İran askerleri ve mühimmatlar burada tedarik edilmiştir.Maschinen und Ausrüstung wurde in den Iran verkauft.
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi.Dabei erbeuteten sie viele Geschütze und zahlreiche Munition.
Mühimmat ve telsizler yetersizdi.Erbeutete Waffen und Munition wurden unschädlich gemacht.
Bunlara ilaveten topsuz 120 adet mühimmat taşıyıcı araçta üretildi.Dazu verlor es mindestens 120 Munitionswagen.
Buna sebep olarak ise verdikleri önemli kayıplar ve mühimmat eksikliğini gerekçe göstermiştir.Gründe hierfür waren neben den hohen Verlusten auch der Mangel an Munition.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Kurzerhand tauscht Mae die unscharfe Munition gegen echte, tödliche Munition aus.
RPG-7 için pek çok mühimmat tipi mevcuttur.Die Attentäter verwendeten panzerbrechende Granaten des Typs RPG-7.
Mühim yol kavşağı.Der schwere Weg.
Bu da araçları mühimmat sıkıntısına sokuyordu.Dies führte zu Problemen mit der Munitionsversorgung.
Silahların özellikleri mühimmatları dışında hemen hemen aynıdır.Die Raketenartillerie unterscheidet sich nur durch die Munition.
JDAM (Joint Direct Attack Munition) Boeing tarafından üretilen müşterek doğrudan taarruz mühimmatıdır.Une bombe JDAM, pour Joint Direct Attack Munition est une bombe guidée par GPS produite par Boeing.
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi.De nombreuses armes et des munitions ont été saisies.
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Pour eux, c'était une usine à munitions.
Mühimmat ve telsizler yetersizdi.Les réserves de munitions et la radio sont détruits.
Nitekim, Heckler & Koch silahın oluşturulmasından sorumlu iken Nobel mühimmattın tasarımından sorumluydu.HK était responsable du développement de l’arme tandis que Nobel se chargeait de la munition.
Mühim yol kavşağı.Un grand croix de chemin.
(99 mermilik mühimmatı bulunuyordu. )(Dépôt de munitions.)
Çünkü mühimmat yetersizdi.La munition ne fut pas bien acceptée.
Kinetik enerji mermilerinin haricindeki diğer tank mühimmatları kimyasal enerjiden yararlanmaktadır.À l'inverse des pénétrateurs à énergie cinétique, les autres types d'obus utilisent l'énergie chimique.
86 mermilik mühimmatı vardı.Ceux-ci disposaient de 86 canons.
RPG-7 için pek çok mühimmat tipi mevcuttur.Ces femmes sont équipées de RPG-7.
Silah olarak RO QF 6 pounder (57 mm) topu (64 mermi mühimmat taşıyordu) bulunuyordu.Pour les essais, le prototype reçut le canon anti-char QF 6 pounder (57 mm).
Ticari ölçüde elde edildiği en mühim kaynak mazı meşesidir.Les taux de croissance les plus significatifs sont trouvés dans le secteur commercial.
En mühim farklılıkları kafa şekli ve dişlerinde bulunur.Leur principale différence se situe au niveau des dents.
Bu alana fazladan mühimmat yerleştirildi.Un dépôt de munitions y fut également installé.
Hŭich'ŏ, iç bölgedeki stratejik konumu nedeniyle, mühimmat üretimi için de önemli bir yerdir.Mais surtout, la serra di Tenda est un site militaire stratégique de par sa situation géographique.
Her iki silah aynı mühimmatı kullanıyor ve aynı basit özellikleri taşıyordu.Mais ces deux familles avaient les mêmes armes et la même devise mystérieuse.
Proses mühimdir.El proceso es importante.
KwK 36 topu da aynen FlaK 18 ve 36 da kullanılan mühimmatı kullanıyordu.El KwK 36 podía disparar la misma munición que el FlaK 18 y 36.
Silahlar genellikle Orta Amerikalı hükümetlerin mühimmat stoklarından çalınır.A veces incluso tenían que robar armas automáticas de los depósitos de suministros alemanes.
Bu mühimmat PaK/KwK 43 serilerine ait bütün toplarda kullanılabiliyordu.La munición era completamente intercambiable entre todas las versiones de la serie PaK 43/KwK 43.
Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır.Su mayor deseo es ir al cielo.
Mühimmat ve telsizler yetersizdi.Sin embargo, su blindaje y armamento eran insuficientes.
