Mültecilere Yardım Komitesi üyesiydi.Il était membre de la société des Ambulants.
Çokuluslu şirketler de mülteci çalışanlarını işten çıkarmaya başladılar.A mesure aussi que la centrale perdait ses adhérents ouvriers.
Bölgedeki Arap nüfusun büyük kısmı mülteci durumuna düştü.La majorité des résidents arabes du village devinrent des réfugiés palestiniens.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.En 1849, il est en Hongrie pour pacifier la région.
Önce Lübnan’a giderler sonra ise mülteci olarak Suriye’de yaşarlar.Ils sont d'abord partis au Liban avant de rejoindre la Syrie où ils ont vécu en tant que réfugiés.
Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.Près de 80 % de ses membres sont des femmes.
Mayıs 1544'te bir gemiyle Portekizli mülteciler buraya vardı.Le 31 mai 1545 un corps expéditionnaire français débarque en Écosse.
Karısıyla beraber mülteci durumuna düştü.Il s'installe avec son épouse.
Şubat 2009'da Filistin'deki mülteci kamplarını ziyarete gitmiş ama İsrail Polisi tarafından tutuklanmıştır.En janvier et février, des manifestations ont lieu, mais elles sont interdites par l'Autorité palestinienne.
Diğer mülteciler başkent Santo Domingo'ya yerleşti.La CIA dispose déjà d'un remplaçant, le colonel Santo Domingo.
Yaklaşık 500 mülteci Finlandiya'ya vardı ve bunların 350'si diğer ülkelere taşındı.Une cinquantaine d’entre eux ont été renvoyés alors que les autres réussissaient à rejoindre Phnom Penh.
Her iki ülke de yasal hükümdar aleyhinde komplo kurmakla suçlanan mültecileri değiştirmeyi kabul etti.Ambos países acordaron el intercambio de refugiados acusados de conspiración contra el gobernante legal.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Su objetivo principal es salvaguardar los derechos y el bienestar de los refugiados.
1978'den 1985'e kadar Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri (UNHCR) idi.Él fue Alto Comisario de las Naciones Unidas para los Refugiados de 1978 hasta el 1985.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.El número de usuarios está en incremento cada día.
Bu oran İran mültecilerini de kapsamaktadır.Esta vez se trató de pensionados militares de origen irlandés.
Çeçen Mülteciler UNHCR Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ^ "Hakkımızda". imkander.Es una atrocidad”». Alto Comisionado de las Naciones Unidas para los Refugiados.
Ağırlık noktası Almanya'da yabancılar ve mültecilerin durumları idi.Se dirige a los extranjeros e inmigrantes en Alemania.
Burada mülteci Türkleri kurtardı.Las vendieron a los turcos.
Mülteci kampında herkes dizüstü bilgisayarlarının çalıştığını fark eder ve internetin geldiğine sevinir.De vuelta en el campamento, todos descubren que sus laptos funcionan y celebran el regreso de la Internet.
750.000 Kosovalı mülteci evlerine geri döndü.En tres semanas, cerca de 500 000 refugiados albaneses regresaron a sus hogares.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.Alto Comisionado de las Naciones Unidas para los Refugiados.
Mülteci köle çalıştırmak cezalandırılacaktı.Que los dueños de esclavos serán indemnizados.
Bu nedenle ülkeye her yerden ciddi bir mülteci akını olmuştur.Esto origina grandes peregrinaciones de todas partes del país.
Hem göçmen hem de mülteci (bkz.Más (con Urbe y Fire Rebel).
Mart 2013 Suriyeli mültecilerin sayısı 1 milyon oldu.El marzo de 2013, el ACNUR declaró que el nombre de refugiados sirios había superado ya el millón de personas.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Pasó la Navidad de 2006 con refugiados colombianos en San José, Costa Rica.
Ocak Ayaklanması'nı açıkça destekledi ve mülteciler için finans sağlıyordu.Sostenne apertamente la Rivolta di Gennaio e aiutò finanziariamente i rifugiati.
16 Ekim 2011 yılında, Myanmar'da kurulan yeni hükûmet kayıtlı Rohingyalı mültecileri geri almaya karar verdi.Il 16 ottobre 2011, il nuovo governo della Birmania ha accettato di prendere indietro i rifugiati Rohingya.
