Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.υπερ του οποιου ειμαι πρεσβυς, φορων αλυσιν, δια να λαλησω περι αυτου μετα παρρησιας καθως πρεπει να λαλησω.
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.винаги във всяка моя молитва, като се моля за всички вас с радост,
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.для которого я исполняю посольство в узах, дабы я смело проповедывал, как мне должно.
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.Його ж я й посел у кайданах, щоб у ньому був сьміливий, яко же подобав мені глаголати.
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.למען אדבר בה בבטחה כאשר מטל עלי לדבר׃
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.الذي لاجله انا سفير في سلاسل. لكي اجاهر فيه كما يجب ان اتكلم
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.( 我 為 這 福 音 的 奧 秘 、 作 了 帶 鎖 鍊 的 使 者 ) 並 使 我 照 著 當 盡 的 本 分 、 放 膽 講 論
Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjdeyi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.( 我 為這 福音 的 奧秘 、 作 了 帶鎖鍊 的 使者 ) 並 使我 照著 當盡 的 本分 、 放膽 講論
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Dalej legenda mówi, że rozmawiał z wyrocznią i że przepowiedziała mu wielkość.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.E il mito racconta che incontrò l'oracolo, che gli predisse un futuro di grandezza.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Et le mythe dit qu'il avait une audience avec l'oracle, et qu'il prédit son destin de grandeur.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.신화에 따르면 알렉산더 대왕은 신탁을 받았고 그 신탁은 알렉산더 대왕의 위대한 운명을 예언했다고 합니다
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Și mitul spune că a avut o întâlnire cu oracolul, și i-a prevăzut destinul măreț.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Vraj v oáze Siwa navštívil veštca a ten mu predpovedal veľkú slávu.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Y el mito cuenta que tuvo una audiencia con el oráculo, y que éste le predijo su destino de grandeza.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Σύμφωνα με τον μύθο, συνάντησε τον μάντη και του προείπε τη λαμπρή του πορεία.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Миф гласит, что у него состоялся разговор с оракулом, и тот предсказал ему судьбу великого завоевателя.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.Според мита той имал аудиенция с оракъла, и той предрекъл великата му съдба.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.כשלבסוף הוא פגש באורקל והיא סיפרה לו את ייעודו הגדול
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.وتقول الاسطورة انه اجرى مقابلة مع أوراكل ، وتنبأ له بمصيره العظيم.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.彼の偉大さの運命を予言しました 紀元前300年のことです
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Antaen myös monia muita kehoituksia hän julisti kansalle evankeliumia.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Así que, exhortando con estas y otras muchas cosas, anunciaba las buenas nuevas al pueblo
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Assim pois, com muitas outras exortações ainda, anunciava o evangelho ao povo.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Astfel propovăduia Ioan norodului Evanghelia, şi -i dădea încă multe alte îndemnuri.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak aj vzhľadom na mnohé iné veci napomínal a tak zvestoval ľudu evanjelium.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak mnohé jiné věci, napomínaje, zvěstoval lidu.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak wiele i innych rzeczy napominając, odpowiadał ludowi.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Con molte altre esortazioni annunziava al popolo la buona novella
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Demikianlah Yohanes menasihati orang-orang dengan berbagai-bagai cara, pada waktu ia mewartakan Kabar Baik
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.또 기타 여러가지로 권하여 백성에게 좋은 소식을 전하였으나
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Ligeså formanede han også Folket om mange andre Ting og forkyndte dem Evangeliet.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.még sok egyebekre is intvén [õket], hirdeté az evangyéliomot a népnek.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Met vele van dergelijke waarschuwingen sprak hij de mensen toe.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Også mange andre formaninger gav han folket, og forkynte dem evangeliet.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Så förmanade han folket också i många andra stycken och förkunnade evangelium för dem.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Trong khi Giăng rao truyền Tin Lành, thì cũng khuyên bảo dân chúng nhiều điều nữa.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Trong khi Giăng rao truyền Tin_Lành , thì cũng khuyên_bảo dân_chúng nhiều điều nữa .
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Tudi še z mnogimi drugimi opomini je oznanjeval blagovestje ljudstvu.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Und viel anderes mehr ermahnte er das Volk und verkündigte ihnen das Heil.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Και αλλα πολλα προτρεπων ευηγγελιζετο τον λαον.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.И с много други увещания той благовестяваше на людете.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.І багато иншого, навчаючи, благовіствував людям.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Многое и другое благовествовал он народу, поучая его.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.וכן עוד דברים אחרים הרבה בשר וגם הזהיר את העם׃
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.وباشياء أخر كثيرة كان يعظ الشعب ويبشرهم.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.約 翰 又 用 許 多 別 的 話 勸 百 姓 、 向 他 們 傳 福 音
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.約翰 又 用 許多別 的 話勸 百姓 、 向 他 們傳 福音
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.A potom, keď bol Ján vydaný, prišiel Ježiš do Galilee kážuc evanjelium kráľovstva Božieho
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Après que Jean eut été livré, Jésus alla dans la Galilée, prêchant l`Évangile de Dieu.
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Después que Juan fue encarcelado, Jesús vino a Galilea predicando el evangelio de Dios
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Dopo che Giovanni fu arrestato, Gesù si recò nella Galilea predicando il vangelo di Dio e diceva
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.După ce a fost închis Ioan, Isus a venit în Galilea, şi propovăduia Evanghelia lui Dumnezeu.
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Když pak byl vsazen Jan do žaláře, přišel Ježíš do Galilee, zvěstuje evangelium království Božího,
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.요한이 잡힌 후 예수께서 갈릴리에 오셔서 하나님의 복음을 전파하여
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Ko so pa Janeza izročili Herodu, pride Jezus v Galilejo, oznanjujoč evangelij Božji
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Lecz potem, gdy Jan był podany do więzienia, przyszedł Jezus do Galilei, każąc Ewangieliję królestwa Bożego,
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Men efter at Johannes var kastet i Fængsel, kom Jesus til Galilæa og prædikede Guds Evangelium
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Men efterat Johannes var kastet i fengsel, kom Jesus til Galilea og forkynte Guds evangelium,
Yahyanın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrının Müjdesini duyura duyura Celileye gitti.Men sedan Johannes hade blivit satt i fängelse, kom Jesus till Galileen och predikade Guds evangelium