Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.We have sent you as witness (of the truth) and harbinger of good news and a warner,
Bir müjde veya uyarı olarak...To end all argument or to warn.
Onları acı bir azapla müjdele.So give them news of painful punishment,
Hani melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir.And remember when the angels said, “O Maryam!
Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma."They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
Sana öyle bir müjde veriyoruz ki gerçektir bu, sakın ümidini kesenlerden olma demişlerdi.They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
"Korkma! Biz sana bilgin bir oğlan müjdeliyoruz." dediler.They said, “Do not fear – we convey to you the glad tidings of a knowledgeable boy.”
Dediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor.And remember when the angels said, “O Maryam!
Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.They said, “Do not fear – we convey to you the glad tidings of a knowledgeable boy.”
Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.We have indeed sent you as an observing present witness and a Herald of glad tidings and warning.
“Beni mi müjdeliyorsunuz?” dedi.He said, “Do you convey to me the glad tidings upon old age reaching me?
“Sana gerçeği müjdeledik, onun için ümit kesenlerden olma!” dediler.They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
Melekler demişti ki: "Meryem, ALLAH seni kendisinden bir Söz ile müjdeliyor.And remember when the angels said, “O Maryam!
"Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme," dediler.They said, “We have given you true tidings, therefore do not lose hope.”
"Zekeriyya, sana bir oğul müjdeleriz.“O Zakaria!
Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.Give thou good tidings to the believers.
Tağut'a kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a yönelenlere müjde var.Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak (gönderilmiştir). Fakat çokları yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
"Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.And they gave him good tidings of a cunning boy.
Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İman edenlere müjde ver.Give thou good tidings to the believers.
İnkar edenleri acı bir azapla müjdele.And give thou good tidings to the unbelievers of a painful chastisement;
"Hey müjde...'Good news!' he said.
Bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak. Ama çoğu yüz çevirdiler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
"Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler.And they gave him good tidings of a cunning boy.
"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:He said, 'What, do you give me good tidings, though old age has smitten me? Of what do you
Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız. Müjdele inananları.Give thou good tidings to the believers.
Bu, Allah'ın, inanan ve iyi işlerde bulunan kullarını müjdelemesidir işte.That is the good tidings God gives to His servants who believe and do righteous deeds.
Tâğuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere müjde var!Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
Ve ona bilgin bir oğlan müjdelediler.And they gave him good tidings of a cunning boy.
O ihlaslı ve mütevazi insanları müjdele!And give thou good tidings unto the humble
Tağut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır.Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
Bu kitap müjdeleyici ve uyarıcıdır. Fakat onların çoğu yüz çevirdi.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Onlar, Allah'ın nimetini, keremini ve Allah'ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelerler.joyful in blessing and bounty from God, and that God leaves not to waste the wage of the believers.
(Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.And give thou good tidings unto the good-doers.
Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır.Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
O, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat insanların çoğu yüz çevirmişlerdir.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Onlar İbrahim'e: "Korkma!" dediler ve onu çok bilgili bir oğul ile müjdelediler.They said, 'Be not afraid!' And they gave him good tidings of a cunning boy.
Kendilerine: “Bugün size müjdeler olsun!'Good tidings for you today!
ALLAH'ın bol nimetini ve ALLAH'ın inananların ödülünü yitirmeyeceği gerçeğini müjdelemek isterlerjoyful in blessing and bounty from God, and that God leaves not to waste the wage of the believers.
Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.'Serve you none but God' (I am to you a warner from Him and a bearer of good tidings)
Kim Tağut'a (Azgın'a) kulluk etmekten kaçınır ve ALLAH'a yönelirse onlar için müjde vardır.Those who eschew the serving of idols and turn penitent to God, for them is good tidings!
Bir müjdeci ve bir uyarıcıdır. Ancak onların çoğunluğu ondan yüz çevirmiştir; onlar işitmezler.good tidings to bear, and warning, but most of them have turned away, and do not give ear.
Bunun üzerine onlar, "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul müjdelediler.They said, 'Be not afraid!' And they gave him good tidings of a cunning boy.
Biz de ona İshak'ı müjdeledik. İshak'ın ardından da Ya'kub'u.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?"He said: bear ye me glad tidings when old age hath touched me? of what then ye bear me glad tidings?
Ben size, O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim.Ra.
Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.Verily We!
İhtiyarlık çağımda mı demişti, bana müjde veriyorsunuz? Neye istinaden müjde vermektesiniz bana?He said: bear ye me glad tidings when old age hath touched me? of what then ye bear me glad tidings?
Bunun üzerine ona İshak'ı müjdeledik, İshak'ın arkasından da Yakub'u.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Ona İshak'ı ve İshak'ın arkasından da Ya'kub'u müjdeledik.Then We gave her the glad tidings of Is'haq, and after Is'haq, Ya'qub.
Sen ey Resulüm! O alçak gönüllü, samimi ve ihlâslı olanları müjdele! [21,25; 108,2]And bear thou glad tidings unto the humble-
İşte onlara hor ve zelil edecek bir azabın geleceğini müjdele!These! theirs shall be a torment ignominous;
Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!"And assuredly Our messengers came unto Ibrahim with the glad tidings.