mümkün ile cümle
mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1970'lere dek bölgeye ulaşım yalnızca deniz yoluyla mümkündü.Fino agli anni '60 Kemer era accessibile solo via mare.
Transhümanist Parti'nin amacının mümkün olduğunca çok eyalet oyu almak olduğunu söylemiştir.Secondo Sternhell il principale obiettivo del sionismo socialista era conquistare quanta più terra possibile.
Ancak bu pek de mümkün gözükmüyor.Ma ciò sembra improbabile.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Chi può essere collegato in qualche modo ai cadaveri?
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.È possibile trovare concetti simili all'interno di altre culture.
Snoop Dogg `u filmde oynatmak istediler fakat mümkün olmadı.Greene aveva sviluppato un proiettore cinematografico duplex, ma non aveva avuto successo.
Buna rağmen daha büyük bir RAM için çekirdeğin yeniden derlenmesi de mümkündür.Potrebbe essere più semplice costruire un nuovo cavo.
Ancak kitapların ilk baskılarına ulaşmak mümkün değil.Sarà lui a dargli in lettura i primi libri proibiti.
Bunu bir bakıma Hollanda'nın lale devri saymak mümkündür.Deriva probabilmente dallo stemma dei Paesi Bassi.
Tarihsel olayların doğruluklarını denetleyebilmek böylelikle mümkün olabilmektedir.Lo sviluppo delle vicende storiche si può sintetizzare così.
Bir video varsa, iPhone YouTube uygulamasını başlatmak da mümkün oldu.Era inoltre possibile lanciare l'app di YouTube per iPhone, qualora ci fosse un video disponibile.
Tek bir bitle yüksek eğilimli dallanmaları yüksek doğrulukta tahmin etmek mümkündür.Il fatto di poter puntare solo verso l'alto può sembrare una grave limitazione.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.L'intervento chirurgico a scopo curativo è possibile solo in circa un quinto (20%) dei nuovi casi.
Havalimanında taksi hizmeti mevcut olup, bu taksilerler ile şehir merkezine ulaşmak mümkündür.Taxi L'aeroporto è facilmente raggiungibile dalle città della zona con i taxi.
Yaşadığımız dünya, mümkün dünyaların en iyisidir.Il migliore dei mondi impossibili.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Difficile da preparare, è possibilmente legata con una striscia sottile di nori.
"İmkansızı mümkün hale getiren adam" olarak bilinir.Ted.: "Un uomo impossibile" ^ Trad.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Questi cambiamenti possono influenzare il clima planetario.
Ancak bunların hepsini aynı anda kullanmak mümkün olmamıştır.Queste possono non essere tutte presenti contemporaneamente.
Bu oyunda amaç mümkün olduğu kadar az puanla oyunu bitirmektir.L'imperativo categorico all'interno del gioco è: sparare il meno possibile.
Bir NY gecesinde her şey mümkündür.Tutto in una notte.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Non è possibile schiantarsi a terra.
O “Jeans’in inadını anlamak mümkün.È soprannominato "Jingles".
Bu şekillerin de pergel ve çizgilik ile çizilmesi mümkündür.È possibile correggere questo errore coi congegni di puntamento e di mira.
(Bunu memnuniyetle karşılasam da kabul etmem mümkün değil.)('Sembra che io non possa farlo') Il est possible qu'il vienne.
Bu gelişme elektrikli telgrafın yapımını mümkün kıldı.Quest'ultima scoperta ha reso fattibile la creazione del telegrafo.
Tedavisi sonrası gebe kalınımı mümkün olur.Il medico non può più continuare la terapia dopo quello che è successo.
Felsefenin dışında düşünmek mümkün değildir.La distinzione non è basata sulla filogenesi.
İki karşıtlığa bağlı bir sonlu hal makinesi gibi davranan bir kalıp yapması mümkündür.È possibile costruire una configurazione che agisca come una macchina a stati finiti connessa a due contatori.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Il suo ingegno era multiforme, scaltro e capace di trovare una via di fuga in ogni emergenza.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Alla donna musulmana è vietato sposare un uomo non musulmano.
İdari yargıda idare mahkemelerinin verdiği kararlara karşı da temyiz mümkündür.Il capitano è l'unico a poter chiedere spiegazioni sulle decisioni degli arbitri.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.L'obiettivo dell'agente è quello di massimizzare la ricompensa totale.
Yine de birkaç ana eğilimden söz etmek mümkündür.Si possono tuttavia distinguere alcuni casi principali di intonazione.
Ancak onların kavramları hala mümkün.Queste però sono e rimangono soltanto ipotesi.
Tedavisi mümkündür.Guarire è possibile".
Açıklamak için de gözlenemeyen evrenler uygulamada sınırsız sayıda varsaymak mümkündür diyorlar.Dunque, è possibile vedere che sono i parlanti a limitare il sistema infinito utilizzabile.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Inutili furono i tentativi di salvargli la vita.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.In ogni caso, un dibattito è ancora in corso riguardo ai poteri del Presidente.
Konuşması ya da yazması mümkün olmadığından bunu ona kimin yaptığını da söyleyemiyormuş.Non sapevamo se le scriveva o se le ricordava.
Sabit tesis akümülatörleri de kendi aralarında alt gruplara ayırmak mümkündür.I maschi in eccedenza possono formare gruppi temporanei tra loro.
17. yüzyıl felsefelerinde bu gelişmelerin etkilerini ve yeni epistemolojik katkıları görmek mümkündür.Il XVII secolo vide la comparsa di nuovi supporti e nuove tecniche pittoriche.
Fakat, bu konudaki rakamın on binin üzerinde olması mümkündür.Questo significa che i valori di questa serie possono essere multipli di 10.
Üst kata merdivenlerden çıkmak mümkün değil.Вам нельзя подниматься по лестнице.
O mümkün değil.Это невозможно.
Mümkün değil.Никак.
O pek mümkün görünmüyor.Похоже, это маловероятно.
Çalışkanlık olmadan başarılı olması mümkün değildir.Невозможно преуспеть без прилежания.
Mümkün değil!Не выйдет!
Mümkün olduğu kadar çabuk başlamak zorundasın.Ты должен начать как можно скорее.
Bunu hangi şekilde yapmak mümkün?Каким образом это можно сделать?
Mümkünse şu fermuarı çekebilir misiniz?Вы можете застегнуть тут молнию?
Arkadaşlar satın alınmaz, sadece onları kazanmak mümkündür.Друзей нельзя купить, их можно только завоевать.
Tüm resmi belgeleri internet aracılığı ile doldurup göndermek mümkün.Всё можно оформить через Интернет.
Yine de denemem mümkün mü?Можно я всё-таки попробую?
Bu, enfeksiyonu durdurmak mümkün olmazsa yayılma hızını azaltmamıza olanak sağlayacak.Это позволит если не остановить инфекцию, то снизить скорость её распространения.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Таква – благочестие, богобоязненность или предосторожность? (неопр.).
Profesör O'Connor'a göre, 5 bin yıllık olan bu teknenin, firavun Hor-Aha'ya ait olması bile mümkündür.По словам профессора О’Коннор, 5000-летний корабль, возможно, даже принадлежал фараону Хор Аха.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Хотя возможно, что было наоборот.
Lakin kan kaybından onun hayatını kurtarmak mümkün olmadı.Но из-за потери крови не удалось спасти его жизнь.