Ana içeriğe geç
Sözlük

müddet ile cümle

müddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Olimme vain väsyneitä ja todellakin loman tarpeessa.
Gerekirse hasta bulunduğu çevreden bir müddet uzaklaştırılır.Potilasta kehotetaan liikkumaan mahdollisuuksien mukaan normaaleissa askareissaan.
Kısa bir müddet sonra, aynı zamanda, Palanga kazası kaymakam vekilliğini de yürütmüştür.Myös jonkin aikaa seissyt, keitetty vesijohtovesi käy.
Burada bir müddet Bayezid Medresesine devam etmiştir.Hän jatkoi työskentelyä siellä jonkin aikaa.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Alue jäi pitkäksi aikaa joutomaaksi.
Bir müddet sonra savaşırken ölümcül bir şekilde yaralandı ve yakalandı.Pian saapumisensa jälkeen hän haavoittui kuolettavasti.
Aradan bir müddet zaman geçer.Θα χρειαστεί λίγο χρόνο ακόμα.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Κάποτε θα μπορεί να αναπαυθεί εν ειρήνη.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.Εικάζεται ότι εργάστηκε για κάποιο διάστημα στο Λέουβεν.
Hatta bir müddet dışarı çıkmayı terk ederek evine kapandı ve ince tefekkürlerde bulundu.Λεγόταν π.χ. ότι κάποτε επέστρεψε σπίτι και το βρήκε άδειο.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.For at citere Koranen: »Til dem, der er vantro, vil der blive skåret kæder af ild.
Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.De genforenes for et kort øjeblik, før Mimi udånder.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.De beslutter at holde en pause.
Yağmur yağdığı müddetçe yola çıkamayız.Men det er ikke lige meget, hvornår det regner.
Bir müddet sonra Budist keşişler çay ekmeye başladılar.Etter hvert begynte munkene selv å dyrke te.
Ayrıca burada kaldıkları müddetçe maaşları günde dörder akçe olur" duyurusunda bulundu.«Det er på denne dag beordret at hans tidligere lønn på 40 pund per år skal bli fortsatt.»
Bir müddet kaynamaya bırakılır.Da blir den sperret ute en stund.
Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.Tom dør imidlertid før helikopteret kommer.
Bir müddet sonra halifeleri de her biri bir tarafa dağılarak mezheplerini yaydılar.Der måtte de lage en togbane, ved hjelp av alle delene de hadde fått utdelt, og innenfor et plattform.
Bu döngü kurban ödeme yaptığı müddetçe devam eder.Gjerne mens offeret fortsatt levde.
Bir müddet kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir.Etter å følgt han en stund stopper de opp.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.I starten er alt bare bra, men det er bare i starten...
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Da ble han beordret på hvile.
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Han utmerket seg ytterligere ved den katastrofale retretten fra Moskva.
Bu müddet geçince Hristiyanların Yahudilere hiçbir borcu olmadığı kabul edilecekti.Fra da av måtte praktiserende jøder betale skatt – kristne gjorde det ikke.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Dia tinggal di Amerika Serikat pada musim panas 1974 ketika ia masih menjadi mahasiswa.
Kozanoğulları bu havalide uzun müddet hüküm sürdüler.Menenun dilakukan kaum hawa disaat para suami melaut dalam waktu yang lama.
Birkaç ay sonra Tolkki’ye depresyon teşhisi konulmuş ve bir müddet rehabilitasyona girmiştir.Beberapa bulan setelah Timo Tolkki masuk ke rehabilitasi untuk suatu periode.
Sonra yine Çankırı sancağı arpalığı ile uzun müddet Üsküdar'da konağında oturdu.Maka pada ketika itu Pak Belalang pun ada di rumah sedang memegang gobek.
İkindi namazının müddeti ise akşam vaktine kadar devam etmektedir.Sedangkan malam result peserta akan membawakan dua lagu kecuali yang mendapat hak istmewa.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Penggunaan obat-obatannya "kembali dilakukan seperti sebelumnya" kurang dari sebulan.
