mümkün ile cümle

mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilgisayar modelleme mümkün olduğunca gerçekçi olmalıdır.وعادة ما يتم تصميم طابع التحريك أن تكون واقعية قدر الإمكان.
Başka bir seçenek mümkün değildir .لا توجد هناك خيارات أخرى.
Cinsiyet tayini de mümkündür.وأيضا لها قابلية المزج.
Bu göç yolları hava termallerinin kullanılmasını mümkün kılarak daha az enerji harcamalarını sağlar.حيث ان مسارات الهجرة تلك تجعلها تستخدم طاقة أقل بسبب وجود التيار الهوائي.
İkinci karakter katarının bu şekilde tanımlanması mümkün değildir.لكن لا يمكن توصيف الانعكاس التحجيمي بنفس الطريقة.
Kendini çok üzgün ve ızdıraplı hissederken şöyle dedi: "Baba, mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın.فدعوا أبي بن كعب، فقال: «يا أبي، ائت بقيع المصلى، فأمر بكنسه»».
Buna rağmen, iki grubun eğitiminde aynı öğrenme nesnelerinden faydalanılması mümkündür.ومع ذلك يمكن تقديرهم من مجموعة التدريب.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.حركة القوس يمكن أن يتحقق بعمل واحد من المكابس (piston) فقط.
Turbo sayesinde Dizel motorların gücünün benzinli motorlara nazaran daha fazla olması mümkün olmaktadır..ومع التوربو فيمكن أن يكون قوة محرك الديزل أكثر من ذلك مقارنة مع محركات البنزين.
Güney Yarımkürede, Samanyolu'nun karanlık parçalarını fark etmek mümkündür.يمكن رؤية القطب السماوي الجنوبي فقط من نصف الكرة الجنوبي.
Düzenleme ve yol parkuru mümkün olduğunca en görsel alanlardan geçirildi.يجب أَن تكون خطوط السكة الحديدية والطرق السريعة بعيدة عن المناطق السكنية قدر الإمكان.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.فيمكنه أن يعطيهم لغيره، أو يبيعهم، أو يؤجرهم ، أو يورثهم.
Hatta sosyal yaşamın çok önemli bir parçası olduğunu söylemek mümkündür.الوجوه هي جزء مهم من الحياة الاجتماعية.
Bu sayede tarihin soy bilimi mümkün hale gelmektedir.وبناءً على ذلك، تُعد ثمار العلم رائعة.
Bunların dışındaki bilimlerin de kökenlerini antik çağda bulmak mümkündür.ولكن هذا ما سيحاول الباحثون اكتشافه في المراحل القادمة.
İnsana sebepsiz saldıran hayvanlar mümkünse yakalanmalıdır.يجب استبعاد الحيوانات التي من المرجح أن تلد أثناء النقل.
Erken bir aşamda tespit edilirse, kanserin tedavisi mümkündür.تستطيع معالجة السرطان اذا أكتشف في المراحل الأولى.
Pencereyi kapatmanız mümkün mü?أيمكنك إغلاق هذه النافذة من فضلك؟
Seni unutmak mümkün değil.من المستحيل أن انساك
Hepinizin girmesi mümkün değil.ليس بإمكانكم أن تدخلوا جميعكم.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Será que ela deve colocar toda a sua esperança nesse namoro, ou deve depositá-la em Deus?
Bu nedenle, genelde her köyün, denize ulaşımı mümkün kılacak birer iskelesi vardır.E cada um dos grupos tem uma nava-mãe capaz de transportar a todos.
Jukov, mümkün olduğunu söyledi, fakat takviye kuvvetlere şiddetle ihtiyaç vardı.Jukov respondeu que era possível, mas que precisava urgentemente de reservas .
Van Gogh'un, Gauguin'in yanından ayrılacağını farketmiş olması mümkündür.É provável que Van Gogh tenha percebido que Gauguin planejava ir embora.
İlki içinse, bu tür bir prosedür mümkün değildir.Para os primeiros, tal procedimento não é possível.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.A prevenção é evitar ser mordido por moscas.
Babasının Van Gogh olduğuna inanmıştı ancak doğumunun zamanlaması bunu mümkün kılmamaktadır.Ele acreditava que Van Gogh era seu pai, porém o cronograma dos acontecimentos torna isso improvável.
Gençliğinden beri her bilim dalında mümkün olduğunca çok diploma edinmeye çalışmıştır.Desde jovem tenta obter vários diplomas, em qualquer ciência possível.
Bu nedenle, bu hafıza kartını değiştirerek Seri 7'yi netBook konfigürasyonuna dönüştürmek mümkündür.Por isso, é possível converter a Série 7 a netBook configuração, substituindo este cartão de memória.
