mümkün ile cümle

mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.Se potessi, partirei per un viaggio intorno al mondo.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa ve öz olmaya çalış.Per favore, cerca di essere il più breve possibile.
Tom'un kederli olması mümkün değil.È improbabile che Tom sia depresso.
Mümkünce sağdan gitmek zorunludur (bakınız şerit kullanımı levhası).Entrando, navata destra.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.Lo scopo del gioco è quello di sopravvivere il più a lungo possibile.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Yehidah (יחידה): il piano più alto dell'anima, dove si può raggiungere l'unica unione possibile con Dio.
1842'de John Hutchinson, spirometreyi icat etti ve bu sayede nefes gücünün ölçümü mümkün kılındı.Nel 1842, John Hutchinson inventò lo spirometro che permise di misurare la capacità vitale dei polmoni.
Bunun tam tersini söylemek de mümkündür.Forse è vero il contrario.
Faks göndermek ve almak mümkün olan birkaç cep telefonundan biridir.Questo è uno dei pochi telefonini capaci di ricevere ed inviare fax.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Dite dunque la verità: l'avete rubato o no?»
Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır.Il test di Turing è un criterio per determinare se una macchina sia in grado di pensare.
Her zaman mümkün olmuyor demek ki.Non sempre ciò è possibile.
Aslında proje yalnızca Vikipedi için tasarlanmış olsa da herhangi bir Wikimedia projesini okumak da mümkündür.È possibile consultare i contenuti di ogni progetto Wikimedia, anche se è stato progettato per Wikipedia.
Sosyal ağdaki hesap üzerinden de kayıt olması da mümkün.È possibile anche la registrazione tramite un account nelle reti sociali.
Böylece Yerkes Gözlemevi'ndeki 40-inç (1,000 mm) teleskobu kullanması mümkün oldu.Lì fu in grado di poter utilizzare il telescopio da 40 pollici dello Yerkes Observatory.
Ortodonti tedavisi ile tedavisi mümkündür.Può rendersi necessario un trattamento ortodontico.
Evet, bu mümkündür.È possibile.
Diğer parçacıklar mümkün olan farklı dönme değerlerine sahiptir.Altre particelle possono avere un diverso numero di valori possibili.
Ama ne kadar büyüktür sorusunun cevabını vermek na-mümkündür.Il modo in cui si pone la domanda può dunque influenzare l'efficacia della risposta.
Bir kredi kartı belirtmeden de bir Apple kimliği oluşturmak mümkündür.È possibile creare un ID Apple senza inserire un metodo di pagamento.
Mitolojik metinler; Bu metinler arasında Horus ve Seth hakkındaki anlatımları saymak mümkündür.Vari miti descrivono il conflitto fra Horus e Seth.
Biz böyle bir teori mümkün olduğuna, yine de, inanıyoruz.Il teorema dimostra che ciò è possibile.
Ancak onlar da kendi aralarında savaş halinde oldukları için asker yardımında bulunmaları pek mümkün değildir.E quando Ottaviano avanzò contro di loro, fecero un'alleanza tra loro per darsi reciproco aiuto in guerra.
Parti lideri olarak, seçimleri mümkün olduğunca daha sonra yapma tarafında oldu.In risposta, il nuovo governo puntava alle nuove elezioni al più presto possibile.
Bu, hızlı şarj işlemini mümkün kılar ve gerektiğinde yüksek akımlar sağlar.Questo rende possibile una ricarica rapida con alte correnti quando necessario.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.È anche possibile che un dio non sia capace di rispondere.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.Potevano comprare e vendere appezzamenti di terra oppure cederli in affitto.
Gençliğinden beri her bilim dalında mümkün olduğunca çok diploma edinmeye çalışmıştır.Fin da giovane ha cercato di ottenere più lauree possibili in ogni disciplina.
311 dar ve dönemeçli merdiven çıkarak kulenin en tepesine ulaşmak mümkündür.Tramite una scala recentemente ripristinata è possibile raggiungere la cima della torre più alta.
Oyunun temel amacı mümkün olduğunca çok puan elde etmektir.Lo scopo del gioco è essere il più divertenti possibili.