Hizmet gördükleri müddetçe ulûfe alırlardı.Seharusnya tadi kita serang mereka selagi mereka sibuk salat.
Bir müddet kaynamaya bırakılır.Tunggu beberapa menit sambil diaduk.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Suatu hari, Jenny kembali dan menemui Forrest, yang kemudian melamarnya.
Kısa bir müddet sonra 31 Temmuz 1651'de orada vefat etti.Robert meninggal di sana bulan Juli 1031.
Ama bir müddet geçtikten sonra halife bu kuşatmadan kurtulamıyacağından korkmaya başladı.Sampai suatu ketika, akhirnya ALIF memutuskan untuk tidak jadi menggusur rumah singgah itu.
Bir müddet sonra Süleyman Erzurûmî kendisini Şam'a, Abdullah Dağıstânî'nin yanına gönderdi.Setelah sampai, Datu Sulaiman lalu dipertemukan dengan Tandipau (Maddikka Bua saat itu).
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Di sinilah kemudian hubungan antara Malayalam dan Tamil mulai merenggang.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Ông từng sống tại Mỹ trong mùa hè năm 1974 khi còn là một sinh viên.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Hội làng đã mất từ lâu
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Tương tự, những mối quan hệ vốn tốt đẹp trước kia của Liên bang Xô viết với Iraq cũng bắt đầu giảm sút.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Ford cho rằng, binh sĩ miền Nam đã mỏi mệt nên cần được nghỉ ngơi.
Kısa bir müddet sonra, aynı zamanda, Palanga kazası kaymakam vekilliğini de yürütmüştür.Tuy nhiên sau đó nó cũng đã sớm tan do chịu tác động của đứt gió theo phương đứng.
Uzun müddet Kur'an-ı Kerim'in üzerinde çalıştık, ayetleri konularına göre tasnifledik.しかし許攸はその功績に驕り、また旧知(少年期の親友であったという)であったことから曹操に馴れなれしい態度を取った。
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.ほどなくして、レーニンたちは手元に残った500ルーブリ札をすべて燃やしてしまった。
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.ロードレースはこの状態がしばらく続いた。
Bir müddet kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir.飲み込まれるとその時点でアウト。
Bir müddet sonra Hakan'a karşı bir şeyler hissetmeye başlar ve hep beraber yaşarlar.実は初対面の時から関口に対し好意を持っており、後に同棲するにいたる。
Ayrıca burada kaldıkları müddetçe maaşları günde dörder akçe olur" duyurusunda bulundu.週休一日のみで週40時間の労働を順守できないにもかかわらず、届出に「週40時間」などの虚偽を記載させる(残業時間を除く)。
Bir müddet hapisten sonra öldürüldü.投獄後しばらくして獄死。
Bir müddet sonra Ash’in omzundan bir kafa çıkmaya başlar.その時、背後から何かがアッシュに迫り襲い掛かるのだった。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.その後、4名が同罪で起訴され有罪となった。
Bu müddet geçince Hristiyanların Yahudilere hiçbir borcu olmadığı kabul edilecekti.従ってこの立場ではユダヤ人に対してキリスト教の伝道がされない。
Akım anma değerini aşmadığı müddetçe yay gövdeye yapışık kalır.メスがオスに興味がなかった場合、激しくオスをかむ。
Aradan bir müddet zaman geçer.少し間の抜けたところがある。
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.不久后,列宁的同伙烧毁了他们留下的所有500卢布钞票。
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.我想好好休息一下。
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.这时,可能耶稣已相当疲倦而需要一点休息。
Kısa müddet sonra telsize bir arama gelir.稍後則有電視訪問。
Ölümünden bir müddet sonra kendisinin yaşadığına dair asılsız iddialar çıktı.死前曾經為自己的行為感到抱歉。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod