İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.이러한 지역들의 상태를 더 배우기위해 졸리는 전 세계의 난민 캠프를 방문하기 시작했다.
Armutlu'lu mülteciler.평양의 유복한 가문 출신이다.
Şimdi beni zorla mülteci olmaya zorlayan bir girişim var.또 동맹 체결 시에는 인질을 보낼 것을 재촉 받는 경우도 있다.
Grubun adı İngilizce'de mülteci anlamına gelen "refugee" sözcüğünden gelmektedir.그룹명은 난민을 뜻하는 영어 단어 Refugees로부터 유래하였다.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nde üç ay staj yaptı.한국전쟁 기간에는 국제연합군에 의해 세 차례 공습을 받았다.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.아버지를 찾겠다는 목적으로 고모부와 함께 비행기를 만든다.
Her 1000 kişiden 2,8'i mültecidir.나시오날 2의 평균 관중 수는 800명에서 1000명 사이이다.
Valilikte yaşayanların 100,701'i (%39) 15 yaşın altındaydı ve 80,263 (%31 oranında) kayıtlı mülteci vardı.מתוכם, 100,701 תושבים (או כ-39%) היו מתחת לגיל 15 וכ-80,263 (או 31%) היו פליטים רשומים.
MSF; 1979 yılında, Tay-Kamboçya Sınırı üzerinde bulunan kamplara kaçan mültecilere medikal destek sağladı.בשנת 1979 סיוע לפליטים קמבודיים בגבול תאילנד שהצטופפו במחנות פליטים.
Darabont Montbeliard, Fransa'da bir mülteci kampında doğdu.דרבונט נולד במחנה פליטים במונטבילרד, צרפת.
Mültecilere Yardım Komitesi üyesiydi.כן עבד שם בוועד העזרה לפליטים.
Çokuluslu şirketler de mülteci çalışanlarını işten çıkarmaya başladılar.לקוחות בינלאומיים החלו לשכור את שירותיה.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.חוק היסוד מגן על הזכויות והחירויות של תושבי הונג קונג.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.מספר המגורשים גדל כל שנה.
Burada mülteci Türkleri kurtardı.על אף ניצחונם נסוגו הטורקים.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.בסמוך למוסדות אלו ממוקם גם בית הספר של בנות חסידות ויז'ניץ.
Rojava'da iki milyon mülteci bulunmaktadır.בעולם כולו ישנם כ-2 מיליון רוהינגים.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.חובבי ציון נרתמו לעזרתם.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.Върховният комисар на ООН за бежанците.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.30 000 души стават политически бежанци.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından da 51 rakamına dayalı alıntı yapıldı.Толкова са и регистрираните случаи от Върховния комисариат на ООН за бежанците (ВКНОЗБ).
Bu duruma karşılık, MSF, Tayland'da ilk mülteci kampı görevine başladı.В отговор на тази криза Лекари без граници установяват първия си бежански лагер в Тайланд.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.През 1849 г. участва в потушаването на Унгарската революция.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Оказва помощ на въстаниците.
Adaylıklar BMMYK Nansen Mülteci Ödülü Websitesinden gönderilmek zorundadır.Номинациите трябва да се подават чрез уебсайта на наградата „Нансен“ за принос към бежанците.
Konusu Danimarka'da küçük bir kasabada ve Afrika'da bir mülteci kampında geçmektedir.Започва работа в малка клиника в село в африканската държава.
Buranın genel merkezi Tinduf’un güneyindeki mülteci kamplarıdır.Офисът на партията се намира в бежанския лагер Тиндуф в Алжир.
Ayrıca anlaşmada az sayıda mültecinin dönmesine izin veriliyor ve dönemeyenlere de tazmin sözü veriliyordu.В предложението е включено и връщането на ограничен брой бежанци и компенсации за останалите.
Gladston Caddesi 13 numaradaki evinde yetimler ve Makedonya'dan gelen mülteciler için bir yemek salonu açtı.В къщата си на ул. „Гладстон“ №13 отваря трапезария за сираци и бежанци от Македония.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Njezina je glavna svrha zaštita prava i dobrobiti izbjeglica.
Dolayısıyla mülteciler bu kaos ortamında ortada kaldı.Drugi su pak pokušali pobjeći usred kaosa.
1997'de Gazze sakinlerinin % 51.8'i mülteci ya da mülteci çocuklarıydı.51-8 % stanovnika Gaze bili su izbjeglice i njihovi potomci.