Bu hâlde ikimizin bir araya gelmesi mümkün mü?Metteteci insieme, come potranno fermarci entrambi?
80 yaşında olanı elde etmek mümkündür.Può raggiungere gli ottanta anni di vita.
Aldopentozların üç kiral merkezi vardır, dolayısıyla 8 farklı stereoizomer mümkündür.I chetoesosi hanno tre centri chirali e, di conseguenza, otto possibili stereoisomeri (23).
Mümkünse yılanın tanımlanması yapılır.Infatti viene identificato con il serpente.
Onları karaya alıştırmak mümkün değildi.Non si erano infatti resi conto di essere approdati sulla terraferma.
Ancak, istenildiğinde Commodore BASIC 2.0 'ın kullandığı RAM alanını da kullanmak mümkündür.In questa modalità l'utente poteva usare solo il Commodore BASIC 2.0 e le 40 colonne.
Fakat aksi bir şekilde sadece suyuna gitmek te mümkün.Naturalmente può essere dislocata unicamente in acqua.
Öyleyse bu durum nasıl mümkün olmaktadır?Come è possibile questo?
Ayrıca oyunu joystick ile de oynamak mümkündür.Le seriali potevano essere utilizzate anche come porte joystick.
Yahudilerin, burada ilk yerleşenlerden olmaları mümkündür.Gli ebrei ne sono le prime vittime.
Kullanılan Creative Commons lisansına göre eserin ticari kullanımı yasak olabileceği gibi tersi de mümkündür.Ad esempio, una licenza Creative Commons, può impedire l'utilizzo di un'opera a fini commerciali.
Launchpad‘i VoiceOver ile de kullanmak mümkündür Uygulamaları arama olanağı, OS X Mountain Lion'da eklendi.La possibilità di cercare tra le applicazioni è stata aggiunta con OS X Mountain Lion.
Filmde Lenin'in eşi Nadejda Krupskaya'yı da görmek mümkündür.Probabilmente l'isola è stata dedicata a Nadežda K. Krupskaja, moglie di Lenin.
Tek bir taş bırakmak mümkündür.È possibile specificarne solo una.
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Bunun için kalite kontrol birimlerinden faydalanmak mümkündür.Forse ebbe modo di lavorare tra i miniatori di corte.
Yemek, mümkün mertebe küçük parçalar halinde konmalıdır.È possibile, se necessario, tagliarlo in pezzi più piccoli.
Mümkün olduğunda dezenfekte olmadan ahırlara girilmemelidir.Le onde inerziali non possono pertanto esistere in assenza di rotazione.
Hatta sosyal yaşamın çok önemli bir parçası olduğunu söylemek mümkündür.È stato evidenziato come la socialità sia un elemento determinante per la sopravvivenza.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Per quanto possibile la privacy del paziente deve essere perseguita.
Son olarak üçüncü madde nedeniyle bu mümkün değildir.Non è prevista la finale per il terzo posto.
Bazı oyun kumandalarında ekstra özelliklere de rastlamak mümkündür.Inoltre, in certi posti, si potrà trovare degli speciali mini-boss.
Ama bu mümkün değildir.Questo però è impossibile.
Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir.Ancora, la Legge di Murphy è esprimibile in Italiano come: Se qualcosa potrà andare storto, lo farà.
Bunları randevu alarak görmek mümkündür.Difficile farne la datazione.
Taksim'i bir semt olarak tanımlamak pek mümkün değildir.Il Tasmania non può essere considerato quindi uno scotch.
Mümkün olduğunca hareket etmemesi gereklidir.L'impossibile non deriva dal possibile.
Acıları sona erdirmek mümkündür.Esiste la cessazione della sofferenza.
Her sütten tereyağı elde etmek mümkün değildir.Non è tuttavia possibile produrre uova di Ditto.
Bazı vatandaşlarının yaptıklarından utanıp mümkün olan herkese yardım ettiler.Le cipolle sono la presa di coscienza delle azioni, commesse o comunque sostenute, da tutti i tedeschi.

İlgili Sayfalar