Ana içeriğe geç
Sözlük

müjde ile cümle

müjde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Müjde (Söz - Müzik: Bengü) -幸せ(しあわせ)とも。
Anlaşılan “sonsuza dek kalıcı Müjde” tüm insanlara tek tek gitmelidir.ただし、予言できるのは「人が死に至る未来」だけである。
Hermiyas'ı gördüm!" diye müjde vermiş.いわんや文官においてをや」と大見得を切ってしまった。
Şimdi o yok, bu yok; müjdecinin gelmesi kimseye hoş gelmez."潛之又潛,巧伺者不能窺,善孽者不能中。
Geleneğe göre bu gün, baharın müjdecisidir.天啓初年,追謚恭惠。
Navarro’nun seçilmesi büyük siyasi değişikliklerin olacağını müjdeleyen bir olay değildi.对阿里亚斯·纳瓦罗的任命没有预示大规模的政治转型。
Burada müjde ilk defa dile getirilir ve bu ayet İlkmüjde olarak da bilinir.而悅受齊神武密旨圖岳,〔岳〕弗之知也,而先又輕悅。
Tanrı kadından doğan bir adamın kötülüğün başını ezeceği müjdesini verir.上帝向许诺丈夫除非不幸降临。
Anlaşılan “sonsuza dek kalıcı Müjde” tüm insanlara tek tek gitmelidir.学者易中天:“只有实现‘每个人的自由发展’,才能最终实现‘一切人的自由发展’。
O gün köyde ağızdan ağza bu müjdeli haber dolaşmış, konuşulmuştur.一天如廁時,因為提著話頭,而有所省悟。
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.惟愿鉴朕此心,福其子孙。
652), cennetle müjdelenen on sahabiden biridir.十五岁时,举孝廉,两经及第。
Bütün peygamberler Fadl’ûl-Lâh'ı müjdelemişlerdir ve Fadl’ûl-Lâh ile tanrılık dönemi başlamıştır.使徒勸勉人要慷慨好客、努力行善。
Müjde (Söz - Müzik: Bengü) -亮天功(日語:てんのわざをたすく)。
(Pülehse habercidir ve dünyaya müjde getirir.轉都官尚書,與諸將征討,累有功。
Müjde, "iyi haber" anlamına gelen bir sözcüktür.“福音”这个词语的意思是“好消息”。
Damadı bularak gelinin geldiğini müjdeleyene, damat bahşiş verir.“여자친구가 '꽈당' 이후에야 삼겹살 회식을 하게 된 사연은?”.
Cebrail, ona kimse dokunmadığı hâlde babasız doğacak olan İsa'yı müjdeledi.이는 그가 바라볼 때, 예수가 인간으로서는 아버지를 갖지 않으며, 하나님의 아들로서는 어머니를 갖지 않는다는 것을 의미하였다.
Sizlere müjde!그대에게 만세를!
Burada müjde ilk defa dile getirilir ve bu ayet İlkmüjde olarak da bilinir.그것은 지혜로써 일체 중생의 식(識)이 처음 일상(一相)을 일으켜 연(緣)에 머무는 것을 아는 것이니라.
Bu kişi, Kitab-ı Mukaddes'te kendisinin peygamber olarak müjdelendiğini söyledi.성경을 하나님께서 예언자들을 통해 자신을 드러내신 그분의 말씀으로 믿는다.
İsa’nın müjdecisidir.예수의 복음.
Bu eser, bundan altı yıl sonra ortaya çıkacak olan bir çalışmanın müjdecisi olacaktı."나에게 그 순간은 우리가 6년 뒤 어떤 모습이 될지에 대해 아주 결정적인 순간이었다.
Yapımcı Gani Müjde tarafından kurulmuştur.양주자사 유요의 효장으로 설정되었다.
1804 yılında Haiti Devriminin sonu, Haiti’de sömürgeciliğin sonunu müjdeler.1804년 아이티 혁명의 종결은 이 섬에 대한 식민지의 종식을 뜻하는 것이었다.
(Pülehse habercidir ve dünyaya müjde getirir.아라한(阿羅漢, Arhat): 세상에서 공량과 우러름을 사고 있는 분.
Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.באתי לספר לכם ולהזהיר אתכם.
"Benim Sultanım, şimdi şehirde müjdeci geliyor diye bir gürültü kopmuştur.ביום חמישי, "בין מנחה למעריב נשמעה שמועה בבית המדרש צדיק בא לעיר".
Müjde Ar...אך ברצון...
