Bir müddet bekletildikten sonra çıkarılıp kurutulur.Skazanego następnie na katorgę i zesłanie.
Bir müddet kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir.Po chwili wypluwa z ust znicz.
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Po tym wydarzeniu stosunki między Iracką Partią Komunistyczną a Kasimem ostatecznie się pogorszyły.
Bir müddet demet halinde kurutulur.Nam wieczna w polszczyźnie rozróba!
Ianuarii ise bir müddet ters yöne gittikten sonra taktik sıraya geri döndürüldü.Pomyłka została szybko naprawiona, gdy Tom wróciła na plan.
Sahip İsfahânî bir müddet onlara karşı direndi.Amerykanin przez długi czas stawiał mu opór.
Bir müddet babasıyla beraber yaşar.Pragnie spędzić z ojcem trochę czasu.
Kısa bir müddet sonra, aynı zamanda, Palanga kazası kaymakam vekilliğini de yürütmüştür.Początkowo oprócz skoku wzwyż uprawiał też skok w dal.
İnsanlara göründüğünde kendini tanıtmadığı müddetçe kimse onun gerçek kimliğini bilemez.Podobnie jak w przypadku Fantometki nikt nie zna jego tożsamości.
Ölümünden bir müddet sonra kendisinin yaşadığına dair asılsız iddialar çıktı.Zmarł niespodziewanie, tak samo, jak żył.
Bir müddet sonra Rumeli beylerbeyi olmuştur.W późniejszym czasie stali się rywalami.
Bir müddet sonra takımın sürekli oyuncularından oldu ve kulübüyle iki sezon geçirdi.Szybko stał się podstawowym zawodnikiem swojego klubu i spędził w nim dwa sezony.
Bir müddet Şamahı'da kalan isyancılar kendi aralarında da ihtilaf yaşamaya başladılar.Rebelianci w Syrii zaczynają walczyć sami ze sobą.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Kort därefter brände Lenins kamrater alla de återstående sedlarna.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Han bodde i USA under sommaren 1974 medan han var en student.
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.Därefter bosatte han sig på godset Hakunge som han ärvt från sin far.
Ölümünden bir müddet sonra kendisinin yaşadığına dair asılsız iddialar çıktı.Man har länge varit osäker på precis när han föddes.
Hacdan dönerken, Mısır'da bir müddet kalarak ders vermiş ve Kudüs'e da uğradı.Enligt legenden konverterade han till kristendomen och tillbringade även en tid i Jerusalem.
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.Med tiden förlorade fästningen sin militära betydelse.
MGM yetkililerine göre ise bir ay daha müddetleri bulunmaktaydı.Hennes tid hos MGM var därmed över för gott.
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.Hon fängslades då en tid med maken.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Йому слід дати трохи перепочити.
Kısa müddet sonra telsize bir arama gelir.Згодом вони отримують запрошення на телебачення.
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.Під час сплячки їжі не вживають.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Одного дня Джені приїжджає та зупиняється у Форреста.
Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti.Пізніше продовжив навчання на юридичному факультеті.
Bunun için iç kale kuşatmaya karşı uzunca bir müddet dayanabilirdi.Таким чином можна було довгий час тримати ворота суперника в облозі.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Město tak zůstalo po nějakou dobu zcela prázdné.
Uzun müddet dayanması (salamura) için bol tuzlanır.Aby věnoval člověk čas tomu, co trvá.
Kısa bir müddet sonra sorular ve benim cevaplarım aklıma geldi.Poté již následují samotné otázky a odpovědi.
Ama Emin'e kesin cevap verebilmek için bir müddet beklemesi bildirdi.Lee mezitím spěchá varovat Odpověď.
Bir müddet sonra yerel bir savcı, polislerle birlikte eve gelir.Po prohře s Koreou jedou úřadující mistři domů.
Tsvangirai ve 14 parti mensubu Lupen'deki ceza evinde bir müddet tutuklu kaldılar.Holubyho věznili spolu se 40 osobami v Hlohovci.
Eğer meydana gelecek olursa, kızarıklık ışınıma maruz kalındıktan sonra bir müddet ortaya çıkmayabilir.K zarudnutí, pokud se objeví, může dojít až po určitém čase po vystavení záření.
Bir müddet hapisten sonra öldürüldü.Později byl ve vězení zavražděn.
Yaptığı etkisiz muharebelerden sonra Macar Haçlı ordusu uzun müddet hiç etkisiz kaldı.Po dlouhé době bez jídla se jim konečně podařilo ulovit nějakou antilopu.
Sonny paraları kaybettiği için Tommy'ye kızgındır ve paraları bulması için Tommy'ye bir süre müddet verir.Sonny je na Tommyho naštvaný a snaží se z něj peníze a drogy nějakým způsobem vymámit.
Sonra bir müddet kaldığı Roma ve Napoli'ye gitti.Později pobýval několik let i v Římě a Berlíně.
Bir müddet sonra kadın şarkı söylerken yere düşse de şarkı devam eder.Některé ovšem po chvíli uhasí, jelikož musí zpívat.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.Dlouhou dobu působil v Miláně.
Kısa bir müddet sonra sorular ve benim cevaplarım aklıma geldi.Prin scurte întrebări și răspunsuri ....
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.A fost arestat pentru o perioadă.
Bir müddet babasıyla beraber yaşar.Un timp lucrează împreună cu tatăl său.
Avukatlık stajı ve bir müddet müşavir avukatlık yaptı.Devine avocat și practică temporar avocatura.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Se decide o pauză temporară.
Bu arada Rumeli Beylerbeyliği yapmış ve bundan sonra bir müddet devlet memurluğundan ayrılmıştır.Mihai alege o cale diplomatică și lasă, pentru moment, starea de lucruri existentă.
Bir müddet sonra Mustafa Topaloğlu firmadan ayrıldı.Cu mult mai înainte Pompei fugise în tabără.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Titulescu, el nu a șovăit nici o clipă.
Sonra bir müddet kaldığı Roma ve Napoli'ye gitti.Părăsește Roma și locuiește scurt timp la Neapole și Florența.
Teklif verildikten sonra sabahına kadar müddet verilir.Megígéri, reggelre kész lesz.
Memlûklu ordusu bu kaleyi uzun müddet kuşattı.Majláth serege azonban még aznap körbevette a várat.
Aradan bir müddet zaman geçer.Eltelik egy kis idő.
Anadolu ve Rumeli'de bir hayli müddet bulundu.Sokat utazott Ruméliába és Anatóliába.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.Sietve átrohan a szomszéd házhoz, hogy panaszkodjon.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Ezután egy darabig nem vágyott újabb kalandra.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Pihenésre kikapcsolódásra alkalmas.
Paşa bir müddet sonra emekli olmuş ve kısa bir süre sonra da vefat etmiştir.David Webster röviddel ezelőtt nyugdíjba vonult, nemsokára meghalt.
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.Szoptatás alatt nem tanácsos szedni.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.A környék hosszú időre elnéptelenedett.
“Karakeçili” aşireti bir müddet bu bölgeyi “yaylak” olarak kullanır.Ezt a jellemzést azon a szinten adhatjuk meg összetétellel, amilyen szinten „szétszedjük” az anyagokat.