Ana içeriğe geç
Sözlük

mühim ile cümle

mühim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Causano entrambi alta dipendenza psichica e fisica.
Şubat 1943 tarihinde Almanlar bu toplar için mühimmat üretmeye başladı.С февраля 1943 года для этого орудия немцы даже развернули массовое производство снарядов.
60 mermilik mühimmat taşıyordu.Боезапас составлял 60 снарядов на ствол.
TRG-41: .338 Lapua Magnum mühimmat kullanan model.Основная ниша применения патрона .338 Lapua Magnum — снайперская стрельба.
Silahın beslemesi belt mühimmattan yapılır.Питание пулемёта патронами производится из металлической ленты.
En mühim farklılıkları kafa şekli ve dişlerinde bulunur.Самое большое различие — в их зубах.
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.Одновременно был управляющим порохового завода Барановского.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.Прототип полугусеничного артиллерийского тягача Sd.Kfz.
Çeşitli mühimmatı vardır.А тут миллионы патронов.
Burada Tanrı'nın öneminin Buda Ana'dan daha mühim olduğuna dikkat çekeriz.Почитание Бюдерихской Божией матери распространено далеко за пределы Мербуша.
Yine 37 mm'lik tanksavar silahları da eski modeldi ve mühimmat yeterli değildi.87, 6 мм, но её боезапас был устаревшим и недостаточным.
Bu pozisyonlardan biri de Mühimmat Tepesi'ydi.Вероятно, в одной из них был наш отважный пулеметчик».
Bu bizim için son derece yenidir son derece mühimdir.А вот второе нововведение весьма существенно.
Başlangıçta tanksavar muhimmatı olarak temel zırh delici (AP) mermi kullanılmıştır.Фактически он был дополнением к «основным» башенным пулемётам.
Türkiye çok sayıda gelişmiş silah ve mühimmat sağladı.Из Шотландии поставлялось огромное количество оружия и взрывчатки.
Bu silahın 1800 mermilik mühimmatı vardı.Боезапас включал в себя 1800 патронов на ствол.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Кожаные шлемы фактически не защищали от осколков снарядов и шрапнели.
Kullanılmamış 55 mermilik mühimmat sahnede bulundu.При нем обнаружили 58 неиспользованных патронов.
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.Потом у русских, наверное, вышли все боеприпасы.
Lakin hemen mühimmat kıtlığı ortaya çıktı ve yeni tedarik gelmedi.Однако подкрепления всё не было, а боеприпасы были на исходе.
İttifak güçleri Ruslara İran toprakları üzerinden mühimmat göndermek istedi.Украинские СМИ выдвинули предположение о поставках этих боеприпасов из России.
İki tarafta da cephane ve mühimmat sıkıntısı başlamıştı.С обеих сторон в боях были задействованы бронетехника и артиллерия.
Ayrıca JDAM ve JSOW gibi akıllı mühimmat da taşıyabilmektedir.أيضا يستطيع النوعان الجديدان حمل مختلف انواع القنابل الذكية مثل JDAM و JSOW.
1856'da gerçekleşen bir mühimmat patlaması neticesinde sarayın alt kısmı büyük hasar gördü.تضرر الجزء السفلي من القصر بشدة من جراء انفجار ذخيرة في عام 1856.
Diğer köpekgiller ile arasında en mühim ayrıcalığı, 42 diş yerine sadece 40 dişi olmasıdır.ومن أبرز ما يُيزه عن أجناس الطيور الأخرى امتلاكه 10 ريش للذيل بدلاً من 12.
Cepheye erzak ve mühimmat nakli için de otomobiller kullanılır.واستخدموا السيارات أيضاً لنقل الذخيرة والمؤن إلى الجبهه.
Çeşitli mühimmatı vardır.يوجد هناك عدة متغيرات للسلاح.
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi.ضبط كميات من الأسلحة والذخائر.
Çünkü mühimmat yetersizdi.الذخيرة تقريبا نفدت..
Din ilimlerinin bölgede yayılıp kuvvetlenmesinde çok mühim rol oynadı.لعب السحر دورا في معتقداتهم في الفترة المتأخرة.
En karmaşık yarı mühimmat ise hedefini bulan mermilerdi.كانت أفضل الذخائر هي الصب من الرصاص.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.F): حمل الدلالة Sd.Kfz.
