Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Винаги когато съществува несправедливост, трябва да има някой, който да се жертва!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Пока есть несправедливость, кто-то должен понести жертвы!
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.Curând după asta, când treceam pe lângă o gară, am văzut ceva îngrozitor, ce nu-mi pot șterge din memorie.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.그로부터 얼마 후, 기차역을 걸어 지나가던 중 저는 제 기억 속에서 결코 지울 수 없는 끔찍한 광경을 목격하게 되었습니다.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.Nedlouho poté jsem šla kolem nádraží a uviděla jsem něco strašného, co se mi už navždy vrylo do paměti.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.Вскоре после этого я шла мимо вокзала и увидела нечто настолько ужасное, что до сих пор не могу забыть.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.Скоро след това, докато минавах покрай гарата, видях нещо ужасно, което не мога да изтрия от съзнанието си.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.מעט אחר-כך, כשחלפתי על פני תחנת רכבת, ראיתי משהו איום ונורא שאינני יכולה למחוק מזכרוני.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.ولم يمض وقت طويل بعدها، حينكنت أمشي بجوار محطة القطار ورأيت شيئاً فظيعاً لم أستطع أن أمحوه من ذاكرتي
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.痛ましい姿を見ました 今でも記憶から拭い去れません それは息絶えた一人の女性でした
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Am urmărit această schimbare pentru câtva timp și am fost parte a acesteia.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Ich verfolge diese Veränderung schon eine Weile und habe auch teil daran.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Ik volg deze verandering al even en ik neem er aan deel.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.J'ai suivi ce changement depuis un bon moment maintenant, et j'y ai pris part.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.저는 이러한 변화에 아주 오랫동안 추종해왔으며 또한 참여해오고 있습니다.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Saya mengikuti perubahan ini, dan turut berpartisipasi.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Śledzę i uczestniczę w tej zmianie już od dłuższego czasu.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Sto seguendo questo cambiamento da parecchio tempo, e vi sto partecipando.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Tenho seguido esta mudança já há um tempo, e participado nela.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Yo he estado siguiendo este cambio por algún tiempo, y participando en él.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Ακολουθώ αυτήν την αλλαγή αρκετό καιρό και συμμετέχω σ' αυτήν.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Вече от доста време следвам тази промяна и участвам в нея.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.Я наблюдаю за этим изменением довольно долго и принимаю в нем участие.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.אני עוקבת מזה זמן רב אחרי השינוי הזה ומשתתפת בו.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.وقد تابعت هذا التغيير لفترة من الزمن ، وشاركت فيه
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.私たちが発行しているこちらのレポートは
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Apenas pensamos nele quando algo não está bem, quando temos um braço partido ou um ataque cardíaco.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.우리는 어딘가 이상이 있을 때만 몸에 대해 생각합니다.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Το σκεφτόμαστε μόνο όταν κάτι δεν πάει καλά μ' αυτό, όταν σπάσουμε ένα χέρι όταν πάθουμε έμφραγμα.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Мы вспоминаем о нём, только когда что-то не так, например, когда ломаем руку или когда случается инфаркт.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.אנחנו חושבים עליו רק כשמשהו לא עובד, אז
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.نحن فقط نفكر بأجسامنا عندما يحصل بها خلل، إذا، عندما
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.腕の骨が折れたり 心臓発作が起きたり
Bu durumda hiçbir sorun yoktur. Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Tak długo jak żaden z nich nie wskazuje do dwóch różnych liczb.
Bu durumda hiçbir sorun yoktur. Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.To je úplně v pořádku- pokud jeden s těchto neukazuje na dva různá čísla
Bu durumda hiçbir sorun yoktur. Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Αυτό είναι εντάξει... όταν ένας απο αυτούς δεν δείχνει σε δυο διαφορετικούς αριθμούς.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Asal salah satunya tidak menunjuk ke dua angka yang berbeda.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Atata timp cat unul din astea nu indica catre doua numere diferite.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Cũng chừng này một trong những điểm không có chỉ đến hai số riêng biệt khác nhau.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Desde que um dos X não aponte para dois números separados.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Fino a quando uno di questi non punta a due numeri separati.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.이들이 서로 다른 두 숫자를 가리키지 않는 한은요.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Så länge som en av dessa inte pekar på två olika tal.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Solange eine dieser darauf nicht zwei getrennte Zahlen.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Tant que l'un d'eux ne pointe vers deux numéros distincts.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Zolang een van deze niet naar twee verschillende nummers wijzen.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.По крайней мере пока одно значение не будет равно двум совершенно другим.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.Стига едно от тези числа да не сочи към 2 различни числа
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.כל עוד אף אחד מהם לא מצביע על שני מספרים שונים.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.ما دام واحد من هذه لا تشير إلى رقمين منفصلين.
Bu iki sayı farklı iki sayıyı göstermediği müddetçe sorun yok.二つの異なる数を指さない限りは。 赤い線は一番目のグラフを表しています。
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Az összes pasi egyforma Azt mondják, hogy nincs baj ezzel,
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.La chirurgia plastica va bene, basta che non si tratti della loro donna.
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Mówią, że operacje plastyczne są w porządku, ale nie dla ich dziewczyn.
Bütün erkekler aynıdır. Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.كل الرجال متشابهين يقولون أن جراحات التجميل جيدة
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!남자1: 불의가 있는한, 누군가는 희생을 해야만 합니다!
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Homme 1 : à partir du moment où il y a de l'injustice, quelqu'un doit faire un sacrifice!
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım! Kadın 1:Gdzie niesprawiedliwość, tam ktoś musi ponieść ofiarę!
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Uomo 1: fin quando ci sarà l'ingiustizia, qualcuno deve fare un sacrificio!
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!גן עדן עכשיו (שעות אחרונות של פלסטינאי מתאבד): כל עוד יש אי צדק, מישהו צריך להקריב!