Buranın genel merkezi Tinduf’un güneyindeki mülteci kamplarıdır.Sjedište je kamp Rabouni koji se nalazi južno od grada Tindoufa.
Kimse beni mülteci olarak tanımlayamaz."Ne mogu preporučiti nijednog kandidata'.
Şubat 2009'da Filistin'deki mülteci kamplarını ziyarete gitmiş ama İsrail Polisi tarafından tutuklanmıştır.2009. godine bio je gost na palestinskoj literarnoj konferenciji, te je obišao Palestinska Autonomna Područja.
Diğer mülteciler başkent Santo Domingo'ya yerleşti.Na kraju puta račva se u blizini glavnog grada Santo Dominga.
Kosova Savaşı sırasında 2000 kişilik mülteci kampı bulunmaktaydı.Počas Kosovského konfliktu bol blízko mesta Burrel utečenecký tábor pre 2 000 ľudí.
İmparatorluğun Müslüman kesimi, zulmü gören bu mülteciler yüzünden öfkeli bir hâle büründü.Moslimská spoločnosť v ríši bola prílivom týchto utečencov rozzúrená.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından da 51 rakamına dayalı alıntı yapıldı."Úrad vysokého komisára OSN pre utečencov – UNHCR uvádza až 250 tisíc ľudí").
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.Mohamed vyzval svojich stúpencov k jeho zabitiu.
Mayıs 2012 Mısır'da kayıtlı Suriyeli mültecilerin sayısı genişledi.V máji 2012 bola v Afganistane už druhá šesťmesačná rotácia žilinského pluku.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Njen glavni namen je varovati pravice in dobro počutje beguncev.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Božič leta 2006 je preživela s kolumbijski begunci v San Joséju, Costa Rica, kjer je delila darila.
İspanyol iç savaşından sonra bir süre Fransada mülteci kampında yaşamıştır.Po vojni v Španiji je preživel nekaj časa v francoskih taboriščih.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği.Visoki komisariat Združenih narodov za begunce.
Mülteci seyahat belgeleri pasaport benzeri belgelerdir.Potne listine za begunce so knjižice v obliki potnih listov.
Ayrıca, Namibya'da Beyond Borders filminin çekimlerindeyken Angolalı mültecilerle de buluştu.Med snemanjem filma Preko vseh meja v Namibiji je obiskala tudi angolski tabor.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Število uporabnikov se iz dneva v dan veča.
1933 yılındaki düzenleme de, Suriye'li Ermeni ve Türk mültecileri kapsayacak şekilde genişletildi.Leta 1933 so priredili rešitev in jo razširili tudi za Armence, Asirce in Turke.
1997'de Gazze sakinlerinin % 51.8'i mülteci ya da mülteci çocuklarıydı.Chicago je leta 1910 zajemal 80 % prebivalcev, ki so bili imigranti ali njih otroci.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.Obiskovalci mesta lahko v svoji nostalgiji preteklih dni uživajo z obiskom znamenitih stavb.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.Leta 1849 je sodeloval v zatrtju madžarskega upora proti Avstrijcem.
Sonraki yıllarda Polonya ve Doğu Almanya'da siyasi mülteci olarak yaşadı.Naslednja štiri leta je priživel v Južni Ameriki kot politični begunec.
Bunun sebebi, Roma'nın cömert mülteci politikasıdır.Tako je postal najvplivnejši politik rimskega senata.
Aralık 2018 itibarıyla Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin sayısı 3.611.834 kişidir.Septembra 1934 je število političnih zapornikov v Avstriji doseglo 13.338.
İsveç'te çocukluğunu İkinci Dünya Savaşı'ndan mülteci olarak geçirdi ve on yaşındayken Finlandiya'ya döndü.Savo vaikystę praleido Švedijoje kaip Antrojo pasaulinio karo pabėgėlė, būdama dešimties metų grįžo į Suomiją.
8'den 9'a kadar olan maddeler, yurttaşlık, mültecilerin geri gönderilmesi ve mülk talepleri ile ilgili idi.8-9 straipsniai nagrinėjo pilietybės, pabėgėlių repatriacijos ir nuosavybės pretenzijų klausimus.
Bir süre Lübnan'daki mülteci kamplarında yaşadı.Gyveno Dilingeno pabėgėlių stovykloje.
Armutlu'lu mülteciler.Žymūs Kauno žmonės.
Başbakanlığı döneminde Kanada'ya 25 bin Suriyeli mülteci alınmasına izin verdi.Jis paprašė Argentinos leidimo per jos teritoriją pervesti 25 tūkst. karių.