2011 yılında Mülteci Yüz (Refugee Face) web sitesini kurdu.Nel 2011 lancia il sito Refugee Face.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.Nel 1849 ha preso parte alle battaglie contro gli ungheresi.
Taliban ve El-Kaide mültecilerinin peşine düşmek için doğu eyaletlerinde birçok ileri karakol kuruldu.Furono creati molti avamposti nelle province orientali per dare la caccia a Talebani e fuggitivi di al-Qāʿida.
Mülteciler ve mübadele göçmenleri gibi.Insieme a profughi e migranti.
1 Temmuz 2013 tarihi itibarıyla 145 devlet Mülteci Sözleşmesine; 146 devlet ise protokolüne taraf olmuştur.Al luglio 2013, vi erano 145 parti contraenti della Convenzione e 146 del Protocollo.
İsrail devleti kurulduktan sonra mültecilerin çoğu İsrail'e göç etti.Con la nasciata dello stato di Israele molte famiglie emigrarono.
Mülteci seyahat belgeleri pasaport benzeri belgelerdir.L'identificazione degli ospiti avveniva grazie a documenti simili a passaporti.
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.Il pontefice si rifiutò di riconoscere Mongo e sostenne il diritto di Giovanni I ad essere reinsediato.
Sürgüne gönderilenlerin çoğu Fransa’daki mülteci kamplarına gitti.La maggior parte dei componenti della famiglia si trasferirono come rifugiati in Francia.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Il loro scopo è quello di aiutare i cittadini.
İngiltere başbakanı David Cameron 20 bin mülteci daha kabul edebileceklerini açıkladı.Nel Regno Unito il premier David Cameron accettò l'arrivo di 4.000 rifugiati l'anno fino al 2020.
Mayıs 1544'te bir gemiyle Portekizli mülteciler buraya vardı.Il 31 maggio 1545 una spedizione francese sbarcò in Scozia.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.Tra i premiati nelle sezioni scuole, anche i ragazzi di Addiopizzo di Palermo.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Si pone come obiettivo la tutela di diritti dei cittadini e dei consumatori.
Mülteciler sözleşme tarafından kendilerine verilen hak ve ayrıcalıklardan yararlanabilirler.Un rifugiato può godere di diritti e benefici in uno stato in aggiunta a quelli previsti dalla convenzione.
200.000 Kırım Tatarı mülteci Dobruca'ya kaçtı.Duecentomila sono fuggite nel vicino Ciad.
Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.Le vittime furono per l'80% donne.
Mülteciler köprünün altında saklanıyordu.Беженцы прятались под мостом.
Kimse beni mülteci olarak tanımlayamaz."Никто не назовёт меня беженцем».
Mülteci kampında herkes dizüstü bilgisayarlarının çalıştığını fark eder ve internetin geldiğine sevinir.В лагере беженцев все видят, что их компьютеры работают, и радуются возвращению доступа Интернет.
1997'de Gazze sakinlerinin % 51.8'i mülteci ya da mülteci çocuklarıydı.По данным на 1998 год 51,8 % населения Газы составляли беженцы и их потомки.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.Верховный комиссар ООН по делам беженцев.
20.000 civarında Yahudi de Almanya'dan gelen mültecilerdi.Около 22 000 из них были еврейскими беженцами из Германии.
2003'ten bu yana İsviçre'de politik mülteci olarak yaşıyor.С 1992 г. проживает в Италии в статусе политического беженца.
Bölgede dört ayrı mülteci banliyösü kuruldu.В районе было создано 4 партизанских отряда.
Mültecilere Yardım Komitesi üyesiydi.Состоял членом комиссии о помощи безработным.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.В 1849 году сражался против венгерских повстанцев.
Mültecilerin %80'ini kadınlar oluşturuyor.80% из них составляют беженцы.
Çeçen Mülteciler UNHCR Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ^ "Hakkımızda". imkander.Знаки «Отличник шефства над вооруженными силами СССР», «Отличник шефства над селом», «Ветеран труда».
Rojava'da iki milyon mülteci bulunmaktadır.В Казахстане проживает 12 млн казахов.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.Более 13 тыс. граждан живут за границей.