Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tak jest i Pán nařídil těm, kteříž evangelium zvěstují, aby z evangelium živi byli.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tako je naredil tudi Gospod, da naj ti, kateri oznanjujejo evangelij, žive od evangelija.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tot aşa, Domnul a rînduit ca cei ce propovăduiesc Evanghelia, să trăiască din Evanghelie.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Ουτω και ο Κυριος διεταξεν, οι κηρυττοντες το ευαγγελιον να ζωσιν εκ του ευαγγελιου.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Так и Господь повелел проповедующим Евангелие жить от благовествования.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Так і Господь повелів тим, хто проповідує благовісте, з благовістя жити.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.כן תקן אדנינו גם הוא אשר יחיו המבשרים על הבשורה׃
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.هكذا ايضا امر الرب ان الذين ينادون بالانجيل من الانجيل يعيشون.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.主 也 是 這 樣 命 定 、 叫 傳 福 音 的 靠 著 福 音 養 生
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.主 也 是 這樣 命定 、 叫傳 福音 的 靠著 福音 養生
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.A ci, którzy byli rozproszeni, chodzili opowiadając słowo Boże.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Amazok annakokáért eloszolván, széjjeljártak, hirdetve az ígét.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.A tak tí, ktorí sa rozpŕchli, prešli každý svojou stranou a zvestovali slovo.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ceice se împrăştiaseră, mergeau din loc în loc, şi propovăduiau Cuvîntul.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ceux qui avaient été dispersés allaient de lieu en lieu, annonçant la bonne nouvelle de la parole.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.De som nu var adspredt, drog omkring og forkynte evangeliets ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.De volgelingen die uiteengejaagd waren, spraken overal over Jezus en vertelden wat Hij had gedaan.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Die nun zerstreut waren, gingen um und predigten das Wort.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Entonces, los que fueron esparcidos anduvieron anunciando la palabra
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Imidlertid gik de, som bleve adspredte, omkring og forkyndte Evangeliets Ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.그 흩어진 사람들이 두루 다니며 복음의 말씀을 전할새
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Men de som hade blivit kringspridda gingo omkring och förkunnade evangelii ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ne, jotka näin olivat hajaantuneet, vaelsivat paikasta toiseen ja julistivat evankeliumin sanaa.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.No entanto os que foram dispersos iam por toda parte, anunciando a palavra.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Orang-orang percaya yang sudah terpencar itu memberitakan Kabar Baik dari Allah itu ke mana-mana
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Quelli però che erano stati dispersi andavano per il paese e diffondevano la parola di Dio
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ti pak, kteříž se byli rozprchli, chodili, kážíce slovo Boží.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Tisti pa, ki so se bili razkropili, so hodili okrog, oznanjujoč besedo evangelija.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Vậy , những kẻ đã bị tan lạc đi từ nơi nầy đến_nơi khác , truyền giảng đạo Tin_Lành .
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Vậy, những kẻ đã bị tan lạc đi từ nơi nầy đến nơi khác, truyền giảng đạo Tin Lành.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Οι μεν λοιπον διασπαρεντες διηλθον ευαγγελιζομενοι τον λογον.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Которі ж порозсипались, ходили, благовіствуючи слово.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Между тем рассеявшиеся ходили и благовествовали слово.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Така Филип слезе в град Самария и им проповядваше Христа.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.והנפוצים עברו בארץ ויבשרו את הדבר׃
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.فالذين تشتتوا جالوا مبشرين بالكلمة.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.那 些 分 散 的 人 、 往 各 處 去 傳 道
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.那些 分散 的 人 、 往 各 處 去 傳道
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(39:10) Я возвещал правду Твою в собрании великом; я не возбранял устам моим: Ты, Господи, знаешь.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(40:10) J`annonce la justice dans la grande assemblée; Voici, je ne ferme pas mes lèvres, Éternel, tu le sais!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abych činil vůli tvou, Bože můj, líbost mám; nebo zákon tvůj jest u prostřed vnitřností mých.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abym czynił wolę twoję, Boże mój! pragnę, albowiem zakon twój jest w pośrodku wnętrzności moich.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!å gjøre din vilje, min Gud, er min lyst, og din lov er i mitt hjerte.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Att göra din vilja, min Gud, är min lust, och din lag är i mitt hjärta.»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Blagovestje o pravičnosti sem oznanjal v zboru velikem, glej, ustnic svojih nisem zadržaval, o GOSPOD, ti veš.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!che io faccia il tuo volere. Mio Dio, questo io desidero, la tua legge è nel profondo del mio cuore»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Činiť tvoju vôľu, môj Bože, si želám, a tvoj zákon je v mojich vnútornostiach.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!He anunciado justicia en la gran congregación; he aquí, no he detenido mis labios. Oh Jehovah, tú lo sabes
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Hogy teljesítsem a te akaratodat; ezt kedvelem, én Istenem, a te törvényed keblem közepette van.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!I en stor Forsamling forkyndte jeg Retfærd, se, mine Læber lukked jeg ikke; HERRE, du ved det.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!내가 대회 중에서 의의 기쁜 소식을 전하였나이다 여호와여 내가 내 입술을 닫지 아니할 줄을 주께서 아시나이다
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Mijn hele hart verlangt ernaar Uw wil te doen, mijn God. Uw wet is mijn leven."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Sinun tahtosi, minun Jumalani, minä teen mielelläni, ja sinun lakisi on minun sydämessäni."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Tenho proclamado boas-novas de justiça na grande congregação; eis que não retive os meus lábios;
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Vestesc îndurarea Ta, în adunarea cea mare; iată că nu-mi închid buzele. Tu ştii lucrul acesta, Doamne!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Εκηρυξα δικαιοσυνην εν συναξει μεγαλη ιδου, δεν εμποδισα τα χειλη μου, Κυριε, συ εξευρεις.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Прогласил съм правда в голямо събрание; Ето, не съм въздържал устните си; Господи, Ти знаеш.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!בשרתי צדק בקהל רב הנה שפתי לא אכלא יהוה אתה ידעת׃
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!بشرت ببر في جماعة عظيمة. هوذا شفتاي لم امنعهما. انت يا رب علمت.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中 宣 傳 公 義 的 佳 音 . 我 必 不 止 住 我 的 嘴 唇 . 耶 和 華 阿 、 這 是 你 所 知 道 的