Ayrıca Afganistan'dan gelen mülteci akını nedeniyle Afgan nüfus da bölgede yaşamaktadır.Есть также большое афганское сообщество в области из-за притока беженцев из Афганистана в последние годы.
Yurtsuzlar da bazen mülteci konumundadırlar.Даже герои иногда отдыхают.
Ayrıca, iade ve Filistinli mülteciler için tazminat hakkını da destekler.Она также поддерживает право на возвращение или компенсацию для палестинских беженцев.
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.Эта цель была достигнута, а правитель Сиспирита признал власть Византии.
Armutlu'lu mülteciler.Наши славные земляки.
1960'lı yıllarda Ermeni mülteci edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olarak dikkat çekti.В 1960 году был разоблачён как один из нацистских военных преступников.
Gemide mültecilerin yolculuğu.Судоходна для катеров.
Macaristan'dan kaçarak siyasi mülteci olarak ABD'ye sığındı.Они прибыли в США, где получили убежище как политические беженцы.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Сотни загава из Чада бежали в Судан в поисках убежища от боевых действий.
Sürgünde Alman mültecilerinin gazetelerinde çalıştı.В типографии газеты работали немцы.
Diğer 768 Yahudi mülteci ve çoğunluğu Bulgar olan 10 kişilik mürettebat kayıplara karıştı.ГИБЕЛЬ БОЛГАРСКОГО СУДНА «СТРУМА» С 768 ЕВРЕЙСКИМИ БЕЖЕНЦАМИ НА БОРТУ.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.На помощь беглецам приходили аболиционисты.
Kanada ayrıca çok sayıda mülteciyi de kabul eder.كما تستقبل كندا أيضاً أعداداً كبيرة من اللاجئين.
İsveç'te çocukluğunu İkinci Dünya Savaşı'ndan mülteci olarak geçirdi ve on yaşındayken Finlandiya'ya döndü.أمضت طفولتها لاجئة في السويد من الحرب العالمية الثانية ، عادت إلى فنلندا في سن العاشرة.
İstanbul'da resimleri çekilen mülteci kadın ve çocuklar.الصور التي التقطت اللاجئات والأطفال في اسطنبول.
2003'ten bu yana İsviçre'de politik mülteci olarak yaşıyor.وهو يعيش الان كلاجئ سياسي في سويسرا منذ أكثر من عام.
16 Ekim 2011 yılında, Myanmar'da kurulan yeni hükûmet kayıtlı Rohingyalı mültecileri geri almaya karar verdi.وفي 16 أكتوبر 2011 وافقت الحكومة البورمية الجديدة في استعادة لاجئين مسجلين من الروهينغيا.
Ocak Ayaklanması'nı açıkça destekledi ve mülteciler için finans sağlıyordu.أعلن مساندته الصريحة لـ انتفاضة يناير ودعم اللاجئين ماليًا.
Birkaç bin Müslüman mülteci gemilerle İstanbula taşındı.انتقل عدة آلاف من اللاجئين مسلم إلى اسطنبول على متن سفينة.
Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.تمثل النساء اللاجئات نسبة 80%.
Ayrıca, iade ve Filistinli mülteciler için tazminat hakkını da destekler.كما أنها تدعم حق العودة أو التعويض للاجئين الفلسطينيين.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.أُنشئت عدة مواقع استيطانية في المقاطعات الشرقية للبحث عن الهاربين من طالبان والقاعدة.
Mülteci Krizi küresel bir sorun olarak tanımlandı.اعتبرت ظاهرة تجنيد الأطفال ظاهرة عالمية.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.المفوضية العليا للأمم المتحدة لشؤون اللاجئين.
Organize ve Lübnan'da yaşayan Filistinli mülteciler için veya yabancı ülkelerden seyahat belgeleri vermek.تنظيم وإصدار وثائق سفر اللاجئين الفلسطينيين في لبنان أو الواردة من الخارج.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.وتكمن غاية المفوضية الأساسية في حماية حقوق ورفاه اللاجئين.
Nüfusun çoğu mülteci kamplarına kaçmıştır ve gerginlik hala devam etmektedir.دبابات الجيش تواصل حصارها لمدن عدة وقتلى الاحتجاجات في ارتفاع متواصل.
Mülteciler sözleşme tarafından kendilerine verilen hak ve ayrıcalıklardan yararlanabilirler.يحق للاجئ أن يتمتع بحقوق ومزايا في دولة ما بالإضافة إلى تلك المنصوص عليها في الاتفاقية.
2005 yılında Birleşmiş Milletler mülteciler yüksek komiserliği tarafından iyi niyet elçisi unvanını aldı.وفي عام 2005 فقد حصلت على لقب سفيرة النوايا الحسنة، والذى سلمه لها مفوض الأمم المتحدة السامى لشؤون الاجئين.