"Beşiktaş'a Pepe müjdesi".Например, чрез добавяне на „peer to peer“ възли.
"Beşiktaş'a Pepe müjdesi".Gaji osjećaje prema Happy Quinn.
Müjde Ar...Zvedenie ...
Ayrıca, İslam'ın yayılıp tüm topraklarda hükmedeceğini müjdeleyen Hadise'de inanıyoruz.Egypťania tiež verili, že Re vidí všetko, čo sa deje na zemi.
"Edis Görgülü'den single ve albüm müjdesi".Kali a singlom "Denník".
Padme hamile olduğu müjdesini verir.Bojana potrdi svoje domneve o nosečnosti.
Milliyet Gazetesi editörlerinden Müjde Yazıcı ile evlidir.Priešingu atveju ji pasižada permiegoti su leidėju...
Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.Vis dėlto pavyko su juo susitikti ir gauti papildomų žinių.
Hristiyanlar İsa'nın Tanrı'nın oğlu ve Eski Ahit'te geleceği müjdelenen Mesih olduğuna inanırlar.Kristlased usuvad, et Jeesus on Jumala poeg ning Vanas Testamendis ennustatud messias.
Bunların dışında, Sezen Aksu ve Müjde Ar ile ayrı ayrı sahne şovları yaptı.Peale karskusteemaliste loengute tegeldi seltsis ka koorilaulu ja näitemänguga.
2007 sonbaharında, müdürümüz Fyodor bize Wargaming stüdyosuna katılacağımız müjdesini verdi.그때가 2007년 가을이었는데, 디렉터인 표도르(Fyodor)가 우리가 워게이밍 스튜디오(Wargaming studio)에 들어간다는 희소식을 알려줬어요
2007 sonbaharında, müdürümüz Fyodor bize Wargaming stüdyosuna katılacağımız müjdesini verdi.A na jesieni 2007 roku nasz dyrektor Fyodor poinformował nas, że dołączamy do studia Wargaming.
2007 sonbaharında, müdürümüz Fyodor bize Wargaming stüdyosuna katılacağımız müjdesini verdi.Puis en automne 2007, notre directeur, Fyodor, a annoncé que nous allions rejoindre le studio Wargaming.
Adem ve Havva, İsa'ya ve Meryem Ana'ya müjde veriyor.Adam a Eva jsou předzvěstí Marie a Krista.
Adem ve Havva, İsa'ya ve Meryem Ana'ya müjde veriyor.Адам і Єва як попередники Марії та Христа.
Adem ve Havva, İsa'ya ve Meryem Ana'ya müjde veriyor.И Адам и Ева выступают предшественниками Марии и Христа.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty bądź czułym we wszystkiem, cierp złe, wykonywaj uczynek kaznodziei, usługiwania twego zupełnie dowódź.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty buď triezvy vo všetkom trp, čo prijde zlé, konaj dielo evanjelistu, vykonaj svoju službu.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.De te józan légy mindenekben, szenvedj, az evangyélista munkáját cselekedd, szolgálatodat teljesen betöltsd.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Du derimod, vær ædru i alle Ting, lid ondt, gør en Evangelists Gerning, fuldbyrd din Tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.그러나 너는 모든 일에 근신하여 고난을 받으며 전도인의 일을 하며 네 직무를 다하라
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Men vær du edru i alle ting, lid ondt, gjør en evangelists gjerning, fullfør din tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Mutta ole sinä raitis kaikessa, kärsi vaivaa, tee evankelistan työ, toimita virkasi täydellisesti.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Pero tú, sé sobrio en todo; soporta las aflicciones; haz obra de evangelista; cumple tu ministerio
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ti pa bodi trezen v vsem, trpi nadloge, opravljaj delo evangelista, izpolnjuj službo svojo.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Tu, porém, sê sóbrio em tudo, sofre as aflições, faze a obra de um evangelista, cumpre o teu ministério.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Συ δε αγρυπνει εις παντα, κακοπαθησον, εργασθητι εργον ευαγγελιστου, την διακονιαν σου καμε πληρη.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Медникарят Александър ми стори много зло; Господ ще му върне по делата му;
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Но ты будь бдителен во всем, переноси скорби, совершай дело благовестника, исполняй служение твое.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ти ж тверезись у всьому, терпи лихо, роби дїло благовісника, службу твою знаною вчини.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.אבל אתה היה ער בכל סבל הרעות ועשה מלאכת המבשר ומלא את שרותך׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod