tom thinks it won't be possible.
Tom bunun mümkün olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's possible.
Tom bunun mümkün olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's possible.
Bu mümkün olur muydu?Would that be possible?
Bu mümkün olabilir mi?Could this be possible?
Mümkünse oraya uçmak isterim.I'd like to fly there if possible.
Öğretmen: "Tabii, bu mümkün." dedi.The teacher said: "Of course, it's possible".
Bu korku filminde, ölü için hayata geri gelmek mümkündür.In this horror movie, it is possible for the dead to come back to life.
Kayıtlar yerine mümkün olduğu kadar çok canlı TV izlemeye çalışıyorum.I try to watch live TV as much as possible instead of recordings.
Bunu bilmemen mümkün.It's possible that you don't know this.
Üzgünüm, ama bu gerçekten mümkün değil.I'm sorry, but it's really not possible.
Mümkün olabildiğince çabuk eve gitmek istiyorum.I want to go home as soon as possible.
Tom'un ne yapacağını tahmin etmek mümkün değil.There's no telling what Tom will do.
Bu artık mümkün değil.That's not possible anymore.
Bu oldukça mümkün.That's quite possible.
Çeşitli nedenlerden dolayı onu çabucak yapmak mümkün olmadı.For various reasons, it has not been possible to do that quickly.
Mümkün değil ama olası.It's not likely but possible.
Aşk mümkündür.Love is possible.
Eğer mümkünse, bir açıklama istiyorum.If possible, I would like an explanation.
Her şeye rağmen onları yenmenin mümkün ve gerekli olduğunu düşünüyorum.Despite everything I think it's possible and necessary to beat them.
Çöp kutusundan silinmiş bir dosyayı geri getirmek mümkün mü?Is it possible to recover a file deleted from the bin?
Mümkün olduğunca buraya sık gelirim.I come here as often as I can.
İstatiksel olarak mümkün değil ama imkansız değil.That's statistically unlikely, but not impossible.
Tom mümkün olan kısa sürede haberdar edilmeli.Tom should be notified as soon as possible.
Hiçbir iş bir emir olmadan mümkün değildir.No work is possible without an order.
Mümkün olmayacak.It won't be possible.
Belki o mümkün olur.Perhaps that would be possible.
O mümkün ama zaman alacak.That's possible, but it will take time.
Mümkünse, neden olmasın?If it's possible, why not?
Mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalışacağım.I'll try to be as brief as possible.
Tom'un yardımı olmadan bunu yapmamızın mümkün olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be possible for us to do this without Tom's help?
Bu hafta sonu gelip bize yardım etmenizin mümkün olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be possible for you come over and help us this weekend?
Mümkün olan en kısa sürede kitaplarınızı iade edeceğim.I'll return your books as soon as possible.
Bunu tek başıma yapmam gerçekten mümkün değil.It's just not possible for me to do this by myself.
Bu gerçekten mümkün değil.It's just not possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede döneceğiz.We'll be back as soon as possible.
Mümkün olduğunca az yedim.I ate as little as possible.
Burada patates satın almak mümkün mü?Is it possible to buy potatoes here?
Bunun mümkün olmadığından emin misin?Are you sure it's not possible?
Mümkünse tek kişilik bir oda istiyorum.I want a single room if possible.
Tom mümkün olduğunca rahatına baktı.Tom made himself as comfortable as possible.
Boston'a trenle gitmek mümkün mü?Is it possible to get to Boston by train?
"O imkansız." " Seninle aynı fikirde olmamalıyım. Bu çok mümkün.""That's impossible." "I must disagree with you. It's very much possible."
"O öldü." "Hayır, bu mümkün değil!""She's dead." "No, it's not possible!"
Tom'la konuşmamız mümkün mü?Would it be possible for us to talk to Tom?
Gelecek hafta birkaç gün izin almam mümkün mü?Would it be possible for me to take a few days off next week?
Mümkünse seninle biraz konuşabilir miyim?Could I possibly talk to you for a moment?
İnsanları onu yapmaktan vazgeçirmek için mümkün olan her şeyi yaptım.I've done everything possible to discourage people from doing that.
Takip edilebilmemiz mümkün mü?Is it possible that we could've been followed?
Kurtuluş veya lanet olup olmadığını belirlemek mümkün değildir.It isn't possible to determine if there's either salvation or damnation.
Ben zaten ödeme yaptım. Lütfen eşyayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gönderin.I have already paid. Please ship the item as rapidly as possible.
Mümkün olduğu kadar kalacağız.We'll stay as long as possible.
Ne olabileceğini bilmek mümkün değildir.It's impossible to know what might happen.
Bu nasıl mümkün?How's that possible?
Ne olabileceğini tahmin etmek mümkün değil.There's no telling what might happen.
Bana Tom hakkında mümkün olduğunca çok söyle.Tell me as much as you can about Tom.
Bunun nasıl bitebileceğini tahmin etmek mümkün değil.There's no telling how this might end.
Tom'a söyle, mümkün olduğunca hızlı çalışıyorum.Tell Tom I'm working as fast as I can.
Ne olacağını tahmin etmek gerçekten mümkün değil.There's really no telling what'll happen.
Tom'u bulmamızın ne kadar zaman alacağını tahmin etmek mümkün değil.There's no telling how long it'll take us to find Tom.