Ana içeriğe geç
Sözlük

müddet ile cümle

müddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir müddet bekletildikten sonra çıkarılıp kurutulur.在北之亂後,失去其蹤影。
İmam-ı Malik onu himayesine alıp, dokuz yıl müddetle hadis öğretti.弘治九年進士,由淳安知縣擢御史,彈劾中貴,疏論時事,甚剴切。
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.有资料显示,他在那里为MI6工作。
İnsanlara göründüğünde kendini tanıtmadığı müddetçe kimse onun gerçek kimliğini bilemez.一般除了枢没有人能够看到她的本来面目。
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.在莫斯科经常出现一些不利于他的流言。
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.陪都严格意义上不计入建都时间。
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.但后来她对这座宫殿又失去了兴趣。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.這四名嫌疑犯後來被逮捕並被控犯有仇恨罪。
Ayrıca burada kaldıkları müddetçe maaşları günde dörder akçe olur" duyurusunda bulundu.我估計每年我在家裡的時間只有四天」。
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.中方广寺,存昙华亭,为贾似道祀其父制置使贾涉。
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.해당 권총은 이후 제 1차 세계대전, 제 2차 세계대전, 한국 전쟁, 베트남 전쟁 등지에서 사용되었다.
Bunun müddeti de, 6 ay, 10 günde tamamlandı.그러나 예보는 빗나갔고, 날씨는 10일에 회복되었다.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.זמן קצר לאחר מכן שרפו מקורביו של לנין את יתרת שטרות ה-500 שנותרו ברשותם.
Piyassili, bir müddet sonra hastalanarak ölür.זמן קצר לאחר מכן מת הפאיסטיון ממחלה.
Pozitif bir kozmolojik sabit olduğu müddetçe, aynı zamanda kapalı evren modelinde de yaşanabilir.בהינתן קבוע קוסמולוגי חיובי, תרחיש זה אפשרי גם ליקום סגור.
Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.הם מגיעים מאוחר מידי כי נל מתה זמן קצר לפני כן.
Bu müddet boyunca Dava Partisi’nin silahlı kanadının sorumluluğunu üstlendi.בזמן זה מוניתי זמנית לפקד על הכנף.
Bu müddet geçtikten sonra iznin sona ermesi mümkün olacaktı.הפסק ניתן לאחר שחלפה התקופה לנתינתו.
Piyassili, bir müddet sonra hastalanarak ölür.Пипин умира след дълго боледуване.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.След известно време Джени идва при Форест и заживява в неговия дом.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Щастливият премиер се чувства уморен и се нуждае от почивка.
Kısa bir müddet sonra da Chicago ve New York'taki sinema salonlarında oynamıştır.По-късно свири и в други групи в Ню Йорк и Чикаго.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Шасито е триопорно и неприбиращо се по време на полет.
Aradan bir müddet zaman geçer.До заминаването на влака остава малко време.
Daha sonra bir müddet Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi için çalıştı.От 2007 движението е консултативен член на Икономическия и социален съвет към ООН.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.Oni koji zanemaruju, ili samo pretvaraju da vjeruju u Alaha ostati će u Džehennemu nakon sudnjeg dana.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Gradić je napušten već dugo vremena.
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.Zbog toga je na kraju bio uhićen.
1256), 1256 yılında kısa bir müddet hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Калиман Асен II) bio je car Bugarske veoma kratko vrijeme 1256. godine.
O da bu teklifi kabul etti ve bir müddet burada görev yaptı.On je ovaj zadatak prihvatio i cijeli život posvetio tom cilju.
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.Učestalo se koristio tijekom Prvog svjetskog rata, Drugog svjetskog rata, korejskog rata i vijetnamskog rata.
Teklif verildikten sonra sabahına kadar müddet verilir.Začnite ihneď, do rána musí byť všetko prevedené."
Yağmur yağdığı müddetçe yola çıkamayız.Tri minúty netrvá kolo, ani keď prší.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Boli však zajatí príslušníkmi ÁVH.
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.Bola používaná počas prvej svetovej vojny, druhej svetovej vojny a vojen v Kórei a Vietname.
Bu oran sıcaklık arttığı müddetçe artar.Dôležité je, aby tu cez deň bolo dostatočne teplo.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.V priebehu času Mesiac vytrvalo bombardujú kométy a meteority.
Bir müddet sonra Ash’in omzundan bir kafa çıkmaya başlar.Poljubita se, vendar se Mattov hrbet začne lomiti.
Aile uzun müddet ziraatla meşgul olmuş ve aşiret halinde yaşamıştır.Nekaj časa sta živela skupaj in Nada je zanosila.
Bir müddet suda ıslattıktan sonra, tekrar temizlenir.Pomembno je, da se po čiščenju v čistilnih napravah vrača v reko.
Kısa bir müddet sonra sorular ve benim cevaplarım aklıma geldi.Sledi obravnava odlomka skozi vprašanja in odgovore.
Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversitede çalıştı.Po povratku v domovino je nekaj časa delal kot učitelj.
Bir müddet sonra kızıyla birlikte yaşamaya başlar.Po kurio laiko jis pradėjo gyventi su vyru.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Koplytėlė ir kryžius sunyko pokario metais.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Standartinis vaistas šioje situacijoje yra trastuzumabas, skiriamas mažiausiai vienerius metus.
Ama yağan kar fazla bir müddet yerde kalmadan hemen erimektedir.Dažnai rūgštusis lietus iškrinta toli nuo susidarymo vietos.
Ama Emin'e kesin cevap verebilmek için bir müddet beklemesi bildirdi.Anni mõtles hetkeks, enne kui vastas.
Aradan bir müddet zaman geçer.Hoiatasin juba toona, et sellega läheb aega.
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.Selle eest teda isegi vahistati.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Peahoone on pikka aega seisnud tühjana.
Fakat bir müddet sonra Alice ile koyun yine dükkanda kendilerini bulurlar.Pähklipühal saavad Anna ja Villu jälle kokku.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.On arvatud, et ta võis juba Meinhardi ajal Liivimaal misjonärina tegutseda.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.ROK ei ole otsustanud uut medalite jagamist.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Seejärel heidab puhkama.
Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti.Seejärel astus ta Tartu Ülikooli õigusteaduskonda.
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Atâta timp cât există nedreptate, cineva trebuie să facă un sacrificiu!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Chỉ cần bất công còn tồn tại, ai đó cần phải hi sinh!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Dokud bude nespravedlnost, někdo se musí obětovat!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Siempre que haya injusticia, ¡alguien debe sacrificarse!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Zolang er onrechtvaardigheid bestaat, moet iemand zich opofferen!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod