İmam-ı Malik onu himayesine alıp, dokuz yıl müddetle hadis öğretti.Ему было разрешено служить там помощником проповедника, и служба эта продлилась девять месяцев.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Вскоре после этого Ленина и его товарищи сожгли все 500-рублевые купюры, остававшиеся в их распоряжении.
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.Позже, однако, дворец потерял своё значение.
Geri kalanlar ise bir müddet aşağı İdil boyunda yaşamışlardır.Восставшие вынуждены были отступить, однако в течение ещё долгого периода времени совершали вылазки.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Его армия была утомлена переходом и ей необходим был отдых.
Moskova'da bulunduğu müddette Häyhänen'den duyduğu memnuniyetsizliği üstlerine bildirdi.Неудивительно поэтому, что в числе вызванных в Москву для увещания оказался и он.
Kısa bir müddet sonra da Chicago ve New York'taki sinema salonlarında oynamıştır.После чего выступал в комедийных шоу в Чикаго и Нью-Йорке.
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.Лепешка эта через определенное время подсыхала.
Aile uzun müddet ziraatla meşgul olmuş ve aşiret halinde yaşamıştır.Все это время дом ветшал и приходил в аварийное состояние.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Деньги были израсходованы на лечение ребёнка менее чем за год.
Daha sonra bir müddet Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi için çalıştı.После этого был на советской и хозяйственной работе.
“Karakeçili” aşireti bir müddet bu bölgeyi “yaylak” olarak kullanır.Поэтому каждому моменту времени можно поставить в соответствие «своё» пространство.
Maliki bir müddet Hille'de yaşadı ve eğitim dairesinde çalıştı.Некоторое время аль-Малики жил в Аль Хилле, где он работал в департаменте образования.
Kısa müddet sonra telsize bir arama gelir.Вскоре после этого Норму зовут к телефону.
Her nasılsa, bir kez işitme sinyali verildiğinde var olan yankı için farklı müddetler önerilmiştir.И все же, хотя эти сигналы будут слышимы лишь мгновение, это разные сигналы.
Ali, 4 yıl 9 ay süren hilâfet'i müddetinde peygamberin sünnetine uydu.При императоре Ящик прослужил 9 месяцев.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Однажды Дженни приезжает и останавливается у Форреста.
Anadolu ve Rumeli'de bir hayli müddet bulundu.Много ездил по Румелии и Анатолии.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.تعود جيني لزيارة فورست وتبقى معه.
İstanbul'a döndüğünde bir müddet reklam yazarlığı yaptı.وعندما عادت لإسطنبول عملت في مجال تأليف العروض الترويجية لفترة من الوقت.
Bir müddet sonra ise Beyoğluspor ile anlaştı.بمرور الوقت وافقوا على مضض.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.وبعد ذلك بقليل، قام معاونو لينين بحرق كل العملات من فئة 500 روبل المُتبقية في حوزتهم.
Bir müddet sonra kuşatma kaldırıldı ve Osmanlı kuvvetleri İstanbul'a döndü.لكن فيما بعد ألغيت كلتا الرحلتين وأعيد الحريري إلى الرياض.
Uzun müddet dayanması (salamura) için bol tuzlanır.وشرعًا: أن يصيب البلل خفًا مخصوصًا في زمن مخصوص.
Kafamdaki şeyler yeniden yapılandı ve bir müddet sonra çekimlere başladık.أوضاعي الصحية كانت في تدهور، وأخيراً أطلقوني.
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.بدأت، بعد ذلك، العلاقات الـسعودية ـ الكويتية بالتحسن.
Bunun müddeti de, 6 ay, 10 günde tamamlandı.و لذلك فإذا افترضنا أن المشروع يمكن إكماله في عشر سنوات.
Fakat bir müddet sonra affedilmiş ve Konya eyalet valisi görevi verilmiştir.وقبل إتمامه، اضطروا للتخلي عنه بأمر من الملك.
Avukatlık stajı ve bir müddet müşavir avukatlık yaptı.مارس العمل بالمحاماة وما يزال إلى الوقت الحالي صاحب مكتب خاص.
