Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中宣傳 公義 的 佳音 . 我 必不 止住 我 的 嘴唇 . 耶和華 阿 、 這是 你 所 知道 的
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.누구든지 제 목숨을 구원코자 하면 잃을 것이요 누구든지 나와 복음을 위하여 제 목숨을 잃으면 구원하리라
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Vì ai muốn cứu sự sống mình thì sẽ mất ; còn ai vì cớ ta và đạo Tin_Lành mà mất sự sống thì sẽ cứu .
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Vì ai muốn cứu sự sống mình thì sẽ mất; còn ai vì cớ ta và đạo Tin Lành mà mất sự sống thì sẽ cứu.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Хто бо хоче душу свою спасти, погубить її; хто ж погубить душу свою задля мене та євангелиї, той спасе її.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.כי כל אשר יחפץ להושיע את נפשו תאבד נפשו ממנו וכל אשר תאבד לו נפשו למעני ולמען הבשורה הוא יושיענה׃
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.فان من اراد ان يخلّص نفسه يهلكها. ومن يهلك نفسه من اجلي ومن اجل الانجيل فهو يخلّصها.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.因 為 凡 要 救 自 己 生 命 的 、 〔 生 命 或 作 靈 魂 下 同 〕 必 喪 掉 生 命 . 凡 為 我 和 福 音 喪 掉 生 命 的 、 必 救 了 生 命
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.因 為凡 要 救 自己 生命 的 、 〔 生命 或 作靈魂 下同 〕 必 喪掉 生命 . 凡為 我 和 福音 喪掉 生命 的 、 必 救 了 生命
"GDP bu yıl %2 düştü. Müjde!"실제 우린 더 행복해졌고 우리나라는 더 아름다워졌고"
"GDP bu yıl %2 düştü. Müjde!"התמ"ג נפל בשני אחוזים השנה. אלו חדשות טובות!
"GDP bu yıl %2 düştü. Müjde!" إجمالى الناتج المحلى قد إنخفض إثنين بالمائة هذا العام. أخبار جيدة !
"GDP bu yıl %2 düştü. Müjde!我々の幸福度は増し 国はより美しくなった
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.Holott nincs más; de némelyek zavarnak titeket, és el akarják ferdíteni a Krisztus evangyéliomát.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.다른 복음은 없나니 다만 어떤 사람들이 너희를 요란케 하여 그리스도의 복음을 변하려 함이라
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.ko vendar ni drugega evangelija, samo da so nekateri, ki vas motijo in hočejo preobrniti evangelij Kristusov.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.Kteréž není jiné, ale jsou někteří, ješto vás kormoutí a převrátiti chtějí evangelium Kristovo.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.Która nie jest inszą; tylko niektórzy są, co was turbują i chcą wywrócić Ewangieliję Chrystusową.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.ktoré nie je iné, iba že sú niektorí, ktorí vás nepokoja a chcú prevrátiť evanjelium Kristovo.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.o qual não é outro; senão que há alguns que vos perturbam e querem perverter o evangelho de Cristo.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.skjønt der ikke er noget annet; det er bare nogen som forvirrer eder og vil forvrenge Kristi evangelium.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.U bent van de wijs gebracht door bepaalde personen, die een verkeerd beeld van Christus geven.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.А когато Бог, Който още от утробата на майка ми беше ме отделил и презовал чрез Своята благодат,
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.Воно то не друге, та в такі, що вами колотять, і хочуть перевернути благовістє Христове.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.которое впрочем не иное, а только есть люди, смущающие вас и желающие превратить благовествование Христово.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.והיא איננה אחרת רק שיש אנשים העכרים אתכם וחפצים להפך את בשורת המשיח׃
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.ليس هو آخر غير انه يوجد قوم يزعجونكم ويريدون ان يحوّلوا انجيل المسيح.
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.那 並 不 是 福 音 、 不 過 有 些 人 攪 擾 你 們 、 要 把 基 督 的 福 音 更 改 了
Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesihin Müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.那 並 不 是 福音 、 不過 有些 人 攪擾 你 們 、 要 把 基督 的 福音 更改 了
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.A neprestávali učiť každého dňa v chráme a po domoch a zvestovať Ježiša Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.És mindennap a templomban és házanként nem szûnnek vala meg tanítani és hirdetni Jézust, a Krisztust.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.E todos os dias, no templo e de casa em casa, não cessavam de ensinar, e de anunciar a Jesus, o Cristo.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.I nie przestawali na każdy dzień w kościele i po domach nauczać i opowiadać Jezusa Chrystusa.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.In niso nehali v templju in po hišah vsak dan učiti in oznanjevati evangelija o Jezusu, da je Kristus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.저희가 날마다 성전에 있든지 집에 있든지 예수는 그리스도라 가르치기와 전도하기를 쉬지 아니하니라
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Na každý pak den nepřestávali v chrámě i po domích učiti a zvěstovati Ježíše Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.og de holdt ikke op med å lære hver dag i templet og hjemme og å forkynne evangeliet om Kristus Jesus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Και πασαν ημεραν εν τω ιερω και κατ' οικον δεν επαυον διδασκοντες και ευαγγελιζομενοι τον Ιησουν Χριστον.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.И всякий день в храме и по домам не переставали учить и благовествовать об Иисусе Христе.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.І по всяк день не переставали вони і в церкві і по домах навчати й благовіствувати Ісуса Христа.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.וכל היום לא חדלו ללמד במקדש ובבתים ולבשר את בשורת ישוע המשיח׃
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.وكانوا لا يزالون كل يوم في الهيكل وفي البيوت معلّمين ومبشرين بيسوع المسيح
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每 日 在 殿 裡 、 在 家 裡 、 不 住 的 教 訓 人 、 傳 耶 穌 是 基 督
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每日 在 殿裡 、 在 家裡 、 不 住 的 教 訓人 、 傳耶穌 是 基督
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Ahora, a pesar de lo atractivo que suena, mi familia no estaba tan emocionada con esto.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Bármilyen klasszul is hangzik, a családom nem volt elragadtatva.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Chociaż brzmi to świetnie moja rodzina nie była tym zachwycona.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi. (Kahkaha)Teď tak skvěle jako to zní moje rodina nebyla tak vzrušená touto zprávou (Smích)
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.듣기에는 대단한 일이지만 제 가족들은 그다지 달가워하지 않았습니다.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Lúc ấy thì thật là điều tuyệt diệu, nhưng gia đình tôi thì không vui lắm về việc này.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Meskipun ini kedengaran keren, keluarga saya sama sekali tidak senang.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Moi je trouvais ça sympa, ma famille ne partageait pas cette opinion.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Nu klinkt dat misschien 'cool', maar mijn familie was daar niet blij mee.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Nun, auch wenn es sich cool anhört, meine Familie war darüber nicht so begeistert.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Oricât de bine sună asta acum, familia mea nu era foarte încântată.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Per quanto bello potesse sembrare, la mia famiglia non era particolarmente entusiasta della cosa.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Όσο εντυπωσιακό κι αν ακούγεται, η οικογένειά μου δεν ήταν ενθουσιασμένη με αυτό.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Как бы здорово это ни звучало, моя семья не разделяла мои чувства.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Колкото и страхотно да звучи това, семейството ми не бе очаровано от това.
Her ne kadar kulağa çok hoş gelse de, ailem bu müjdeye pek sevinmedi.Як би круто це не звучало, моя родина була не в захваті.