İsrail devleti kurulduktan sonra mültecilerin çoğu İsrail'e göç etti.بعد الحرب، استقر أغلب الناجين في إسرائيل.
Miken Uygarlığı'nın çöküşünden (MÖ 1200) sonra Ege'deki bazı mülteciler Kilikya sahillerine gitmişlerdir.وأنه عقب انهيار الحضارة الميسينية "1200 قبل الميلاد" قدِم بعض اللاجئين من بحر إيجة حتى سواحل كليكيا.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından da 51 rakamına dayalı alıntı yapıldı.في السابق كانت المتحدثة الرسمية باسم المفوضية السامية للأمم المتحدة لشؤون اللاجئين (UNHCR).
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.كما أن للمفوضية ولاية من أجل مساعدة الأشخاص عديمي الجنسية.
1948 yılında İsrail kurulunca mülteci durumuna düştü.وقد استقبلت اللاجئين الفلسطينيين في 1948.
Bu kişilerin gittiği yerler de İsrail topraklarına katıldığından, mülteci konumunda kaldılar.أولئك الذين يرفضون يمكن أن يبقوا في إسرائيل كمقيمين دائمين.
Armutlu'lu mülteciler.المناضل شبلي العيسمي.
Mültecileri taşıyan gemilerden birtanesi.انه أيضا واحدة من السفن التي تحمل اللاجئين. .
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.أي أن كمية الطحالب تتضاعف مرة كل يوم.
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.3 -اعترف تصريح بلفور بهذا الحق وأكده من جديد صك الانتداب الذي أقرته عصبة الامم.
Sanatçı 2006 yılında Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü'nün “iyi niyet elçisi” seçilmiştir.وقد اختيرت كسفيرة للنوايا الحسنة ، وذلك من خلال منظمة الامم المتحدة للاجئين في عام 2006.
Yaklaşık 500 mülteci Finlandiya'ya vardı ve bunların 350'si diğer ülkelere taşındı.على الأقل 5 ملايين أكثر فروا من البلاد إلى البلدان المجاورة .
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Ambos os países concordaram na troca de refugiados acusados de conspiração contra o governante legal.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.O Sudão secretamente permitiu a Israel evacuar os refugiados.
Mülteci seyahat belgeleri pasaport benzeri belgelerdir.Os documentos de viagem para refugiados parecem-se com passaportes.
Afrika'da Monotelitizm genellikle Mısır'dan gelen mülteciler tarafından savunuluyordu.Na África, o último foi principalmente defendido por refugiados do Egito.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.Alto Comissariado das Nações Unidas para os Refugiados.
Bir milyona yakın mülteci Kosova'yı terk etti.Quase um milhão de pessoas fugiram do Kosovo como refugiados.
Oyuncuları, Çad-Sudan sınırındaki mülteci kamplarında yaşamaktadırlar.Todos os seus jogadores vivem em campos de refugiados no vizinho Chade.
Kosova Savaşı sırasında 2000 kişilik mülteci kampı bulunmaktaydı.Durante o conflito no Kosovo havia um campo de refugiados próximo a Burrel para 2000 pessoas.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Centenas de zagauas do Chade também fugiram para o Sudão para buscar refúgio dos combates.
Film Peşaver mültecilerinin resimleriyle sona erer.O filme termina com imagens de refugiados em Peshawar.
Mülteci olmuştur.Foi um guerreiro.
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.Também reconhecia o direito de retorno dos refugiados aos seus lares.
1950'de eyalet nüfusunun yüzde 33'ü mültecilerden meydana geliyordu.Em 1933, mais de 40% da população da cidade estava desempregada.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.O número de protestantes tem aumentado cada dia mais.
Ayrıca, Namibya'da Beyond Borders filminin çekimlerindeyken Angolalı mültecilerle de buluştu.Zij ontmoette ook Angolese vluchtelingen tijdens het filmen van Beyond Borders in Namibië.
8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.Artikelen 8 en 9 betreffen het staatsburgerschap, de terugkeer van vluchtelingen, en eigendomsclaims.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.30.000 mensen zijn naar het buitenland gegaan om politiek asiel aan te vragen.
Ayrıca Afganistan'dan gelen mülteci akını nedeniyle Afgan nüfus da bölgede yaşamaktadır.Vanwege de burgeroorlogen in Afghanistan wonen in het gebied ook veel Afghaanse vluchtelingen.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.De volgende maanden bezochten ze alle grote steden in de Zuidelijke Nederlanden voor de Blijde Intrede.