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi.Así se incautó una gran cantidad de fusiles y munición.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.Un cantidad indeterminada de Sd.Kfz.
Ana silahda 800 mermi ile büyük bir mühimmat deposu vardı.El cañón principal tendría un gran depósito de municiones con 800 proyectiles.
Bir tekne mühimmat taşıma maksadı ile kullanılmaktadır.Para el transvase desde un barco es necesaria la utilización de un brazo de carga marino.
Çözüm olarak sürücü arabanın arka koltukların altına mühimmat sandıkları yerleştirmekteydi.La munición era almacenada bajo el asiento del conductor y detrás del cargador.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Los sistemas de artillería usarían municiones no reales sin explosivos.
Roket motoru olmayan sistemlere ise güdümlü mühimmat adı verilmektedir.Las municiones guiadas sin motor son conocidas como bombas guiadas.
Silah olarak RO QF 6 pounder (57 mm) topu (64 mermi mühimmat taşıyordu) bulunuyordu.Iba armado con un cañón QF 6 libras (57 mm), con 64 proyectiles.
Silahlar genellikle Orta Amerikalı hükümetlerin mühimmat stoklarından çalınır.Le armi sono in genere rubate da depositi di munizioni del governo dell'America Centrale.
20-pounder ayrıca HE ve canister shot mühimmatı da atabilmekteydi.Può portare 2 persone, tu e il cannoniere.
Ayrıca bu obüse ait mühimmatıda taşımaktadır.Può trasportare con sé munizioni extra.
Çünkü mühimmat yetersizdi.Le munizioni erano scarse.
Savaşın sonunda, Deniz Mühimmatı Geliştirme Ödülü ile tanındı.Alla fine della guerra, gli venne riconosciuto il Naval Ordnance Development Award.
Burada, evinin arka bahçesinde mühimmat saklayarak Direniş'e yardım etmeyi sürdürdü.Continua a fornire il suo aiuto alla Resistenza nascondendo armi nel retro della sua casa.
Silah .40 S&W mühimmat kullanmakta olup çift yığınlı 10 mermilik şarjöre sahiptir.Utilizzava munizioni .40 S&W in un caricatore bifilare da 10 colpi.
Bir tekne mühimmat taşıma maksadı ile kullanılmaktadır.Si può scommettere il carico di una nave.
Silah olarak RO QF 6 pounder (57 mm) topu (64 mermi mühimmat taşıyordu) bulunuyordu.II invece venne dotata del cannone QF 6 Pounder (57 mm).
Kangal'ın Deliktaş Köyü iki mühim ozan yetiştirmiştir.Ne La grande onda di Kanagawa compaiono due scritte.
Mühimmat olarak genelde 9x18mm PM olarak kullansada bazı ihracat modelleri .380 ACP mermi kullanır.È principalmente usato in pistole semiautomatiche cameranti munizioni poco potenti, come il .380 ACP.
Şehir aynı zamanda büyük bir mühimmat fabrikasına ev sahipliği yapmaktadır.Riesce anche a prevenire uno sciopero in una fabbrica di munizioni.
Her bir çağ, Ilúvatar’ın Çocukları’nın tarihindeki çok mühim bir olayla sona ermiştir.Dà sempre sagge lezioni di vita a ciascuno dei suoi "figli" nei vari episodi.
Fakat farklı silah kullanımı mühimmat karmaşasına neden olmuştu.Quello che fa la differenza è la parte relativa al munizionamento.
Wallaby Zırhlı mühimmat taşıyıcı araç Sexton araçları için 25 pdr mühimmat taşıyordu.Wallaby Veicolo per il trasporto munizioni, al servizio dei gruppi di artiglierie semoventi Sexton.
9 X 19 mm mühimmat kullanır.Impiega munizioni europee 9mm standard.
O zamanda Hüdayi Dergâhı, İstanbul'un en mühim bir kültür merkezi haline geldi.Con questo Pest divenne il centro letterario dell'Ungheria.
İran askerleri ve mühimmatlar burada tedarik edilmiştir.Le forniture militari ufficiali e clandestine all'Iran.
Lübeck, Almanya'nın Baltık Denizi kıyısındaki en büyük limanıdır; liman, şehrin en mühim iş alanıdır.Lubecca è uno dei porti più importanti della Germania e forse il porto più importante del Mar Baltico tedesco.