Üstelik bu maaşı bütün hayatı müddetince alabileceği de kendisine vadedilmişti.واضطرت إلى قبول هذه الأموال للحصول على عمل بقية حياتها.
Burada Bin Kasım bir müddet ordugah kurup kaldı.خيم الآلاف في الموقع ليوم آخر .
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.Logo depois, os associados de Lenin queimaram todas as notas de 500 rublos que estavam em sua posse.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Ele viveu nos Estados Unidos no verão de 1974 como estudante universitário.
Uzun bir müddet aşağı şehirli koyun ciğeri alamamış.Desde então, não pode sobreviver muito tempo fora do estômago de Mele.
"Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım".Quando eu chegar ao Paraíso serei branca como a neve".
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.As pipas foram bem sucedidos por um tempo.
O da bu teklifi kabul etti ve bir müddet burada görev yaptı.Ela se candidatou a um emprego e tem trabalhado lá desde então.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.O local permaneceu abandonado por um longo período.
Bir müddet "Kim" dergisini çıkarttı.«Era uma vez...». site da revista Quem.
Bu müddet geçince Hristiyanların Yahudilere hiçbir borcu olmadığı kabul edilecekti.Entretanto, naquela época, as pessoas da Judeia não aceitaram as pregações de Cristo.
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.É desaconselhada a sua utilização durante a fase de amamentação.
İnsanlara göründüğünde kendini tanıtmadığı müddetçe kimse onun gerçek kimliğini bilemez.Se você não consegue ver o porquê, ninguém poderá dizê-lo a você.
Fakat bu başlangıç yeterli olmadı ve kurum kısa bir müddet sonra resmen kapandı.Mas esse período de liberdade não durou muito e logo o suporte oficial cessou.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Jenny komt op een dag terug en ze verblijft enige tijd bij Forrest.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.In de islam kennen de gelovigen ook een hel, het Djahannam, (Arabisch: جهنم).
Bir müddet sonra Clara'nın dört haftalık hamile olduğu ortaya çıkar.Zo is er het feit dat Laura al vier weken zwanger was.
MGM yetkililerine göre ise bir ay daha müddetleri bulunmaktaydı.Volgens de NMBS konden de problemen nog maanden aanhouden.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Na zijn arrestatie bekende hij vier moorden en werd aan drie ervan bewezen schuldig bevonden.
Bir müddet sonra kâğıt para kullanımından vazgeçildi.Hierna was het papier gereed voor gebruik.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.Kort daarna komt de politie, gealarmeerd door de buren.
Kafamdaki şeyler yeniden yapılandı ve bir müddet sonra çekimlere başladık."Het maken van woorden ontwaakte in ons, en we begonnen hen te maken...
Vefatına kadar kırk yılı aşkın bir müddetle bu görevi yürütmüştür.Vanaf eind jaren veertig tot aan zijn overlijden werkte Vermeulen aan dit vervolg.
Konya'ya yerleştikten kısa bir müddet sonra vefat etti.Kort nadat hij naar Den Haag was gebracht stierf hij.
1903 ve 1907 yıllarında bir müddet Paris'te bulundu.Tussen 1906 en 1907 verbleef hij in Parijs.
Fakat kısa bir müddet sonra affedildi ve Girit valiliğine atandı.Zo sloeg hij na een ontsnapping alles kort en klein.
Bir müddet hapisten sonra öldürüldü.In de gevangenis werd hij vermoord.
Hizmet gördükleri müddetçe ulûfe alırlardı.Ze werden alleen betaald als ze dienst deden.
Validesi de oğlunun devlet işinden elini çektiği müddetce haremine karışmıyordu.Evenmin is duidelijk of hij nog leefde in de tijd dat zijn zoon het bestuur over Egypte had.
Bir müddet sonra savaşırken ölümcül bir şekilde yaralandı ve yakalandı.Na de wedstrijd werd hij aangevallen en dodelijk verwond.
Uzun müddet dayanması (salamura) için bol tuzlanır.Indien hun staart te lang wordt.