Bayramov bunun “her kişinin içinde bulunan o özel kıvılcımı aramak” ile mümkün olduğunu söyledi.Bayramov dizia estar "procurando sempre essa faísca especial que existe dentro de cada pessoa."
Nihai Nihai evren farklı fizik yasaları kapsamında mümkün olan her matematiksel evreni içerir.O multiverso final contém todo universo matematicamente possível sob diferentes leis da física.
Bu kadar kuvvet ile büyük bir orduya karşı konulması da mümkün değildi.Em nenhuma outra obra ele foi capaz de alcançar tamanha autoridade e grandeza.
Bu günlükte ziyaretçi internet sitesinin ya da ilgili konu hakkında düşüncelerini ifade etmesi mümkündür.É possível em alguns livros de visitas expressar seus pensamentos sobre o site ou o seu assunto.
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?Mas, como isso é possível?
Fakat bu köklü tarihin ortaya çıkarılması ancak yapılacak arkeolojik kazılarla mümkün olabilecektir.A resolução deste debate deverá surgir apenas com descobertas arqueológicas suplementares.
Bilim kurgu ise olanaksız'ın mümkün kılınmasıdır."A tecnologia era improvável, a ciência impossível".
Pulsarların hızlarını ölçerek süpernova patlamalarının asimetrisine bir limit koymak mümkündür.Medindo a velocidade de pulsares, é possível estipular um limite na assimetria de explosões de supernova.
Fakat Simeon'un Bizans imparatorluk ailesi ile ilişki kurma arzusu olan hanedan evliliği mümkün olmadı.Porém, o casamento dinástico que Simão desejava estabelecer com a família imperial bizantina não ocorreu.
Aldopentozların üç kiral merkezi vardır, dolayısıyla 8 farklı stereoizomer mümkündür.Um exemplo é o mentol, que possui 3 centros quirais, e portanto 8 estereoisômeros diferentes.
Yeni sistemlerde, “4:5” ve benzeri bellek oranlarının görmek mümkündür.Em sistemas mais recentes, é possível ver a memória em proporções de "4:5" e similares.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Segundo a cabala, Yehidah é o mais alto nível da alma, pelo qual o homem pode atingir a união máxima com Deus.
Uzayın sonsuz miktarı ile, mümkün olan her olay sonsuz sayıda oluşacaktır.Com uma quantidade infinita de espaço, todo evento possível ocorrerá um número infinito de vezes.
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.Naquele momento, um cirurgião traz palavra que D. Álvaro deve se recuperar.
Herhangi bir merkez ve herhangi bir yarıçap ile bir çember tanımlamak mümkündür.3- Pode-se traçar um círculo com qualquer centro e com qualquer raio.
Bunun yerine, mümkün olan gözlemlerin bir dizi farklı olasılıkları vardır.Em vez disso, há uma série de possíveis observações, cada uma com uma probabilidade diferente.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Não é possível desembarcar.
Tuzları çeşitli şekilde sınıflandırmak mümkündür.As salsichas podem ser classificadas de diversas maneiras.
Parkta bisiklet kiralamak mümkündür.Há também vários lugares para alugar bicicletas na vila.
Ama bu mümkün değildir.Mas isto não é possível.
Böylece, başlangıçta dakikaların ve daha sonra da saniyelerin belirlenmesi mümkün olmuştur.Desta maneira é possível observar o número de indivíduos inicialmente e depois de um certo período de tempo.
İki dilde eğitim mümkündür: İngilizce ve/veya Almanca.O programa é oferecido em duas línguas: inglês e/ou alemão.
Her zaman mümkün olmuyor demek ki.Porém, isso nem sempre será possível.
Buna karşın çok çalışmayı ve Tanrı'nın bağışladıklarıyla mümkün olduğunca mutlu olmayı insanlara öğütledi.Ele está determinado a fazer tanto quanto Deus pode fazer, até ao fim.
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.Pode ser especialmente difícil comparar a felicidade em culturas diferentes.
Bunu birçok şehrimizde görmek mümkün.Podem ser achados em muitas cidades por todo o mundo.
Hizmet tasarımında temel ilkesi "mümkün olduğunca basit, ama bundan daha tutunma" olmasıdır.Princípio da Eficiência: "Deve o Estado prestar seus serviços com a maior eficiência possível.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Após o nascimento, recomenda-se que a amamentação seja iniciada assim que possível.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.A cirurgia com a intenção de cura só é possível em cerca de 20% dos novos casos.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Como podemos trazer todos de volta juntos?
Ancak, bu açıklamanın mümkün olmadığı düşünülür.Contudo, esta tarefa revelar-se-ia impossível.

İlgili Sayfalar