Yine 37 mm'lik tanksavar silahları da eski modeldi ve mühimmat yeterli değildi.De igual forma, as suas armas anti-tanque 37 mm PaK eram antiquadas e tinham poucas munições.
Ayrıca havadan-karaya kabiliyetlerini geliştirmek için daha fazla mühimmat taşıyabiliyordu.Também com capacidade de carregar mais armamentos, melhorando suas capacidades de combate ar-terra.
Bu da araçları mühimmat sıkıntısına sokuyordu.Haviam problemas também com o desenvolvimento da munição.
Tank 72 adet top mühimmat taşırdı.O tanque pode transportar até 47 projéteis de munições.
Buna sebep olarak ise verdikleri önemli kayıplar ve mühimmat eksikliğini gerekçe göstermiştir.Eles foram surpreendidos e se renderam por falta de munições.
TRG-41: .338 Lapua Magnum mühimmat kullanan model.Modelo 416 Calibre .41 Magnum.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Atualmente, o propelente usado nos cartuchos de armas de defesa é a pólvora química ou pólvora sem fumaça.
Ticari ölçüde elde edildiği en mühim kaynak mazı meşesidir.O único produto florestal ainda coletado em maiores quantidades para fins comerciais é o mel.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.O ATF é responsável pelo licenciamento de todos os comerciantes de armas e armeiros dos EUA.
Ayrıca bu askerlere ait önemli miktarda mühimmat gerillaların eline geçti.Um dos principais factores de sucesso foi a quantidade de munições possuída pelas forças rebeldes.
Zırhlı araç tamir ederek, takım arkadaşları iyileştirilerek ve mühimmat sağlayarak puan kazanılabilmektedir.Podem consertar veículos, robôs, e recarregar a vida e munição dos aliados.
Silah .40 S&W mühimmat kullanmakta olup çift yığınlı 10 mermilik şarjöre sahiptir.No calibre .40 S&W a arma pode chegar a 12 cartuchos, sem o alongador.
Ana değişiklik SEM80/90 dijital radyo seti eklemesi ve mühimmat yükleme kapağıyla ilgili değişikliklerdir.De grootste verandering was de toevoeging van de SEM80/90 digitale radio-installatie.
Alman birliklerinin yeterli gıda maddesi ve mühimmat stokları vardır.De Duitse compagnieën hadden munitie en voedsel voor slechts enkele dagen.
Çeşitli mühimmatı vardır.Er zijn veel verschillende patronen.
Bu araç hem mürettebatı hem de yedek mühimmatı taşımak için üretildi.Het voertuig had voldoende ruimte om de bemanning en munitie van het wapen mee te voeren.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Ze hebben daardoor een grote invloed op de lichamelijke en de geestelijke gezondheid.
Çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirdi.Met veel veel wapens en munitie.
Mühim yol kavşağı.Grote Kruisstraat.
ATF, ABD'de ateşli silahlar ve mühimmatları ile ilgili lisanslandırma işlerini yapan tek devlet kurumudur.FN en FNMI houden zich hoofdzakelijk bezig met de fabricage van militaire vuurwapens en munitie.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.De stealthkit geeft weer minder munitie en meer gadgets.
Elde mevcut mühimme defterleri, 16. yüzyıl ortalarından başlamaktadır.De geschiedenis van de granaatwerper begint reeds in de 16de eeuw.
Bu alana fazladan mühimmat yerleştirildi.Umieszczono w tym miejscu dodatkowy zapas amunicji.
Şehirde 20. yüzyıl boyunca askeri mühimmat depoları ve askeri üsler inşa edildi.XX wieku na terenie dawnej wsi wybudowano Zakłady Chemiczne Police oraz zbiornik wodny.
İngiliz servisi sırasında araçlara 24 adet mühimmatın yerine telsiz vericisi yerleştirildi.W służbie brytyjskiej niektóre M7 miały zamontowane radio na miejsce 24 sztuk amunicji.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Wywołuje to też silne uzależnienie psychiczne i fizyczne.
Özellikle mühimmat yönünden bu zorunluydu.Natomiast pomoc amunicyjna jest niezbędna.
9 X 19 mm mühimmat kullanır.Zastosowano amunicję 9 x 23 mm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod